KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/994
- Karar No
- 2023/744
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/994 Esas
KARAR NO: 2023/744
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 12/12/2022
KARAR TARİHİ: 03/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde : Bankaları --------- arasında imzalanan ------ uyarınca dava dışı şirkete taksitli ticari krediler kullandırıldığını, diğer davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, sözleşme hükümlerine uyulmayarak borçların ödenmemesi nedeniyle hesap kat ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiği,
ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazının yerinde olmadığını, borçlular tarafından bu güne değin borcun kapatılmadığını, borçluların müvekkili bankaya herhangi bir borçları olmadığını iddia etmekte iseler de söz konusu iddianın asılsız olduğunu, açıkladıkları sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır.Davalı gerçek kişi asil 1. Celse "ben aynı zamanda davalı şirketin yetkilisiyim, şuan yanımda buna dair belgelerim yoktur, babam emekli olup benim dışarıda işlerim olduğu zaman kendisi iş yerinde bulunmaktadır, kendisinin şirket çalışanı vasfı yoktur, ödeme emrinde yazılan tüm borcu kabul etmiyorum, ancak çektiğim krediyi kabul ediyorum, banka arabamı sattı, ayrıca hesapta bulunan 2.500 dolar üzerine bloke konuldu, davacı ile orta yolu bulmaya çalıştım, ancak kabul edilmedi, davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.---------sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 13/04/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 47.884,29 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlu -------- tarihinde, borçlu şirkete 22/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
borçluların 25/04/2022 havale tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Uyuşmazlığın çözümü bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ---------- rapor içeriğine göre; ----------- tetkikinden;
davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 21.06.2021 tarihinde 75.00.000,- TL tutarında, çerçeve niteliğinde -------- imzalandığını, daha sonra 24.06.2021 tarihinde sözleşme limitinin 125.000,- TL arttırılarak 200.000,- TL'sına yükseltildiğini, davalı--------- tarihinde müteselsil kefalet imzasının bulunduğunu, kullandırılan kredilere ilişkin ödeme planlarında da davalının imzası bulunduğunu, davalı müteselsil kefil tarafından 14.03.2023 tarihli duruşmada davaya konu kredileri kabul etmiş olduğunu, ödeme emrinde yazan tutarı kabul etmediği beyanında bulunulduğunu,
hesap kat tarihinden takibe kadar ----------- kararı gereği uygulanması gereken temerrüt faiz oranı üzerinden 13.04.2022 icra takip tarihi itibariyle davalı borçlu şirkete kullandırılan taksitli ticari kredilerden dolayı davacı bankanın davalı borçlulardan olan nakdi alacağı;
tablolarda hesaplandığı şekilde 16.294,13 TL asıl alacak, 16,480,25 TL işlemiş faiz, 1.247,33 TL faizin %5 'ten hesaplanan gider vergisi ve 1.063,72 TL noter ihtar gideri olmak üzere toplam 35.085,43 TL olduğunu, davacı bankanın talebi gibi ---------azami faiz oranları üzerinden % 70,80 temerrüt faiz oranı üzerinden 13.04.2022 icra takip tarihi itibariyle dava dışı borçlu şirkete kullandırılan taksitli ticari kredilerden dolayı davacı bankanın davalı borçlulardan olan nakdi alacağı;
yukarıdaki tablolarda hesaplandığı şekilde 16.294,13 TL asıl alacak, 28.714,22 TL işlemiş faiz, 1.669,22 TL faizin % 5 'ten hesaplanan gider vergisi ve 1.063,72TL noter ihtar gideri olmak üzere toplam 47.741,29 TL olduğunu, davacı bankanın, icra takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar, 16.294,13 TL asıl alacak tutarı üzerinden % 44,40 oranında, temerrüt faizi ve faizin % 5 -------talep edilebileceği, Mahkemece ------ azami faiz oranları listesine göre faiz oranının uygulanabileceğinin kabulü halinde % 70,80 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 ------- talep edebileceğini, tarafların hukuki nitelikteki iddia ve savunmaları ile masraf,
vekâlet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Mahkememiz takdirinde olduğunu beyan etmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir.
Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, ---------- karar sayılı kararı gözetilerek sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ----------- ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği,
diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 34.021,71 TL olarak tespit edildiği, masraf alacak kalemine ilişkin dava ve takip dosyasında belge bulunmadığından reddi gerektiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/994, K. 2023/744, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama