KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/610
- Karar No
- 2025/260
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.802 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/610 Esas
KARAR NO:2025/260
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkide kesilen faturalardan kaynaklanan 188.022,21 TL kur farkı bedeli alacakları için -------- sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini, açıkladıkları sebeplerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, davalı borçlunun ---------- kablosu temin edebilmek için müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini, müvekkili şirket tarafından sipariş edilen faturaların konusu malları süresi içerisinde teslim ettiğini, siparişlere ilişkin faturaların kesildiğini, söz konusu kesilen faturaların üzerinde ödemelerin döviz olarak yapılacağı,
Türk Lirası olarak yapılması halinde ödeme günündeki --------satış kurunun esas alınacağının ifade edildiğini, davalı tarafın kesilen faturalara herhangi bir itiraz etmeyerek kabul etmiş durumda olduğunu, davalı adına kesilen faturalarda görüleceği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki döviz üzerinden yürütüldüğünü, faturaların mali mevzuat gereği USD karşılığı belirtildikten sonra TL olarak kesildiğini, ancak faturalarda alacağın döviz cinsi ve vade tarihinin açıkça gösterildiğini,
bu nedenle -----emsal kararlarınca da ticari ilişkinin döviz bazında yapıldığı ve kur farkı talebinde bulunabileceğinin ortada olduğunu,-------- kararlarınca müvekkilinin kur farkı talep etmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalarının kabulü gerektiğini, davalının müvekkilinin cari hesap ve faturalardan doğan kur farkı alacağının ödenmesi talebini karşılamadığını, dosyaya sunulan taraflar arasındaki kur farkının ödenmesine ilişkin maillerden anlaşılacağı üzere davalı tarafın “mutabıkız” diyerek çeklerden doğan kur farkını ödeyeceğini taahhüt ettiğini,
müvekkilinin kur farkından dolayı ------numaralı kur farkı faturasını düzenlediğini,ancak davalı tarafından bu faturanın iade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın aslının davalıya iade ettiğini, müvekkilinin kur farkı sebebi ile 188.022,21TL. alacaklı konumda olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle davalı borçlunun ------dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının 620 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ve ücreti davalıya vekaleti ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dilekçesindeki iddiaların hukuki mesnetten yoksun olduğunu;,taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi bir ticari teamül de söz konusu olmadığını, davacı taraf ticari ilişkiye tek taraflı kurallar koymak ve uygulamak, tanzim ettiği faturaları sözleşme haline getirmek cihetine gitmek istediğini, VUK.
230 madde hükmü faturanın şeklini ve içeriğini açılça düzenlediğini, kur farkı, vade farkı gibi ilave alacak hakları yaratacak nitelikteki ifadelerin faturanın unsurları olmadığı ve bu hususları içeren faturalara itiraz edilmemiş olmasının bu alacakları kabul anlamına gelmeyeceğinin Yargıtay İçtihatları Kararı ile sabit olduğunu, bu sebeple davacı tarafça tanzim edilen faturalar üzerinde bulunan ve yasal düzenlemeye aykırı kayıtların müvekkili tarafından bağlayıcı olmadığını, borçların Türk Lirası ile ödenmesinin esas olduğunu,
müvekkili şirket tarafından davacı yana muhtelif çekler keşide edilmek sureti ile ödemelerin gerçekleştirildiğini ve borcun ifa edilerek sona erdirildiğini, bu noktada çekin borçlanma aracı değil, ödeme aracı olduğunu, davacı tarafın müvekkili tarafından gerçekleştirilen çek ödemelerini kabul etmiş ve çekleri teslim alarak alacağını tahsil ettiğini, ticari hayat içerisinde tacirlerin ödemelerini çeklerle gerçekleştirdikleri nazara alındığında davacının müvekkilinden aldığı çekleri cirolamak suretiyle kullanabileceğinin aşikar olduğunu, buna rağmen davacı taraf takibe konu kur farkı faturasını tanzim ederek müvekkilinden talepte bulunduğunu,
belirtilen nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, alacağın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kur farkı faturasına dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki yabancı para cinsi üzerinden ödeme ve ticaret yapılması hususunda anlaşma olduğunu ve ticari ilişkinin bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalı tarafından vade tarihinde faturanın güncel kur üzerinden ödenmemesi sebebiyle davalıya kur farkı faturasının gönderildiğini, davalının kur farkı faturasını kabul etmediğini, kur farkı fatura alacağı için icra takibine geçildiğini,
davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,
-------sayılı İcra Dosyası -------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, -----kayıtları celp edilmiş, --------- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, -------- tarihli bilirkişi raporu alınmış, 20.11.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.------- Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ------- tarihli raporunda özetle, "...Raporun IV/A Bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere.
Davalı Şirketin Davacı Şirketten 9.951.17 TL tutarında alacaklı bulunduğu, Raporun IV/B-1.
Bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere USD cinsinden yapılan cari hesap kayıtlarına göre Davacı Şirketin Davalı Şirketten 4.026.23 USD tutarında alacaklı bulunduğu, Yabancı para üzerinden düzenlenen faturalara ilişkin muhasebe kayıt düzeninde; “fatura ödemesinin faturada belirtilen döviz cinsinden yapılabileceği gibi taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak ödeme günündeki anlaşılan kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak da yapılabileceği”, Ancak taraflar arasında dava konusu edilen ve USD karşılığı yazılan faturaların;
“ödeme gününde anlaşılan kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak ödeneceği” konusunda yapılan ve dosyaya ibraz edilen herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Dava konusu edilen faturalarda yer alan açıklamalar ile taraflar arasında kur farkı ödenmesi konusundaki yazışmalara ilişkin hukuki değerlendirmelerin Mahkemeye ait bulunduğu, Davacı Şirkete ait muhasebe kayıtlarında; dava konusu edilen faturalar ile bu faturalar karşılığında yapılan tahsilat tutarlarının USD cinsinden tutarlarının kayıtlara intikal ettirildiği, dolayısı ile kur farkı hesaplanmasına gerek bulunmadığı,
Davacı Şirkete ait muhasebe kayıtlarına göre Davacı Şirketin Davalı Şirketten 4.026.23 USD tutarında alacağının bulunduğu ancak raporun IV/B-3.
Bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere dava konusu edilen faturaların USD cinsinden hesaplanmasında --------- alış kurunun esas alınması gerektiği, bu açıklama kapsamında Davacı Şirketin Davalı Şirketten (120.741.75-119.747.70)= 994.05 USD tutarında alacağının bulunduğu, Ancak taraflar arasında dava konusu edilen ve USD karşılığı yazılan faturaların; “ödeme gününde anlaşılan kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak ödeneceği” konusunda yapılan ve dosyaya ibraz edilen herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Dava konusu edilen faturalara kur farkı uygulanıp-uygulanmayacağına ilişkin Takdir Yetkisi Mahkemeye ait olmak üzere.
28.04.2023 tarihi itibariyle -------- alış kuruna göre Davacı Şirketin Davalı Şirketten (994.05 x 19.4268)= 19.311.20 TL tutarında kur farkı alacağının bulunduğu sonucuna varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 20.11.2024 tarihli raporunda özetle, "...Dava dosyası içerisinde davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki ile ilgili yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş faturaların USD cinsinden tanzim edildiği, faturalarda TL. karşılıklarının ve kur bilgisinin yer aldığı buna göre faturaların VUK na uygun olarak tanzim edildiğinin görüldüğü,
davacı tarafından tanzim edilmiş faturaların davalı tarafından ticari defterlerine kayıtlı olduğunun bilirkişi raporunda yer aldığı, dava dosyasında mevcut mail yazışmalarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden olduğu, kur farkları ile ilgili olarak davacı firma muhasebe sorumluları tarafından davalı firmanın muhasebe sorumlularına kur farkı doğacağının bilgisinin verilerek mutabakat talep edildiği, kur farkları ile ilgili olarak bilgilerin mail olarak gönderildiği, faturalar ve kur farkı ile ilgili döviz cinsinden ödemelerin talep edildiği,
gönderilecek mallarla ilgili yapılan yazışmalarda da birim fiyatların döviz cinsinden yer aldığı ,bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden olup, olmadığının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Sayın Mahkemeniz taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden olduğu,
davalı tarafından TL. çeklerle yapılan ödemelerde çeklerin ödeme tarihlerinden USD kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, buna göre kur farkından kaynaklı alacağın talep edilebileceğinin kabulü halinde yukarıdaki bölümlerde detaylı olarak arz edilen davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş USD cinsinden faturalarla ilgili olarak davalı tarafça TL. çeklerle yapılan ödemelerde çeklerin tahsil tarihindeki -------döviz alış kuru üzerinden yapılan hesaplamalara göre davacının toplam alacağının 5.101,17USD * 3.893,94 USD olmak üzere toplam olarak 8.995,11 USD olduğu,
28.04.2023 fatura tarihinde geçerli olan ------- Alış kuru 19,41030 üzerinden 174.597,78 TL olduğu, Dava konusu alacağı oluşturan davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş dava konusu alacağı oluşturan kur farkı faturasının içerisinde cari hesaptaki kur farklarından kaynaklı 4.026,19USD'nin de yer aldığı, ancak bu tutarın davacı kayıtlarında ayrı bir-------kodlu cari hesapta da yer aldığından mükerrer olduğu, dolayısı ile davacı kayıtlarında ----- cari hesapta da yer alan 4.026,19USD alacak bakiyenin iptal edilmesi gerektiği hususlarını..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı ile bu ilişki kapsamında davacının satışını yaptığı malları davalıya teslim ettiği ve buna karşılık davalının da davacıya ödeme yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kur farkı alacağı talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Bir ticari ilişkide vade farkı, kur farkı vb.isim adı altında karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için sözleşmede bunlara ilişkin hüküm bulunması, sözleşmede vade farkı veya kur farkının ödeneceği konusunda bir kayıt olmamasına rağmen bunların ödeneceğine dair ticari teamülün olması halinde vade farkı veya kur farkı talebinde bulunulması mümkündür. ----Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde;
taraflara arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu gereğince taraflar arasında ödemelerin yabancı para cinsi üzerinden yapılması yönünde teamülün bulunduğu, bu kapsamda taraflara arasında daha önce birden fazla alışverişin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davalının dava konusu çekleri TL üzerinden düzenlediği ve davacıya teslim ettiği, davacı tarafından da çeklerin TL olarak tahsil edildiği görülmektedir.
Çekin hem TL hem de döviz cinsinden düzenlenmesi mümkün olup davacı tarafından, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla davacının çekle yapılan ödemelere ilişkin kur farkı talebinde bulunması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmişTİR.-----İtirazın iptali davalarında davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı/alacaklının takip yapmakta haksız ve alacaklının kötüniyetli olması şarttır.--------Eldeki dava yönünden davalı/borçlu tarafından davacı/alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği anlaşıldığından, davalı/borçlunun şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/610, K. 2025/260, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama