KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/406
- Karar No
- 2020/268
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2020
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/406 Esas
KARAR NO : 2020/268
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2019
KARAR TARİHİ: 16/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin ----------tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu senette bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalının müvekkiller aleyhinde ----- İcra müdürlüğünün ----- sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, müvekkiline ait olmayan imzaları içeren senetler ile icra takibi yapıldığını, müvekkilin borçlu olmadıkları sahte senetler dolayısıyla mallarına haciz uygulanması sebebiyle büyük mağduriyetler yaşadığını, davalı tarafın kötü niyetli olması münasebetiyle alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini belirterek, davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı takibi kapsamında davacıların imza inkarı iddialarına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi ile -------- tarihinde tüm ticari davalarda dava öncesinde zorunlu arabuluculuk dava şartı getirilmiştir. Mahkememizde açılan davanın tarihi ------ olup Davacı tarafça zorunlu arabulucu müessesesine başvuru tarihi ise ------ Bu nedenle dava öncesinde arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği görülmüştür.
Her ne kadar ------------ görüş birliği bulunmasa da mahkememizce yapılan yargılamada menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı kanaatine ulaşılmıştır. Öyle ki kanun koyucunun ilgili kanun metnini düzenlerken "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
" lafzını kullanmıştır. Bu noktada kanun metninin yorumlanması ile kanun koyucunun ----- bir miktar paranın ödenmesi olan--------- şeklindeki bu düzenlemeyi getirmesindeki maksadın aslında konusu bir miktar para teşkil eden tüm ticari davalar olduğu anlaşılmaktadır. Zira menfi tespit davaları her ne kadar paranın ödenmemesi talebini ihtiva etse de kanunun yalnız lafzına bağlı kalınarak sadece bir miktar paranın ödenmesi taleplerinin arabuluculuk kapsamında kaldığına dair (menfi tespit istemlerinin de muhteviyat itibari ile konusunun bir miktar para olması nedeni ile) kanunun anlamını daraltacak şekilde yorum yapmak yanlış ve kanunun ruhu ile kanun koyucunun maksadına da aykırı olacaktır.
İzah olunan gerekçeler ile menfi tespit davalarının --------------dava şartı kapsamında kaldığı ve dava şartının yerine getirilmeksizin dava açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/406, K. 2020/268, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama