KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/930
- Karar No
- 2024/738
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/930 Esas
KARAR NO: 2024/738
DAVA
Tespit, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2018
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının içinde yer aldığı ------ kapsamında---------- alanında yapılacak inşaat faaliyetlerinin işveren adına denetim işi için sahada bulundurmayı idarenin talep ettiği yeterliliklere uygun ve idare tarafından da uygun olduğu resmi olarak onaylanan arkeolog temini ve denetimi üzerine anlaşmaya varıldığını iş bu hizmet sözleşmesinin taraflarca sözlü olarak kurulduğunu davacı tarafından ------ davalıya arkeolog olarak sunulduğunu ve bakanlığında onayı ile işe alındığını ---- tarihinde işe başladığını ve 31/01/2018 tarihine kadar görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini çalışanın kira
bedellerin ödeyeceğini taahhüt eden davalının nisan ------- kadar kira bedellerini eksiksiz yerine getirdiğini ancak bu tarihten sonra ödeme yapmayı kestiğini bu nedenle davalı tarafa fatura kesildiğini davalının kötü niyetli olarak faturayı kabul etmediğini bunun üzerine davalı aleyhine------ sayılı dosyası ile takip başlatıldığını takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin, takibin devamına alçağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
sözleşme gereğince yetkili mahkemenin ------- Mahkemeleri olduğunu, sözleşmeye konu projeye ilişkin yürütülecek tüm işlemlerde davacı ile davalının “ortak üstlenici” sıfatıyla hareket etmeyi taahhüt ettiklerini, taraflar arasındaki işin mahiyeti gereği adi ortaklık sözleşmesi olduğunu, kurulan ortaklık gereği, her iki taraf da sözleşme hükümleri gereğince idareye karşı sorumlu olduğunu, mevcut davada henüz idareden tüm hak edişler yapılmadan, geriye kalan artı değer (kar) veya zarar ortaya çıkmadan tarafların birbirinden alacaklı olduğu iddiasıyla talepte bulunması,
alacak takibi yapması vs. kabul edilemeyeceğini beyan ederek açılan davanın reddine davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.----- takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. ----- sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.Birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ki ortaklığın feshi ve tasfiyesine, tasfiye sonucunda müvekkilin --------- alacağının davalı ----- alınarak faizi ile müvekkile ödenmesine,
müvekkilin belirsiz olan tüm alacağının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.-------- tarihli duruşmada birleşen dosyanın tefrikine karar verilmiştir.Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle;
davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri, yetkili mahkemenin ise ------- mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, yabancı para alacağı talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu,
taraflar arasında buna ilişkin bir delil bulunmadığını beyan etmiştir.---- müzekkere yazılarak ----- dökümleri istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.----- müzekkere yazılarak davalının yapmış olduğu ödemelere ilişkin dekontlar istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.----- müzekkere yazılarak davaya konu projeye ilişkin belgeler istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Taraf iddia ve savunmalarını değerlendirmek taraf defter kayıtlarını incelemek üzere dosya alanında uzman bilirkişilere tevdi edilerek rapor alınmıştır.Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu her iki
yanında kabulündedir. Davacı yanın iddia ettiği alacak kendi defterine fatura alacağı olarak kayıtlı olup, söz konusu olan faturaların davalı kayıtlarına işlenmediği görüldü.
Taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu belli olmakla birlikte; ihtilafın ticari ilişkinin ne tür bir ilişki olduğu hususunda toplandığı; davacı tarafın mal / hizmet sağlanmasından dolayı fatura alacağına dayandığı, davalı tarafın ise taraflar arasındaki adi ortaklık bulunduğu hususunu savunarak söz konusu olan faturalarında adi ortaklık ilişkisi içinde kesilen faturalar olduğunu savunduğu; bu çerçevede davalının savunmasının doğru olması halinde taraflar arasında adi ortaklık bulunuyorsa, davanın reddi gerektiği; zira adi ortaklığın tasfiyesinin talep edilmediği,
davanın itirazın iptali davası olduğu ve takip konusu olan alacak da faturalı mal / hizmet satışına ilişkin olduğu; itirazın iptali davasının teknik özelliğinden dolayı takip sebebinin değiştirilemeyeceği, bir alacak davasının ıslah yoluyla adi ortaklığın tasfiyesine dönüştürülmesi mümkünse de, itirazın iptali davasının alacak davası gibi ıslah ile adi ortaklığın tasfiyesine dönüşmesinin mümkün olmadığı; bu nedenle davalı savunmasının doğru olması halinde davanın reddi gerekeceği belirlenmiştir.Bu çerçevede alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasında 29/08/2013 tarihli sözleşme çerçevesinde ADİ ORTAKLIĞIN kurulmuş bulunduğu,
sözleşmenin hukuki niteliğinin adi ortaklık olduğu, davacının ancak adi ortaklığın tasfiyesi talebi ile dava açmış bulunduğu davacının dayandığı alacağında esasen adi ortaklığın devamı için yapılan edimlerden kaynaklandığı anlaşıldığından; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/930, K. 2024/738, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama