KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/408
- Karar No
- 2025/283
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.657 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/408 ESAS
KARAR NO:2025/283
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06.06.2024
KARAR TARİHİ:15.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı borçlu şirkete çeşitli zamanlarda inşaat malzemesi satışı yapıldığını, işbu çeşitli zamanlarda yapılan mal satımına ilişkin olarak davacı firma tarafından davalı şirkete fatura düzenlendiğini, tanzim edilen faturalara davalı şirket tarafından herhangi bir itirazın olmadığını, işbu faturalara istinaden davacının davalı şirketten 61.272,28-TL bakiye alacağı kaldığını, işbu bakiye alacak davalı şirketten talep edilmesine rağmen davalı şirket tarafından davacı tarafa ödenmediğini,
davacı şirketin dava dilekçesinde belirtilen fatura bedellerine dayalı bakiye alacağının davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine ------- sayılı icra dosyası ile 61.272,28-TL asıl alacak üzerinden davalı borçlu hakkında icra takibine geçildiğini, işbu başlatılan icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız olarak,
borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davacı tarafından satılan malların karşılık olarak davalı şirket hakkında tanzim edilen faturaların, hesap hareketleri, ticari defterler bilirkişi suretiyle incelendiğinde de görüleceği üzere davalı borçlu şirket tarafından ------esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu, davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerle;
davanın kabulünü,----- sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ve icraya konu faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini, bu sebepler ile davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu faturanın e-fatura olarak tanzim edildiğini, sevk ve teslim irsaliyesinin de bulunmadığını, dava ve icraya konu iki ayrı fatura bulunmadığını, davacı yanın ilk fatura tarihinden bir ay geçtikten sonra bir fiyat farkı faturası daha tanzim ettiğini, söz konusu fiyat farkı faturasının da neye istinaden hangi kriterler dikkate alınarak kesildiğinin belli olmadığını,
sair husus dahi davacının ürünleri teslim etmediği usulüne aykırı fatura tanzim ettiğini, sair gerekçeler altında davacı yanın hem icra takibinden hem de dava dosyasında söz konusu ürünleri teslim ettiğine dair yazılı delillerini ortaya koyamadığını, tüm bu nedenlerle; huzurdaki davanın reddini ayrıca HMK 222.
Maddesi gereğince ticari defterlerin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, HMK 222/2 Maddesinde ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesi için Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, davacı tarafın tuttuğu ticari defterlerin usulüne uygun eksiksiz ve tam olarak tutulduğunun bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiğini, HMK 222/3 Maddesinde "Diğer tarafın ikinci fikrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler,
sahibi lehine delil olarak kullanılamaz." hükmü kapsamında tarafların defterlerinin birbirini tutmaması halinde sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağını, davacının ticari defter ve kayıtlarını aleyhe delil olarak kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddini, davacının haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava;---- sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davacı tarafından davalıya çeşitli zamanlarda inşaat malzemesi satışı yapıldığını, tanzim edilen faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmemesine rağmen, davacının davalı şirketten 61.272,28-TL bakiye alacağı kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle;
söz konusu faturanın e-fatura olup, sevk ve teslim irsaliyesinin bulunmadığını, davacının, ilk fatura tarihinden bir ay geçtikten sonra bir fiyat farkı faturası tanzim ettiğini, fiyat farkı faturasının da neye istinaden kesildiğinin belli olmadığını, kendilerine teslim edilen bir mal bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş,
hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ---- bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında mal alım-satımına dayalı ticari ilişki olup olmadığı, ilişki varsa, davacının malı kısmen veya tamamen teslim edip etmediği, davalının kısmen veya tamamen ödeme yapıp yapmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı,
bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.-------- sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, fatura alacağı ve fiyat farkı faturasına dayalı olarak,
58,449,60-TL ve 2.822,68-TL asıl alacak olmak üzere toplam 61.272,28-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 23/01/2025 tarihli raporunda özetle; "... davacnın yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde.
2024 yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirktin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davalının 10/01/2025 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamamıştır. Davacının ------ sayılı takip dosyasındaki 61.272,28 TL (58.449,60 TL+2.822,68 TL)
tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; davacı şirketin raporun 4.b.1.bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 26/04/2024 takip tarihi itibariyle 59.276,28 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise 10/01/2025 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan ticari defter incelemesine katılmadığı, defter ve belgelerini sunmadığı, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleri incelenememiştir. Öte yandan.
Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen--------- bildirim formları raporun 4.c. bölümünde incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 2024 yılı Mart döneminde 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 48.708,00 TL tutarında davacı ---- “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu bildirimin davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde davalı aleyhine borç olarak
kaydetmiş olduğu takip konusu KDV DAHİL 58.449,60 TL tutarlı faturadan ibaret olduğu, 2024/Nisan döneminde ise herhangi bildirimini bulunmadığı, Kural olarak, ------bildirimlerinin KDV HARİÇ 5.000,00 TL ve üzeri faturaların bildirimlerini içerdiği göz önünde bulundurulduğunda diğer takip konusu KDV DAHİL 2.822,68 TL tutarlı “Fiyat Farkı” açıklaması ile düzenlenen faturanın ---- bildirim zorunluluğu sınırının altında kalmış olduğu görülmüştür.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden davalı şirketin 2024 yılı Mart döneminde ----- bildirim formu ile KDV HARİÇ 48.708,00 TL (KDV DAHİL 58.449,60 TL) tutarlı bildiriminde işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının
işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir.
Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir.
Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının defter ve belgeleri ile tarafların -----kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının defter ve belgelerinde kayıtlı faturaların davalı tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının defter incelemesine katılmadığı,
davacı şirketin kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından takip tarihi itibariyle 59.276,28-TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin davacı taraftan 2024 yılı Mart döneminde 1 adet fatura karşılığı (kdv hariç) 48.708,00-TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu bildirimin davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde davalı aleyhine borç olarak kaydetmiş olduğu takip konusu (kdv dahil) 58.449,60 TL tutarlı faturadan ibaret olduğu, bu kayıtların 58.449,60-TL'lik mal tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu,
davacının ticari ilişkiyi ve mal teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu yönde bir delil sunmadığı, fiyat farkı faturasının ise ne sebeple kesildiğinin ispat edilmediği, fiyat farkı faturası dışındaki miktar yönünden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/408, K. 2025/283, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama