KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/7
- Karar No
- 2024/969
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/7 Esas
KARAR NO: 2024/969
DAVA
Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 03/01/2023
KARAR TARİHİ: 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- müvekkili banka arasında ----- düzenlendiğini, düzenlenen sözleşmeye istinaden borçluya ile ticari kredi hesabı açıldığını ve borçlu --- sahibi olduğu-------- adına pos cihazı teslim edildiğini ve kullandırıldığını, verilen pos cihazından yapılan harcamalara ilişkin, harcama itirazında bulunulması üzerine müvekkili banka tarafından;
--- tarihinde yapılan --- tutarındaki harcamalar ----tarihinde yapılan --- tutarındaki harcama --- tarihinde, --- tarihinde yapılan --- tutarındaki harcama da-------- tarihinde iade edilerek davalı borçlunun hesabına chargeback borcu olarak işlendiğini, borçlarının ödenmemesi sebebiyle borçluya ihbarnameler gönderildiğini, yapılan ihbarnameye rağmen borçlunun borcunu ödemediğini, borçlu aleyhine ------- sayılı icra dosyaları üzerinden;
müvekkili banka tarafından ödenen------- borcunun tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazların iptaline her iki takibinde devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
------ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının 30.09.2021 tarihinde davalı borçlu aleyhine 22.000,00 TL asıl alacak, 30,56 TL işlemiş faiz ve 1,53 TL ----- olmak üzere toplam 22.032,09 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 06.10.2021 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 08.10.2021 tarihinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.------ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının 18.09.2021 tarihinde davalı borçlu aleyhine 51.000,00 TL asıl alacak, 637,50 TL işlemiş faiz, 31,88 TL ------ ve 9,84 ihtar gider olmak üzere toplam 51.679,22 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 02.10.2021 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 08.10.2021 tarihinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --- hazırlamış olduğu raporda özetle;
davacının, davalı ----- imzaladığının görüldüğünü, imzalanan sözleşmeye istinaden ---- cihazı tahsis edildiğini, ancak 4 adet harcama için itirazda ------- bulunulduğunun, yapılan kontrolde 1 harcamanın tutarının 25.000,00 TL olduğunu, ancak aracın çalıntı çıkması üzerine kart hamilinin kullandığı süreye isabet eden tutar 3.000,00 TL düştükten sonra 22.000,00 TL’lik kısma itiraz ettiğini, 3 Kalem halinde çekilen (22.000,00 TL + 25.000,00 TL + 4.000,00 TL olmak üzere toplam 51.000,00 TL için) tutarların tamamı için harcama itirazı bulunduğundan bankanın söz konusu tutarların tamamını iade ettiğini,
08.09.2021 tarihinde bankanın toplam 51.000,00 TL’lik 3 işlem için ihtarname keşide ettiğini, ödeme için 1 gün süre verdiğini, 13.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, 22.000,00 TL’lik işlem için ihtar yapıldığına dair belgenin dosyada olmadığını, 14.09.2021 tarihinde 51.000,00 TL bedel için temerrüdün oluştuğunu, yapılan hesaplama neticesinde ------- sayılı dosyasında 51.000,00 TL asıl alacak, 57,38 TL işlemiş faiz, 2,87 TL BSMV olmak üzere toplam 51.060,25 TL olduğunu, ---------sayılı dosyasında asıl alacağın 22.000,00 TL olduğunu yıllık %13,50 oranında faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir.
İtirazlar üzerine ek rapor aldırılmış olup bilirkişi ek raporda kök raporda değişikliğe gitmemiştir.Dava, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı banka tarafından hangi tutarda kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredinin hangi tutarının davalılar tarafından ödendiği, davacının bakiye alacağının ne olduğu, kredi hesabının usulüne uygun kat edilip edilmediği, davalının kredi borcundan sorumlu olup olmadığı,
bu itibarla ---- sayılı takip dosyalarına yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
davalı ile davacı banka arasında üye işyeri sözleşmesi akdedildiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup işbu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/7, K. 2024/969, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama