KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/50
- Karar No
- 2024/994
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/50 Esas
KARAR NO: 2024/994
DAVA
Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/12/2021
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan, ----- adına kayıtlı, sürücü ----sevk ve idaresindeki ----tarihinde kusurlu olarak, müvekkili şirketin sigortalısı ve ---- plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı şirkete sigortalı ----- plakalı araçta toplam 34.799,96 Euro tutarında hasar meydana gelmiş olup aracın bütün onarım masraflarının kasko sigorta poliçesini düzenleyen müvekkili şirket tarafından yapıldığını, araca ait hasar fotoğrafları, ekspertiz raporu, fiyat listesi, ödeme dekontları delil listemiz ekinde sunulduğunu,
meydana gelen kaza sonrası kusur oranına göre zararın ödenmesi amacıyla -----düzenleyen---- müracaat edilmiş ve belirtilen şirket tarafından ------ davacıya ödendiğini, davacının bakiye ----- zararı mevcut olup, Trafik sigorta poliçesi teminatının üzerinde kalan bu zarar miktarından, kazaya sebebiyet veren aracın ----- poliçesini düzenleyen ------- diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, açıklanan sebeplerle müvekkil şirkete sigortalı araçta meydana gelen zararın tahsili amacıyla huzurdaki davanın açıldığı,
fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 13.127,46 Euro araç hasar bedelinin ----- müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan -------- Poliçe teminatı İimiti ile sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı ------- vekili tarafından mahkememize gönderilen cevap dilekçesinde özetle; hasar bedelinin kaza tarihine göre ve memleket parası üzerinden belirlenmesi gerekirken aksi yönde hükmedilen bedelin hatalı olduğunu, izah edilen sebeplerden dolayı davacının hasar bedelini müvekkil şirketten Euro üzerinden talep etmesi ve onarım bedelinin yabancı ülke şartlarına göre hesaplanması gerektiğinin hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından sunulan raporda yapılan tespitlerin ne şekilde yapıldığı anlaşılır olmayıp hesaplamaya esas alınan onarım bedeli tutarının somut verilere dayanmadığı ve denetlenebilir olmadığı,
her halükarda eksper ataması eksper atama ve takip sistemi üzerinde yapılması gerektiği, davacı, hasar bedeli tespiti bakımından müvekkil şirket tarafından eksper atanmış olmasına rağmen ekspertiz raporu aldırdığı, dolayısıyla davacı, Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliğinin 7. Maddesi kapsamında eksper görevlendirdiği,
bu durumda eksper ücretinin davacıya ait olacağı, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediğini, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, her durumda hasar bedelinin Genel Şartlar ekinde yer alan hususlar çerçevesinde belirlenmesini, her durumda kusur oranlarının tespit edilmesi amacıyla uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini, başvuran tarafından sunulan ekspertiz raporunun hükme esas alınmamasına,
her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak davalı şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı -------- vekili tarafından mahkememize gönderilen cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davacının dava dilekçesine sunmuş olduğu araç tamirine ilişkin fatura ve euro cinsinden yapılan değerlendirmeleri kabul etmediği, davacının hasar iddiası yönünden bilirkişi incelemesinin yapılarak,
kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar meydana gelmiş ise bedelin türk parası cinsinden belirlenmesi gerektiği, huzurdaki davada davalı şirkete atfedilecek bir kusur söz konusu olmadığı, dava konusu olaya ilişkin kusur ve sorumluluğun müvekkil şirkete atfedilmesi hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğundan huzurdaki davanın öncelikle davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeni reddine ,
aksi kanaat hasıl olursa da davanın esasına yönelik beyanlarımızın kabulü ile davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğine dair karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı --- usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası ile sigortalı ---- ile davalı ----sevk idaresindeki davalı ---- adına kayıtlı ve diğer davalı---- plakalı araç arasında 08/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ---- yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği bedeli davalılardan rücu istemine dayalı tazminat davasıdır.
Dosyanın safahatı incelendiğinde, davanın mahkememiz ---- Esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkememizce ---- sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafından kararın istinaf edilmesi üzerinde dosyanın ---- gönderildiği ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda -------tarihli ilamı ile; "...1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine,,..." şeklinde karar verildiği,
kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ---- dosyasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ilgili vergi dairesinden davalı ----- düzenlenen kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirilip bildirilmediği,
bildirilmiş ise ne zaman bildirildiği ayrıca damga pulu vergisinin yatırılıp yatırılmadığı bilgisi, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi heyet raporu ve ---- alınarak dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 29.03.2024 tarihli raporunda özetle, " Dosya içeriğine sunulmuş bulunan trafik kazası tespit tutanağı ve olay yeri fotoğraflarının incelenmesi neticesinde, dava konusu ---- plakalı araç üzerinde meydana gelen hasara ilişkin yapılan değerlendirmede, olayın tamamen hava şartları neticesinde herbir sürücünün kullandığı araçların teknik özelliklerini, hava yol, şartlarını dikkate almadan araçların direksiyon hakimiyetlerini kaybetmeleri sonucu, her iki aracın kendi içerisinde kazaya sebep oldukları, meydana gelen kaza olayında---- araçta oluşan hasarın ---- plakalı aracın sürücüsünün atfı kabil kusuru bulunmadığı,
değerlendirmesi yapıldığı,------- kararında. “Yabancı plakalı araçtaki onarım aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmış veya yapılması zorunlu ise zararı o ülkedeki giderlere göre belirlemek gerekir... Davacının yenilenecek parça değerlerine ilişkin zararlarının ----- göre belirlenmesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak tamirin de ---- yapılacağı zorunluluğu itibariyle işçilik giderlerinin ---- göre belirlenmesi isabetli değildir” şeklinde hüküm gereği, ------ ekspertiz tarafından düzenlenmiş 09.09.2014 tarihli ekspertiz raporunda, farklı fiyat gruplarında ayrı ayrı listelenmiş olan işçilik ücretleri ve parça fiyatlarının kaza ve ekspertiz tarihi itibariyle ------ rayiçlerine uygun olduğunun kabulü değerlendirildiği,
fotoğrafların incelenmesi ile hasar bedelinin 34.799,96 € olacağı, dava konusu kazanın 08.10.2019 tarihi olması nedeniyle,-----döviz kurlarında 1 Euro- 6,4108 TL tutarı göz önüne alınarak 34.799,96 € x 6,4108 TL = 223.095,60 TL olarak hasar tutarı olduğu, Davacı ----- davalılar olan ----- rücu etme hakkının olmadığı," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. ------ tarihli adli tıp raporunda özetle, "Davalı sürücü-----dava konusu aracın maddi zararı üzerinde kusursuz olduğu,
sürücü ----- dava konusu aracın maddi zararı üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası ile sigortalı---- plakalı araç ile davalı ---- sevk idaresindeki davalı----adına kayıtlı ve diğer davalı ---- tarafından sigortalanmış ---- plakalı araç arasında---- meydana gelen trafik kazasında, taraf sürücülerin kusur oranları, ----- plakalı araçta hasar meydana gelip gelmediği,
meydana gelmiş ise miktarının tespiti, dava konusu zararın davalılardan rücu şartlarının olup olmadığı ile varsa miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Öncelikle davalılardan ----- husumet itirazı değerlendirildiğinde; davalı ----- plakalı aracı kaza tarihinde uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı ---- kiraladığını ileri sürmüş, vergi dairesinden kira sözleşmesinin damga pulu vergisinin yatırılıp yatırılmadığı sorulmuş, cevabi yazıda yatırıldığı bildirilmiş olup, ---- plakalı aracın uzun dönem kira sözleşmesi ile davalı tarafından kazaya karışan aracın dava dışı ---- verildiğinin anlaşıldığı,
kiralama nedeni ile davalı şirketin araç üzerinde fiili hakimiyeti kalmadığı, ondan yararlanan kişinin zarardan sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle davalı şirketinin işleten sıfatı olmaması nedeni ile pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.Alınan birbiri ile uyumlu, dosya kapsamındaki delillerin tamamının değerlendirildiği bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere;
davalı sürücü ------- sevk ve idaresindeki otomobil ile havanın yoğun yağışlı olduğu otoyol seyir halindeyken kendi sevk ve idare hatasıyla yapmış olduğu ilk kaza ile yolun sağında emniyet şeridinde kazalı olarak durmakta olduğu sırada, aynı istikamette gerisinden gelen diğer sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybedip aracı ile üzerine gelerek çarpmasına maruz kaldığı ikinci kazanın oluşumuna etkisi olmadığı anlaşıldığından dava konusu--------yabancı plakalı otomobildeki maddi hasarda atfı kabil kusuru bulunmadığı,
sürücü ----sevk ve idaresindeki otomobil ile havanın yoğun yağışlı olduğu yerleşim yeri dışı, otoyol seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut yol, hava ve zemin durumlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği,
seyrini kaplama üzerinde sürdürmeyip sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek spin atması nedeniyle savrularak yolun sağında kaza yapmış halde durmakta olan aracın arka cam kısımlarına çarptığı kazada %100 kusurlu olduğu anlaşıldığından diğer davalılara yönelik açılan davanın esastan reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/50, K. 2024/994, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama