KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/728
- Karar No
- 2023/880
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/728 Esas
KARAR NO:2023/880
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13.10.2023
KARAR TARİHİ:08.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ------ sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile davalı ------ tarafından müvekkili şirket ----- aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesiyle birlikte müvekkil şirket aleyhinde haciz işlemleri ile birlikte alacak tahsil edilmek istense de alacaklı vekilinin 04.01.2021 tarihinde dosyadan feragat etmesi ile birlikte----- tarihinde kapatıldığını,
-------- sayılı dosyası her ne kadar feragat nedeniyle kapatılmış olsa da müvekkilinin borçlu olmaması nedeniyle menfi tespit davasının açılmasında hukuki yarar mevcut olduğunu ve menfi tespit davasının açılması zorunlu hale geldiğini, İcra Hukuk Mahkemesi;
karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonra araya ciro atılarak çekte alacaklı gösterilmesinin icra takibini kesinleştirici etkisini ortadan kaldırmadığını, takibin kesinleşmediği hususunun ancak Hukuk Mahkemelerinde alınacak bu yönde bir hüküm ile ortaya konulabileceğini belirttiğini, yargılamanın yenilenmesi ve müvekkili aleyhinde verilen ceza infazının durdurulması talebinin Hukuk Mahkemelerinde verilen bir karar olmadığı için reddedildiğini, aynı şekilde ----------- sayılı dosyası ile açmış olduğunu, takibin iptali dosyasının da yargılama sürecinden geçmesi gerekliliğini,
araya ciro atılması hususunun icra hukuk mahkemesinde görülemeyeceği gerekçe gösterilerek reddedildiğini, menfi tespit davası açılmasında mevcut hukuki yarardan bir tanesinin de ------- sayılı dosyası ile verilen cezalandırılma hükmünün müvekkili şirket yetkilisi açısından mükerrerlik teşkil ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığını,------ sayılı dosya alacaklısı ------- sayılı dosyasında yapılan yargılama takibe dayanak çekte araya ciro attığını ikrar ettiğini, ------- hakkınd beraat kararı verildiğini, beraat kararının gerekçesinin;
senet üzerindeki takip hukukuna ilişkin çekişmenin hukuki ihtilafa ilişkin olduğunu, Hukuk Mahkemeleri nezdinde çıkarılacak uyuşmazlıkların konusunu oluşturabileceği ceza yargılaması açısından mahkumiyet kararı verilemeyeceği kanaati şeklinde olduğunu, davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin olmadığını, ciro silsilesinin bozuk olması,
alacaklının yetkili hamil olmaması sebebi ile takibin iptaline ve takip tarihi itibariyle hükümsüzlüğüne, ----sayılı dosyasına dayanak ----- bedelli çekin kambiyo vasfının iptalini, borca itirazlarının kabulü ile -----sayılı dosyası yönünden müvekkilinin borçlu olmadığına yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunması için muhtıra çıkarılmış, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin beyanda bulunulmamıştır.Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir.
Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmişti.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş, bu hükmün yürürlük tarihi ------- olarak kabul edilmiştir.
Başka bir deyişle 7445 sayılı kanun gereği 01/09/2023 tarihinden sonra konusu para olan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup,
arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. --------Ayrıca belirtmek gerekir ki, arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerekmektedir.Somut olayda, davanın 13.10.2023 tarihinde açıldığı,
dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/728, K. 2023/880, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama