KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/852
- Karar No
- 2025/529
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/852 Esas
KARAR NO : 2025/529
DAVA
Şirketin İhyası (TTK 547. Madde Uyarınca)
DAVA TARİHİ : 11/11/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547. Madde Uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin tasfiye memuru olduğu taraflarınca ihyası talep edilen Tasfiye Halinde------- sicil sırasında kayıtlı iken ----tarihinde tasfiyeye girmiş tasfiye kararı ----- tarihinde tescil edilmiş, alacaklılara çağrı ilanları tamamlanmış, son ilanın üzerinden 1 yıl geçmesi üzerine tasfiye sonuçlandığı 08/05/2015 tarihinde tescil edilerek, ticaret sicilden terkin edilmiş ve bu suretle şirketin tüzel kişiliği sona erdiğini, ancak terkin edilen şirket adına kayıtlı olan ---- plakalı bir binek otomobilin bulunduğu sonradan anlaşılmış olup, ilgili aracın şirket aktifinden çıkarılmak üzere satılması,
devri, trafik sicilinden terkin edilebilmesi için TTK 547.
Maddesi gereği ek tasfiye talep ettikleri, ------- sicil sırasında kayıtlı iken sicilden tasfiye neticesinde sicilden terkin edilen “Tasfiye Halinde ------unvanlı şirketin ticaret sicil müdürlüğü bünyesindeki tüzel kişiliğinin, ------ plakalı otomobilin satılması, devri, sicilden terkini, şirket aktifinden çıkarılabilmesi ve bu işlemleri tamamlamak üzere vergi kaydı oluşturulabilmesi, banka hesabı açılabilmesi için TTK 547.
Maddesi gereği ihyasına, tasfiye memuru olarak -----atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle;--------TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan;
tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ----- sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK 547. Madde uyarınca terkin edilen şirketin ihyası talebidir. TTK 547.Madde uyarınca Tasfiye Halinde------ plakalı aracın satış işlemlerinin yapılması ve satış sonucu ücretin tahsis edilebilmesi için ihyası talebidir.
TTK'nın 547.
Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme
hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.
Somut olayda; dosya içerisine gelen dava dışı şirketin----- kayıtlarının incelenmesi sonucu ------ tarihinde şirketin terkinine karar verildiği tespit verilmiştir. Şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi ---- plakalı aracın satış işlemlerinin yapılması ve satış sonucu ücretin tahsis edilebilmesi için davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada.
Tasfiye Halinde ----- plakalı aracın satış işlemlerinin yapılması ve satış sonucu ücretin tahsis edilebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir.
Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı ----- müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. ----------
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/852, K. 2025/529, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama