KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/238
- Karar No
- 2026/193
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
Karar Metni
1.312 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/238
KARAR NO : 2026/193
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.03.2025
KARAR TARİHİ : 17.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıdan hak ediş konusu fatura alacağı nedeniyle 11.01.2024 - 09.08.2024 tarihleri arasında altı adet fatura düzenlendiğini, davalının geçmiş dönemden kalan ödenmemiş bakiye faturalarının da mevcut olduğunu, söz konusu faturaları davalının kabul ettiğini, fatura bedelleri karşılığı borcun bir kısmının davacıya ödenmiş olsa da bakiye alacağın müvekkilinin talep ve ısrarına rağmen davalı tarafça ödenmediğini, davalıdan olumlu dönüş alamayan müvekkilinin yasal süreç başlatmak zorunda kaldığını,
faturaya dayalı bakiye alacak tutarı olan 291.680,04-TL üzerinden ---İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun itirazı haksız olup alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davalı borçlu şirketin alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere;
davalının ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına vaki itirazının ana para için 291.680,04-TL üzerinden iptalini, takibin devamını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip miktarının yüzde yirmisinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama icra gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap/fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra dosyasında, bakiye fatura alacağı olarak 291.680,04 TL asıl alacak ve 86.101,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 377.781,59 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz.
Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, inceleme gün ve saatini bildirir duruşma zaptı davalıya tebliğ edilmiş, davacı taraf inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmiş, davalı taraf kayıtlarını ibraz etmemiş ve bu sebeple sadece davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılabilmiştir.
Davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun şekilde tutulduğu, davacı lehine delil teşkil ettiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 291.680,04 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.-----Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı,
TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.Tarafların tacir olduğu,
buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/238, K. 2026/193, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama