KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/956
- Karar No
- 2025/254
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
Karar Metni
1.680 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/956 Esas
KARAR NO:2025/254
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, taraflar arasındaki iş ilişkisine istinaden davalı şirketin müvekkil şirkete borcu bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun -----tarihlerinde davalıca ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığı,
davalı şirketin iş bu borcu ödememesi üzerine borçlu hakkında öncelikle ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından yetki itirazında bulunulduğundan yetkili olan ----- esas sayılı dosyasıyla icra takibi açıldığını, davalı borçluya ödeme emri emri tebliğ edildiğini, fakat borçlu tarafından icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle itiraz edildiğini, davalı - borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, ------- esas sayılı dosyasında borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptalini, davalı borçlunun,
takip konusu alacağın %20 oranından az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı müvekkil ile arasında ticari ilişki olduğunu, servis taşımacılığı hizmeti yaptığını hizmetin karşılığı olarak iki faturadan dolayı alacağı olduğunu, bu faturaların tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiğini, davacının müvekkili firmaya sahibi olduğu -------- plakalı araç ile servis hizmeti verdiğini, verdiği hizmet karşılığında her ay fatura kesmiş ve fatura bedellerinin bir kısmı nakit bir kısmı da yakıt verilmek suretiyle ödendiğini, müvekkili firmanın davacıya borcu bulunmadığını, davacı aldığı yakıtları alacağından mahsup etmediğini,
müvekkili ile arasında yaşanan ihtilaf buradan kaynaklandığını, müvekkili tarafından kendisine ----- yakıt alması için kart verdiğini, davacı bu kartı kullanarak kendi aracına yakıt aldığını, yapılan ödemeler ve aldığı bu yakıtlar faturalarından düşüldükten sonra alacağı kalmadığını, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkilim şirketten alacağı bulunmadığını, tüm talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının tüm taleplerinin reddini, haksız ve hukuka aykırı olarak icra işlemi başlatıldığından müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretleri davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 40.216,25 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu,
itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; taraflar arası yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının -----yıllarına ait Yevmiye ve Defter açılış ve kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yapıldığı, yapılan tespitlere göre davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222.
Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Mahkememize ait olduğu, “Davacının defterlerinde yapılan inceleme sonucunda: ” Davacının 06.01.2023 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 50.794,00 TL alacaklı olduğu defter kayıtlarında görüldüğü, ancak; icra takip dosyasında takibe konu alacağın dayanağı aşağıdaki gibi olduğu görülmekteyse de, icra takibi alacağın dayanağı ---- bedelli fatura ve ----- bedelli faturalar gösterildiği, ancak davacının yukarıdaki kayıtlarından da görüleceği üzere;
sadece ----no.lu fatura ve --- tutarlı fatura davalının hesabında kayıtlı olup, ---- bedelli fatura yazısı ekinde sunmuş olduğu dökümler incelendiğinde; ---- tarihleri arasında davacıya ait ---- plaka sayılı araca toplam----yakıt alımı yaptığı bu tutardan --- kısmını nakit aldığı ----- yakıt verildiği görüldüğü, başka bir anlatımla davacı, davalının nam ve hesabına 41.352,59 TL yakıt aldığı,
buna göre davacı icra takibine dayanak olan 25.615,00 TL fatura ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan herhangi bir alacağının kalmayacağı, ancak Mahkememizce ----- bedelli faturadan da davalının borçlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde ------- alacağı bulunacağı, fakat davacı icra takibinde bu faturalardan toplam 36.000,00 TL alacak talebinde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 36.000,00 TL alacağının kabulü gerektiği, bu defa 36.000,00 TL alacak tutarında da davacıya verilen 41.352,59 TL yakıt bedeli düşüldüğün de davacının yine alacağının bulunmayacağı, taktirin Mahkememize ait olduğu,
“Davalı vekilinin 27.03.2024 tarihli defter ve kayıtların incelemesinde muhatap alınacak kişiye ilişkin beyanındaki muhasebece ---- tarihinde rapor ekindeki e-mail gönderildiği, herhangi bir dönüş olmadığından 25/06/2024 tarihinde tekrar ekteki mail gönderilmesine rağmen davalıya ait herhangi bir defter ve kayıt ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığı bildirilmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 50.794,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222.
Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK.
221. maddesi gereği ---- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği --------- davaya konu takip dayanağının ----bedelli fatura ve ---------- bedelli faturalar olduğu, toplam bedelin 59.100,89 TL bulunduğu, raporda 33.485,89 TL lik faturanın davalı ticari kayıtlarında kayıtlı olmadığı belirtilmiş ise de davalının kayıtlarını sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222.
Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, yine davalı cevap dilekçesinden davalının faturalara itirazının bulunmayıp ödeme hususunda ihtilafın bulunduğunun anlaşıldığı, davacının yakıt kartından 41.352,59 TL Lik yakıt aldığı, bu haliyle davacının dayanak iki faturadan dolayı 17.747,41 TL alacağının bulunduğu,
bu miktarın mahsup sonucu takip başlatıldığından davacı talebi içerisinde kaldığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı,
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/956, K. 2025/254, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama