KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/489
- Karar No
- 2024/26
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/489 Esas
KARAR NO
2024/26 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 10/07/2023
KARAR TARİHİ:17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu şirket ---- tarihinde ---- tarafından re'sen terkin edildiği, şirket yetkisi ------ait olduğu, şirket üzerinde kayıtlı motorlu araçlar olduğu ve bu motorlu araçların ilgili şirketin mevcut borçlarının kapatılabilmesi için satışının gerçekleştirilmesi gerekliliği doğduğu, ilgili şirket üzerine kayıtlı bulunan motorlu araçlar, ------ otomobil olarak mevcut olduğu, yine ilgili şirketin devlete karşı olan ------------ borçlarının ödenerek, şirketin borçlarının kapatılabilmesi için ilgili şirket üzerinde kayıtlı ve yukarıda belirtilmiş olan motorlu araçların satışının yapılması amaçlandığı,
şirkete kayıtlı motorlu araçların satışı için öncelikle şirketin aktif hale getirilerek canlandırması ihtiyacı doğduğu, dolayısıyla TTK'da yer alan ilgili kanun maddesi gereğince şirketin ihyası talebinde bulunma hakkı hasıl olduğundan bahisle ----- re'sen terkin edilmiş olan -----kişiliğinin aktif hale getirilerek ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde; ------TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M.
34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, müvekkili ----- resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili -------söz konusu şirkete,
belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğini, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceğini ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkil ----- dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını,
resen terkin sürecinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi ve “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında, ------ kayıtlı şirketler bakımından belirli kriterlerin varlığı halinde uygulanan bir süreç olduğunu, yukarıda da belirtilen gerekçelere dayanılarak bu kapsamda tesis edilmiş olan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilinin, “yargılama giderleri”nden sorumlu tutulamayacağını,
müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmemesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre -------- ihyası istemine ilişkindir.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.-----gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin ------kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket ---- olduğu, ------- ilanına göre resen terkinine karar verildiği tespit verilmiştir.
Davalı ---- yasal hasım olması dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve davacının Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın şirketin terkin edilmesinden önceki tarihe ait olması karşısında tasfiye memurunun dava ve icra takibinin varlığından haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini usul ve yasaya aykırı olarak yaptığı, davacı tarafın ihya davası açmasına sebebiyet verdiği gözönünde tutularak davalı ------ yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı tasfiye memurları sorumlu tutulmuştur.
Davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir.
Buna göre tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memuru HMK'nun 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Somut olayda; dosya içerisinde ki------- kayıtlarının incelenmesi sonucu dava dışı ------ tarafından dava dışı şirket tarafından verilen 2 aylık süre içerisinde münfesih olması sebeplerinin ortadan kaldırılmadığı gerekçesi ile TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca resen terkin edilmiş ve verilen karar ------ usulüne uygun olarak ilan edildiği tespit edilmiştir.
Ancak dava dışı şirket üzerine kayıtlı ------ satışı ve satış sonucu işlemler ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyası gerektiğinden ve ilgili araçlar ile ilgili işlem yapmak üzere de tasfiye memuru atanması gerektiğinden -----kayıtlarına göre yetkilisi -------- tasfiye memuru olarak tayin edilerek aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/489, K. 2024/26, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama