KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/87
- Karar No
- 2024/136
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/87 Esas
KARAR NO:2024/136
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/10/2021
KARAR TARİHİ: 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin muhasebecisi olan ------- vermiş olduğu ------ yevmiye numaralı vekaletname ile yalnızca ve yalnızca ------ şubelerindeki hesaplardan para çekmeye yetkisi olduğu halde müvekkilinin adına ---- adı geçen vekaletname ile ---- para çekildiğini, müvekkili adına çekilen paranın --- numaralı dekontunda ------ yazılı olduğunu, bahsi geçen meblağın müvekkilinin bilgisi dışında çekildiğini ve ---- vefat ettiğinden kendisine husumet yöneltilemediğini,
müvekkiline ait olan 400.000,00-TL yi o konuda temsil yetkisi dahi bulunmayan -------- veren ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal eden ------ vekaletnamedeki yetkiyi kontrol etmediğinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin çalışmaması sebebi ile yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını ve adli yardım taleplerinin olduğunu, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek --------yetkisiz olarak vermiş olduğu ------tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacının davasının tüm yönleriyle hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz olduğu, HMK md. 6’da düzenlenen genel yetki kuralı gereğince genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, işbu davanın muhatabının banka ----- olduğu,
davanın ----- Adliyesi’nde açılması ve görülmesi gerektiği, bu nedenlerle, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ----mahkemelerine gönderilmesini talep ettikleri, dava konusu işlemin vekaletnameye istinaden yapılan bir ödeme işlemi olmadığını, bilhassa dava dışı ------ (Bundan sonra kısaca ---- denilecektir.) firması hesabından şirketin yetkili temsilcisinin bankalarına verdiği ---- firmasına vekaleten ------ ödenmesini istiyorum" şeklindeki yazılı ödeme talimatına istinaden gerçekleştirilen ödeme işlemi olduğunu,
banka çalışanlarının dava dışı firmanın usulüne uygun yazılı talimatı üzerine bankacılık uygulamaları uyarınca yerine getirttiğini, ---- yevmiye sayılı ihtaratın bankalarına gelmesi üzerine Bankamız yetkilileri tarafından ----şirketi yetkilisi ---- tarihinde banka sisteminde kayıtlı ----numaralı telefon üzerinden arandığını ve ilgili şirket yetkilisinin telefon görüşmesinde;
"...Firmalarının faaliyet alanının narenciye toptan ticareti olduğunu, ----- firmasına ahşap palet ve sebze kasası siparişi verdiklerini, sipariş bedelinin ödenmesi için ------- tarafından verilen vekâletnameye istinaden--------- lehine ödeme talimatı yazdıklarını, vekâletnameyi dikkatli olarak incelemediklerini ve talimatları doğrultusunda sipariş bedelinin ---- ödendiğini, ancak ödeme sonrasında kendileri 1. sınıf ürün istemesine rağmen daha düşük kaliteli ürünler gönderilmiş olduğunu fark ettiklerini, bu nedenle siparişe konu ürünleri iade ederek ödedikleri 400.000 TL’yi ----- geri aldıklarını” sözlü olarak beyan ettiğini,
oluştuğu iddia edilen zarar ve buna sebep olan iş ve işlemlerde müvekkil Bankanın kusurlu hiçbir işlemi olmadığını, bankaları nezdinde ----- bir hesabın olmadığını, ----- adına bankalarından para çıkışı olmadığını, ilgili dönem banka kayıtlarının incelemesinde ---- yapılan ödeme, dava dışı ----- firmasının yazılı talimatına istinaden bu firmanın hesaplarından yapıldığını, davanın husumet nedeni ile reddine, mahkeme aksi kanaate ise davanın reddine, davanın--- (vefat etmiş ise mirasçılarına) ve ------- ihbarını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Dosyada delil olarak;
dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, delil dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.Dava, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak doğduğu beyan olunan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.Hmk'nın 324.
Maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." denilmekle delil avansının belirlenen kesin süre içinde yatırılmamasının yaptırımı düzenlenmektedir.Delil avansı tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemekeri gereken meblağı ifade eder. Kesin süreye ilişkin ara kararın verilmesiyle karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğmaktadır.
Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hakimin de bağlı olduğu, dolayısıyla hakimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur.Tarafların bazı usuli işlemleri belli bir süre içinde yapmaları için hakimin bir tarafa kesin mehil verebileceği HMK'nun 94 ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Kesin mehil, davanın en az masrafla ve sürüncemede bırakılmadan bir an evvel sonuçlanmasını temin için hakime tanınan yasal takdir yetkisidir. Ancak, kesin mehil verilen işlemin yapılmaması, bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurduğundan bu konudaki kararın yasaya uygun olması zorunludur.
Bu nedenle HMK'da taraflara verilecek kesin süreye ilişkin ara kararlarda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıklıkla belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve bu konuda tarafın uyarılması gereklidir.
Aksi takdirde kesin mehle uymama, hukuki sonuç doğurmaz.Bilirkişi raporu alınması gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı Hukuk Muhakemeleri Kanu'nun 324. Maddesi düzenlemesi karşısında bulunmamaktadır. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Hmk.
190.maddede "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmekle genel bir ispat kuralı koymuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “İspat Yükü” başlıklı 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Hmk'nın 266.
Maddesine göre; mahkeme çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekiline 20/06/2023 tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile Hmk'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi ücretini yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, delil avansının hangi delil için istenildiğinin açıkça belirtildiği, davacının ispat yükü altında bulunduğu,
uyuşmazlığının çözümü için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından delil ikame avansının yatırılmadığı, bu itibarla dosya içerisindeki delil durumuna göre karar verilmesi gerektiği, davalı bankanın ------ yetkilisinin talimatı ile davacının yetkilisine ödeme yaptığı yapılan işlemde bankanın sorumluluğunu gerektirir bir delil sunulmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/87, K. 2024/136, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama