KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/534
- Karar No
- 2025/247
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/534 Esas
KARAR NO:2025/247
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/07/2023
KARAR TARİHİ:15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olduğunu, müvekkil şirket ile borçlu şirket arasındaki alışveriş dolayısıyla ----- tarihli cari hesap ekstresinde belirtilmiş olan borç alacak ilişkisinden kalan bakiye alacak miktarına ilişkin alacak tahsil edilemeyince müvekkil şirket adına ------ esas sayılı takip dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş ve icra takibi durduğunu,
yargılama kapsamında davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında da 15.02.2023 tarihli cari hesap ekstresine konu çek ve faturaların davalı şirketçe işlendiği ve ancak bakiye alacağa ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediği tespit olunacağını, arabuluculuk sürecinde de herhangi bir ödeme ve uzlaşı sağlanmadığını, davalı şirket hakkında itirazın iptali davası açma ve mahkememize başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, davamızın kabulünü, davalı tarafından---- esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını,
icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden ve icra takibinin durmasına neden olan davalı aleyhine alacak miktarının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamış-----teslim tarihli beyan dilekçesi sunulmuş özetle; davacı tarafın sunduğu cari ekstreyi kabul etmediğini, iddia edilen alacak miktarının davacının cari hesap hareketini yanlış tutmasından kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ----- tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 76.815,93 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 27/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı yasal defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın amir hükümlerine göre tasdik edildiğini, lehe delil olup olmama hususunda takdirin Mahkememize ait olduğunu, davalı yasal defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın amir hükümlerine göre tasdik edildiği,
lehe delil olup olmama hususunda takdirinin Mahkememize ait olduğunu, davacı ------yasal defter kayıtlarının cari hesap ekstresiyle uyumlu olduğu ve bu kayıtlara göre davalı ------- alacaklı olduğunu, davalı ----- yasal defter kayıtlarının cari hesap ekstresiyle uyumlu olduğunu ve bu kayıtlara göre davacı----- alacaklı olduğunu, tarafların yasal defter ve cari hesap ekstrelerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde;
kayıtların genel olarak uyumlu olduğu ancak borç-alacak tutarındaki farklılığın davalı ---- kayıtlarında bulunan --- verilen ----- tutarlı çek ile ---- tutarlı çekin davacı ------- kayıtlarında olmamasından kaynaklandığını, tarafların cari hesap ekstrelerinde yer alan borç-alacak tutarlarının sağlaması yapıldığında, davalı --- kayıtlarında bulunan ancak davacı------kayıtlarında bulunmayan söz konusu çeklerin toplam tutarından (395.000 TL) davacı kayıtlarındaki alacak tutarı 70.330,14 TL düşüldüğünde (395.000-70.330,14)=324.669,86 TL davalı kayıtlarındaki 324.669,86 TL alacak tutarına ulaşıldığını,
tarafların yasal defter ve cari hesap ekstrelerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde davacının davalı tarafa yaptığı satışlara istinaden düzenlediği 7 adet fatura haricinde taraflar arasında yapılan işlemlerin, çek alışverişinin, gönderilen banka havalelerinin hangi ticari mal/hizmet satışlarından kaynaklandığının tespit edilemediğini bildirmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 70.330,14 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 324.669,86 TL alacaklı göründüğü, takip konusu faturaların davalı kayıtlarında göründüğü, hesaplar arası farklılığın, davalı ---- kayıtlarında bulunan -----verilen ----- tutarlı çekin davacı ------ olmamasından kaynaklandığı,
tarafların cari hesap ekstrelerinde yer alan borç-alacak tutarlarının sağlaması yapıldığında, davalı ---- kayıtlarında bulunan ancak davacı ------ kayıtlarında bulunmayan söz konusu çeklerin toplam tutarından (395.000 TL) davacı kayıtlarındaki alacak tutarı 70.330,14 TL düşüldüğünde (395.000-70.330,14)=324.669,86 TL davalı kayıtlarındaki 324.669,86 TL alacak tutarına ulaşıldığı, ihtilafın davalının ödeme aracı olarak davacı firmaya ciro ile devrettiği iki adet çekin davalı şirket borcuna karşılık olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunmadığı resen ticari kayıtlarının incelenmesine karar verildiği,
çek görsellerinin incelenmesinde keşidecisinin -----------lehtar sonrası ilk cirantanın ise davalı şirket yetkilisi --------olduğu, çekte davalı şirket yetkilisinin kaşe+ imzasının bulunmadığı, çeklerin davalı kayıtlarına işlendiği tarihte davalı şirketin tüzel kişiliğinin bulunduğu, davalı tarafça çeklerin davalı şirket borcu için davacı tarafa verildiği ileri sürülmüş ise de;
çekteki ciro silsilesine göre bu savunmanın kabul edilemeyeceği kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş,
aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/534, K. 2025/247, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama