KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/175
- Karar No
- 2025/944
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
Karar Metni
1.667 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/175
KARAR NO : 2025/944
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2025
KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirket -----. ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdettiğini, davalı ------ da söz konusu sözleşmeye ticari kefil sıfatıyla imza attığını, sözleşme kapsamında davalı şirkete enerji satışlarının gerçekleştirildiğini, satışlar karşılığı düzenlenen faturalardan 02.12.2024 tarihli, son ödeme tarihi 13.12.2024 olan, ---- (-------) numaralı ve 87.492,53 TL bedelli faturanın ödenmediğini, bu fatura bedelinin tahsili amacıyla MTS ---- sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı ----- 25.12.2024 tarihinde takibin tamamına itiraz ettiğini,
bu itiraz üzerine takibin durduğunu, Davacı tarafça ileri sürülen alacağın likit nitelikte olduğunu, alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir olduğunu, takip öncesinde fatura ve sözleşme hükümlerine göre muaccel hale geldiğini, davacının elinde alacağın varlığını ispatlar nitelikte fatura, sözleşme ve ticari defter kayıtları bulunduğunu, ayrıca davalı ------ ticari kefalet sözleşmesiyle müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı tarafın takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, bu nedenle alacağın tahsili ile birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca 9020'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
Hukuki dayanak olarak Türk Borçlar Kanunu m.100, Türk Ticaret Kanunu m.1530, ayrıca Yargıtay -----Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu içtihatlarına atıfta bulunulduğunu, sonuç olarak, 87.492,53 TL asıl alacak ile 575,29 TL takip öncesi faiz alacağının davalıdan tahsiline, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel fatura alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılanMTS ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
MTS'nin ----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, MTS'nin ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde.
17/12/2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalılar olduğu; takibin 87.492,53-TL asıl alacak ve 575,29-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 88.067,82-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçlu ----- 20/10/2024 tarihinde, borçlu ------ 19/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 23/12/2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı,
davanın 24/02/2025 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 88.067,82-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle alınan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Tek Düzen Hesap Planı hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve birbirini doğruladığı, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle davalı kayıtlarının incelenemediği, bu nedenle davacı kayıtlarının karşı taraf kayıtlarıyla karşılaştırılarak mutabakat yapılmasının mümkün olmadığı,
davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takip konusu faturadan dolayı 87.492,53 TL alacağının bulunduğu, ayrıca takip talebinde belirtildiği üzere 575,29 TL takip öncesi faiz bulunduğu, davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturadaki aktif enerji bedeli birim fiyatının, birim fiyattan yüksek ancak sözleşmede tanımlanmış yönteme göre doğru şekilde hesaplanmış birim fiyat olduğu, dava ve icra takibine konu 02/12/2024 tarihli faturanın doğru birim fiyatlarla tahakkuk ettirilmiş geçerli bir fatura olduğu,
bir önceki faturanın zamanında ödenmemesi gerekçesiyle eklenmiş olabileceği anlaşılan gecikme bedeli ile birlikte davalının 87.492,53.-TL faturadan sorumlu olduğu bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Eldeki dosyada davacı kendi ticari defter ve kayıtlarıyla alacağını ispat etmiş olup davalı şirket yapılan ihtara rağmen ticari defter ve kaytılarını sunmadığından davacının kayıtlarından çıkan sonuca katlanmak zorundadır. Ayrıca davalı ----- sözleşmede ticari kefil olarak bulunduğundan ödenmeyen bedelden sorumludur.
Bu nedenle davanın kabulü ile Davalının Merkezi Takip Sisteminin ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden. İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.
Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Eldeki dosyada davacının alacağı hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan asıl alacak olan 87.492,53-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/175, K. 2025/944, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama