KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/58
- Karar No
- 2024/946
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/58 ESAS
KARAR NO: 2024/946
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24.01.2024
KARAR TARİHİ: 12.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin madeni yağ ve petrol ürünlerinin pazarlaması ile iştigal ettiğini, davalının ise inşaat malzemeleri/makinaları faaliyeti gösterdiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davalı yandan alacağının bulunduğunu, davalı yanın müvekkiline olan borçlarının ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun takibe itiraz ettiğini, bu talep üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini,
müvekkilinin davalı yan ticari defter ve kayıtları incelendiğinde anlaşılacağı üzere fatura içeriği malların davalı yana satışı yapılarak davalı şirkete teslim edildiğini, bu satıma ilişkin düzenlenen e-arşiv faturasının davalı yana tebliğ edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini ve davalı kayıtlarına işlendiğini, huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını taraflar arasında yapılan görüşmelerde anlaşamama yönünde arabuluculuk tutanağı tutulduğunu, tüm bu nedenlerle;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile davalı borçlunun -----sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı yanın itirazının kötü niyetli olması ve takibe konu alacağın da likit olması nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu bize tebliğ edilmeyen fakat ------ üzerinden dosyayı incelenmesi sonucu gördükleri faturalarda müvekkili şirkete ne hizmet verildiğinin anlaşılamadığını, dava dosyası ekinde sunulan faturalarda ne olduğu belli olmayan hizmetlerin müvekkiline sunulmadığını, faturanın tek başına hizmetin alındığına dair kanıt oluşturmadığını ayrıca dava konusu faturaların da kime ne şekilde teslim edildiğine ilişkin delillerin de davacı tarafından sunulması gerektiğini,
faturaların usulüne uygun şekilde teslim edilmiş ve müvekkili tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğu ihtimalini varsayılsa dahi, faturanın, faturada yazılı hizmetin alıcıya teslimine ilişkin tek başına bir delil oluşturmadığını, davalı müvekkilin likit olmayan bir alacağa dayanan bu icra takibine itiraz ettiğini, davacının davasında haklı olduğu kanıtlansa dahi icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması ve borçlunun kötü niyetli olması gerektiğini, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle;
----- esas sayılı takibin iptalini, İİK 67/2 hükmü gereğince davacı aleyhine takip bedelinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve tüm faiz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava;---- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, fatura içeriği malların davalıya satılıp teslim edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle başlattıkları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise;
faturanın tek başına hizmetin alındığına dair kanıt oluşturmadığını, ayrıca dava konusu faturaların da kime ne şekilde teslim edildiğine ilişkin delillerin davacı tarafından sunulması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış,
taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin------ kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki olup olmadığı, ilişki varsa, davacının mal teslimin gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalının kısmen veya tamamen ödemede bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı,
bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.------ sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, faturaya dayalı olarak 22.361,55-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.
Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 05/09/2024 tarihli raporunda özetle; "...Davacı yönünden. 11.06.2024 tarihli 1 celse kararında verilen karar doğrultusunda davacının 2022-2023 dönemine ilişkin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamıştır.
Davalı yönünden.
Sayın Mahkemenin verdiği görev doğrultusunda incelenen davalının ibraz edilen 2022-2023 dönemi Yevmiye ve 2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2022 dönemi Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin TTK’nın 64/3 maddesine uygun süresinde yaptırıldığı, davacının 2023 döneminde e- defter mükellefi olduğu 2023 Dönemi Ocak ayı açılış GİB onaylı Yevmiye ve Büyük Deftere ilişkin beratlarının süresinde alındığı, davacının ibraz edilen 2022-2023 dönemi ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nun uygun tutulduğu,
davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.
Davalı yönünden; davalının incelenen 2022-2023 dönemi ticari defter kayıtlarında davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların yer aldığı, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (03.01.2023) itibariyle davacıya 22.361,56 TL borçlu gözüktüğü, huzurdaki davanın konusu bakımından davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan fatura içeriği mal teslimini veya hizmeti ifa ettiğini ispat etmesi gerektiği, somut olayda,
Davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş faturaların e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davalı tarafa teslim edildiği, ilgili faturalara karşıda dosya içeriğinde davalı yanca usulüne uygun süresi içinde yapılan iptal/itiraz talebi yada ilgili faturalara karşı düzenlenmiş iade/fiyat farkı faturasına ilişkin belge bilgi bulunmadığı, buna ilişkin belge bilgi sunulmadığı aksi yönde bir beyanda bulunmadığı, tarafların karşılıklı 2022 Dönemi BA-BA formlarına yansıyan bilgilerin birbiriyle örtüştüğü, davacının iş bu
davaya konu takibe dayanak açık hesap bakiyesini oluşturan faturalarında davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olması ile ispat yükü bakımında davacının mal teslimini / hizmet ifasını ispatlamış olduğu, davalı yanca da takip konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmaması nedeniyle, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı şirketin ------ dosyası ile takip konusu yapılan asıl alacağını talep edilebileceği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının incelenen defter ve belgeleri ile tarafların BA/BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalının takibe konu faturaları vergi dairesinde bildirmesi ile bu kayıtların, mal/hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, davacının ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının buna dair bir delil sunmadığı anlaşılmakla;
davacı davasını ispat ettiğinden davasının kabulüne karar verilmiş; alacağın likit ve itirazın haksız olduğu anlaşılmakla, takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/58, K. 2024/946, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama