KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/576
- Karar No
- 2024/696
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
Karar Metni
1.838 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/576 Esas
KARAR NO: 2024/696
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/08/2022
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin davalı borçlu şirkete antrepo - depolama hizmeti verdiğini, davalıya hizmet karşılığında faturalar düzenlendiğini, faturaların davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, dava konusu borç miktarı müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki cari hesaba ilişkin bir adet faturadan kaynaklandığını faturayı ise davalı şirketin antrepo -depolama hizmeti vermiş olmasına kaynaklı olarak depolama ücretini içerdiğini,
davalı tarafın bakiye 52.256.44 TL bedeli ödememesi üzerine müvekkilin ücret alacağını tahsil amacıyla -------dosyası ile icra takibi başlattığını davalı şirketin İcra Müdürlüğü'nün yetkisine ve borca karşı yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itiraz ile takibin durdurduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olduğundan değerin %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamış, beyan dilekçesinde, ihtilafın, davacı tarafından müvekkil şirkete iletilen fiyat teklifi ile anlaşma sağlanıp müvekkil şirket tarafından bu doğrultuda ödeme yapılmasına rağmen, daha sonra bir hata yapıldığı gerekçesiyle müvekkil şirketten haksız ve hatalı bir şekilde talepte bulunulmasından kaynaklandığını, buna ilişkin tüm delillerin dosyaya sunulacağını, nitekim dosyaya sunulan bilirkişi raporu da davacı tarafın iddia ve taleplerini doğrular mahiyette olmadığını,
aksine raporda davacının iddia ettiği alacak kalemlerine müvekkil şirket kayıtlarında rastlanılmadığının açıkça belirtildiğini, zira böyle bir borç olmadığını, davacı taraf, kendi sunduğu teklifle bağlı olup buna ilişkin ödemeyi hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın hesaplarına kabul ettikten sonra, taraflar arasındaki anlaşmaya göre müvekkil şirkette güven uyandırdıktan sonra, teklif mailinde ve ekinde belirtilen tutarın çok üzerinde bir miktar talep ettiğini, yasaya aykırı talebin reddi gerektiğini bildirmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 09/06/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 52.256,44 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 14/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ----- rapor içeriğine göre; dava dosyası kapsamında bulunan bilgiler ve belgeler ile davalı şirketin resmi defterleri ve belgelerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davalı şirketin HMK'nın 222/4.
Maddesi uyarınca ticari defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süreleri içinde yapıldığı, kapanış tasdiğinin henüz yapılmadığı ancak “Kapanış tasdiki (TTK md 64/5 ve ticari defter tebliği madde -15) 6455 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yapılan değişiklikle, yevmiye defterinin kapanış onayının yapılma süresi izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar uzatıldığı” için kapanış tasdiki yaptırması için yasal olarak bulunduğu, ticari defter kayıtlarının sahibi lehine de olma niteliklerini taşıdığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında önceden beri aralarında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı,
bu ticarete istinaden resmi defterlerde kayıtların olduğunu, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği -----numaralı antrepo-depolama hizmeti içerikli 71.997,74 TL KDV dahil tutarlı faturaya ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi-------rapor içeriğine göre; davacının usulüne uygun olarak yasal süresi içinde noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırdığı ve birbirini teyit eden ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan icra takip tarihi itibarıyla 87.074,11 TL alacağı bulunduğunu, ancak; dava konusu ------- tutarlı alacağa ilişkin olduğunu, davalı şirket merkez adresi ---- olduğunu, dosyaya mübrez---- Müdürlüklerinden yazılarında tarafların ---- formlarında;
ilgili---- tarafından sunulan -------- Formuna ilişkini belge görülmediğini, davacı icra takibinde işlemiş faiz talebine ilişkin olarak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı takibe konu faturaların ödenmesine ilişkin TBK'nun temerrüde ilişkin 117.Mad hükümlerine göre davalıya icra takibinden önce gönderilen ve davalıya tebliğ edilen herhangi bir ihtarname bulunmadığını, bu neden ile davacının işlemiş faiz talebinin Mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.
Bilirkişi ----------- rapor içeriğine göre; davaya konu olan faturanın geçici depolama faturası olduğunu, taşımacılık ve depoculuk sektöründe taşıma ve depolama ücretleri hesaplanırken ürünlerin ağırlıkları gerçek (kantar) ağırlığı ve hacimsel ağırlık olarak iki şekilde hesaplandığını, yapılan hesaplamada hangi ağırlık daha yüksek ise o ağırlığın hesaplamada kullanıldığını, depolama veya karayolu taşımacılığında genellikle üst üste yüklenme ihtimali olmayan yüklerin kapladığı alana göre hacim kilogramını hesaplamaya-----olarak kabul edilerek faturaya baz alınacak ağırlık hesabının yapıldığını,
davaya konu yükün faturaya baz alınacak ağırlığının ------ piyasa uygulamaları ile yapılan hesaplamada; davacı firmanın ---- ağırlığındaki emtia için her bir günü için ---- depolama ücreti talep edebileceğini, davacı firmanın davalı firmaya 5.952,00 Euro depolama faturası düzenleyebilecekken 3.856,00 Euro fatura düzenlediğini beyan etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi,
devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi isticvap beyanında" tarafıma gösterilen tarih kısmı bulunmayan son kısımda ''teklifimiz verildiği tarihten itibaren 1 hafta içerisinde onaylanır ise 31/12/2015 tarihine kadar geçerlidir'' ibaresi bulunan ilk sayfada geçici depolama fiyat listesi, depolama 015 gün 1.20 euro XtonXgün 15-30gün, 2 euro XtonXgün 30 gün üstü 3euroXtonXgün şeklinde tablonun yer aldığı,
hacimli mallarda 1m3 =333 kg 1 ladametre =1750 kg olarak uygulanır şeklinde yazı bulunan teklif yazısı şirketimiz tarafından davalıya gönderilmiştir, (davalı vekilinin 25/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde bulunan tüm mail yazışmaları Mahkemece gösterildi ayrı ayrı okundu) yine gösterilen mail yazışmalarında geçen--------isimli kişiler müvekkil çalışanıdır, tarafıma okunan tüm mailler çalışanlar tarafından davalı çalışanlarına gönderilmiştir, davalı tarafa teklif mektubu gönderilmiştir ve mektup içerisinde belirtildiği üzere hacimli mallarda hesaplama farklı yapılmaktadır,
davalı tarafın hizmet aldığı ürün araç kaldırma liftidir, buda hacimli bir üründür, kapladığı alan 3,5 ladametreX1750=6.200 kiloya tekabül ediyor, bunun üzerinden hesaplama yapılmış, fatura düzenlenmiş, hatta bu hesaplamadan daha düşük bedelli fatura düzenlenmiştir, teklif mektubu gönderilmeden önce davacı çalışanı tarafından söz konusu ürünün özelliklerinin teyit edilip edilmediğini bilmiyorum" dediğini anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre;
davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davacının davalıya depolama hizmeti sunduğunun ihtilafsız olduğu, uyuşmazlığın sunulmuş depolama hizmetinin karşılığının ne kadar olduğu hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği,
davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 87.074,11 TL alacaklı olduğu, davalının 19.741,30 TL ödeme yapıldığı, 67.332,81 TL kaldığı, davalının ticari defterlerinde davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği -------- numaralı antrepo-depolama hizmeti içerikli 71.997,74 TL KDV dahil tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, teknik bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taşımacılık ve depoculuk sektöründe taşıma ve depolama ücretleri hesaplanırken ürünlerin ağırlıkları gerçek (kantar) ağırlığı ve hacimsel ağırlık olarak iki şekilde hesaplandığı,
yapılan hesaplamada hangi ağırlık daha yüksek ise o ağırlığın hesaplamada kullanıldığı, depolama veya karayolu taşımacılığında genellikle üst üste yüklenme ihtimali olmayan yüklerin kapladığı alana göre hacim kilogramını hesaplamaya Lademetre (Ldm) dendiği, hesaplamalarda 1 Ldm : 1.750 kg olarak kabul edilerek faturaya baz alınacak ağırlık hesabının yapıldığı, davaya konu yükün faturaya baz alınacak ağırlığının 3,5 Ldm olduğu, (1.750*3,5: 6,2 ton olarak hesap edildiği), piyasa uygulamaları ile yapılan hesaplamada;
davacı firmanın 320 gün için 6,20 ton hacimsel ağırlığındaki emtia için her bir günü için 3,00 Euro olmak üzere 5.952,00 Euro depolama ücreti talep edebileceği, davacı firmanın davalı firmaya 5.952,00 Euro depolama faturası düzenleyebilecekken 3.856,00 Euro fatura düzenlediği kanaatlerine iştirak olunduğu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/576, K. 2024/696, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama