KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/989
- Karar No
- 2026/247
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/989
KARAR NO : 2026/247
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24.10.2025
KARAR TARİHİ : 03.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurulu bulunduğu adreste ithalat ve ihracat alanında faaliyet gösteren şirketlere antrepolarla ilgili hizmet verdiğini, borçlu şirketin ise müvekkili şirketten tek seferliğine bir hizmet alımı yaptığını, işbu hizmet sözleşmelerinin de standart olup sözleşme kapsamında kendisine antrepoda yapılacak elleçleme işlemiyle alakalı tespit raporu, tespit sözleşmesi vs düzenlenerek bu hizmete karşılık olarak davalı borçlu firmaya 20.08.2024 tarihli fatura düzenlendiğini,
müvekkili şirketin mevcut hukuki ilişki çerçevesinde üzerine düştüğü şekilde davalı şirketin gümrük iş ve işlemleri ile antrepodaki tüm işlemlerini bihakkın yerine getirdiğini ve hak ettiği ücrete dair tanzim edilen 11.778,46-TL tutarındaki faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde faturaya herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi defalarca kendilerine faturanın ödenmesi için atılan maillerin de yanıtsız bırakıldığını, icra takibine konu olan fatura bedelinin ödenmesi için bir çok kez davalı tarafça şifahi görüşmeler yapıldığını ancak bu görüşmelerden de herhangi bir sonuç alınamadığını,
bunun üzerine taraflarınca alacağın tahsili için------esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın tamamen kötü niyetli bir şekilde kendisine gönderilen ödeme emrinde yazılı şekildeki gibi bir borcu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, borçlu aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra dosyasında ----- nolu faturaya dayalı olarak 11.778,46 TL asıl alacak ve 2.495,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.274,04 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durduğu, davacının somut itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.-Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir.
Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz.
Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir.
Taraflara ait Ba/Bs formları ilgili vergi dairelerinden istenilmiş ve her iki tarafın karşılıklı olarak KDV hariç 9.826,46 TL alım ve satım bildiriminde bulunduğu, davalının almadığı bir hizmet için alım bildirimde bulunmasının mümkün olmadığı, buna göre davacı tarafından faturaya konu hizmetin davalıya sağlandığı, davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, davalı tarafın fatura konusu bedeli ödemesi gerektiği, davalı tarafça borcun ödendiği yönünde savunma yapılmadığı ve borcun ödendiğine dair belge sunulmadığı,
buna göre davacının KDV hariç 9.826,46 TL asıl alacak (KDV dahil 11.778,46 TL) yönünden haklı olması sebebiyle davalının icra takibindeki asıl alacak miktarına yaptığı itirazın iptaline karar verilmiştir. --- Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu,
davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı,
TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.
Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir. Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/989, K. 2026/247, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama