KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/950
- Karar No
- 2025/284
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/950 Esas
KARAR NO:2025/284
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlu ----- müvekkil bankanın ------ sözleşmesi imzaladığını, davalı ----bu krediye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, --------üyelik sözleşmesinin ticari bir kredi olduğunu, kefil, borçlu ile birlikte "müşterek borçlu müteselsil kefil" sıfatıyla borcun ifasını yüklendiğini, bu tür kefalette, alacaklı asıl borçluya müracaat etmeden doğrudan kefile başvurabileceğini, kefilin bağlı kılındığı sorumluluğun kapsamı ise, kefil ilk önce asıl borçtan sorumlu olduğunu, kefil, borçlunun ödemede gecikmesi nedeniyle doğan müsbet zarardan ve gecikme (temerrüd) faizinden de sorumlu olduğunu,
borcun ödenmemesi nedeniyle borçlu aleyhine açılan davanın giderleriyle, icra takip masraflarını da kefil karşılamak durumunda olduğunu, kredi sözleşmelerinden doğan borçların verilen süreler içinde ödenmemiş olması nedeniyle davalılara -------- no’lu ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye karşı herhangi bir ödeme de bulunulmadığını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemiş olması nedeniyle davalı-borçlular hakkında -------- Esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalı-borçlunun borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğu tespit edildiğini, itirazlar nedeniyle icra takibinin durduğunu,
davalı/ların yapılan icra takibindeki borca itiraz yerinde olmayıp, tamamen kötü niyetli borcun tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu, borca,faize ve tüm ferilerine yapılan itirazın iptaline, %20 ‘den az olmamak kaydı ile,icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine --- tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi toplamı ---- tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlu şirkete ----- tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafça süresinde itiraz dilekçesi sunulduğu,
itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi rapor içeriğine göre; dava dilekçesinde talep edilen her bir kalem itibarı ile talep edilen, incelemede tespit edilen tutarlar karşılaştırıldığında, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi itibarı ile takipte talep edilebilecek ve fazla talep edildiği kanaatinde olunan tutarların tabloda gösterildiği, takip talebine bağlı kalarak faizler ve ------ dâhil olmak üzere Banka'nın alacağının toplam 25.524,70 TL olduğu, 187.46 TL fazla talep yapıldığı,
takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarlarına ---- tarafından belirlenen oranlarda temerrüt faizi hesaplanması gerektiği, kefil ----- borcun kefalet limiti olan 25.000,00 TL'lik kısmı ile sorumlu bulunduğunu beyan etmiştir. TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir.
Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı -------- temlik eden -davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği,
davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 25.524,70 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/950, K. 2025/284, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama