KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/346
- Karar No
- 2024/973
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.513 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/346 Esas
KARAR NO:2024/973
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 09.11.2018
KARAR TARİHİ: 19.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- sınırları dahilinde park halinde olan müvekkili ----plaka numaralı aracın sol arka kapısına---- sevk ve idaresindeki----plaka numaralı araçla geri manevra yapılırken çarpıldığını, tazminat tutarının müvekkilinin ----- kasko poliçesi tarafından %100 rücu oranı ile tam kusurlu aracın ----- rücu edildiğini, ----- istenebilecek olan eksper rapor bilgilerinde de açıkça görüleceği üzere müvekkilinin ---- model otomatik----- sol arka kapısı değiştirilmiş olup işçilik olarak toplam 297 TL, parça olarak toplam 2.468,30 TL masraf hesaplandığını, araçta değer kaybı oluştuğunu,
aracın değeri de göz önüne alındığında kaza neticesinde sol arka kapısı değişmiş bir araç için 997,00 TL tutarında bir değer kaybı meydana geldiği tespitinin kabul edilmesi mümkün olmayıp bu durum hakkaniyetle de bağdaşmadığını beyan ile,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, sunulan ekspertiz raporunda belirtilen değişen parçalar sonucu araç üzerinde oluşan değer kaybının -------- ışığında tespiti için konunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınmasını, bilirkişi raporu sonucu tam olarak belirlenebilecek olan belirsiz bakiye alacağının şu aşamada 100,00 TL'sini, dava tarihinden itibaren bakiye alacağa uygulanacak reeskont faizini, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- plakalı araç ile ----plakalı aracın karıştığı kaza neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ---- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından -------- sigortalı olduğunu,----plaka sayılı araç da meydana gelen değer kaybı nedeniyle eksper raporu alındığını ve rapor doğrultusunda ----- ödeme yapıldığını, araçta meydana gelen değer kaybı ödendiği için müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını, davacı tarafından hasara ilişkin sunulan fatura ve eksper raporu gerçek zararı yansıtmadığını değer kaybı bedeli talebinin reddi gerektiğini,
sözleşmeye konu poliçenin başlangıç tarihinin---- tarihinde yürürlüğe giren ------ sonra olması nedeniyle -------- hesaplama yapılması gerektiğini beyan ile, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini müvekkilim adına arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı karşı taraf aracının trafik sigortacısından tazmini davasıdır.
Dosyanın safahatı incelendiğinde, davanın mahkememiz----Esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkememiz ---- sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça dosyanın istinaf edilmesi üzerinde dosyanın ----gönderildiği ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ------1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,..." şeklinde karar verildiği,
kaldırma kararı sonrasında mahkememizin --- sayılı dosyasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, istinaf kararı sonrası 05.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.07.2024 tarihli ek raporunda özetle,
"Kusur yönünden (Kök Rapordan): Dava konusu (---- plaka sayılı ------ markaltip, ------- model) park halindeki aracın olayın oluşumunda etkenliği bulunmadığı, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü (----plaka sayılı araç sürücüsü) dava dışı ------ %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette mahkemede olduğu), Değer kaybı yönünden:---------- tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, ----plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu,
hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında.
Dava konusu-------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı hasar kaydının bulunduğu hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, -------hasar kaydı oluşturduğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları doğrultusunda değerlendirilmiştir) --------- KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı,
destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin ------ düzenleme yapma yetkisi verilen" hükmün ------ tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; ---------değerlendirmede.
Dava konusu ----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle"; serbest piyasa koşullarında 2.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında.
(2.000,00 TL Değer Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 2.000,00 TL olabileceği, davalı sigorta şirketince 07/11/2018 tarihinde davacı vekili --------adına 997,00 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, mahkeme tarafından “997,00 TL” ödemenin kabulü halinde, değer kaybı için kalan tutarın (2.000,00 TL (Reel Değer kaybı) - 997,00 TL (Değer kaybı için ödendiği belirtilen) -) 1.003,00 TL hesaplanmış ise de delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamının mahkemede olduğu," yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilinin 09.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.003,00-TL'ye arttırdığını,
buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ---- tarihinde, saat 16:30 sıralarında davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ---- yönetimindeki ---- plaka sayılı araç ile -----geri manevra yaptığı sırada park halinde bulunan davacının maliki olduğu dava konusu---- sayılı aracın sol arka kapı kısımlarına çarpması sonucu, maddi hasar ile sonuçlanan dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.Dava konusu kazanın meydana gelmesinde.
Dava konusu park halindeki ---- plaka sayılı otomobilin park halinde bulunduğu sırada geri manevra yaparak gelip çarpan araç nedeniyle alabileceği herhangi bir önlemi bulunmadığından kusursuzdur.
Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ----- plaka sayılı araç ile mahal şartlarını, yol özelliklerini, mevcut park halindeki araçları ve görüş alanını dikkate almadan kontrolsüz şekilde geri manevra yaptığı,park halindeki dava konusu araca tedbirsizce çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d ( Karayolundan faydalananlar, trafık güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar), Ve 8Aİj (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla,
dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %100 oranında kusurludur.Dava konusu ----- model araçta oluşan değer kaybı 2.000,00 TL olarak hesaplanmış, davalı sigorta şirketince ---- tarihinde davacı vekili ------- ödeme yapıldığınından değer kaybı için kalan tutarın (2.000,00 TL (Reel Değer kaybı) - 997,00 TL (Değer kaybı için ödendiği belirtilen) -) 1.003,00 TL hesaplanmış ise de davalı taraf ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı defini ileri sürmüştür.6100 sayılı Kanunun 107. maddesinin 1. fıkrasına göre,
“Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir”.6100 sayılı Kanunun 107. maddenin 2. fıkrasında, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği hüküm altına alınmış,
madde gerekçesinde de "karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin bilirkişi ya da keşif incelemesi sonucu)" belirlenebilme hali açıklanmıştır.
Ancak ------- hale gelen emsal kararlarında dava dilekçesininde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olması veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekir. ------ Sayılı ilamında bu husus "alacağın belirsiz olduğunun dava dilekçesinde açıklanması bu noktada önemsizdir. Zira alacak belirsiz ise alacaklının kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma hakkı vardır.
Dava dilekçesinde "belirsiz alacak davası" açıldığı yazılı değilse veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine dayanılmamışsa, dava konusu miktarların 50-100-1000 TL gibi gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilmelidir. Sonradan alacaklı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak nitelemesi sonuca etkili değildir." şeklinde ifade edilmiş olup------sayılı kararında aynı görüştedir.
Nitekim ----------sayılı ilamı da bu yöndedir.Bu genel açıklamalar ışığında bakıldığında; davacı vekili dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine de dayanmadığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, nitekim 09/09/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesinin sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle dava dilekçesinde talep edilen kısım yönünden davanın kabulüne, ıslah edilen kısım yönünden ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/346, K. 2024/973, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama