KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/181
- Karar No
- 2022/25
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2022
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/181 Esas
KARAR NO : 2022/25
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2018
KARAR TARİHİ : 13/01/2022
--- yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİA
Davacı vekili; davalı tarafa ---- fatura ile davalıya malların teslim edildiğini, davalı tarafın bu fatura bedellerini davacı tarafa ödemediğini, davacı tarafın bu alacağı tahsil etmek için ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, bu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. SAVUNMA:
Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
----- dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik---işlemiş faiz olmak üzere toplam --- alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, --- yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmadığından davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıa ve iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda, davacı yanın ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, davacı şirketin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten faturadan kaynaklı olarak ---- olduğu, belirtilmiştir.
Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Asıl Alacak Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı vekili, davacının davalı tarafa ürün sattığını bu kapsamda iki adet faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ettiği,
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunacağı ------ HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceği,
Davacının ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olması, davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması yine faturalar üzerindeki imzaların davalı şirkete ait olup olmadığı hususundaki isticvaba davalı şirket yetkilisinin katılmaması nedeniyle, faturalar üzerindeki imzalarında davalı şirketten sadır olduğunun kabulü gerekmesi karşısında, davacının ürün sattığını bu deliller kapsamında ispatladığı anlaşılmakla ürün fatura bedelleri olan asıl alacak yönünden davalı borçlunun itirazlarının iptaline karar verilmiştir.
-----
Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği ----- anlaşılmakla, anılan bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
13/01/2022
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/181, K. 2022/25, 13 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama