KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/155
- Karar No
- 2025/417
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/155 Esas
KARAR NO:2025/417
DAVA
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 29/02/2024
KARAR TARİHİ: 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava dışı ------ talebi üzerine söz konusu şirket ile ------- dava dışı şirketin kullanımına sunulduğunu, işbu sözleşmeleri dava dışı ------ müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, ancak dava dışı şirketin, dava dışı kefiller ve davalı kefilin -----hükümleri kapsamındaki taksitli ticari kredi, ticari kredi kartı ve kredili taksitli mevduat hesabı borcundan kaynaklanan ödemelerini kanuni süreler içerisinde ödemediğini, müvekkil banka tarafından ise-----No'lu ihtarnamesi keşide edilerek dava dışı şirket,
dava dışı kefiller ve davalı kefile gönderildiğini, ilgili ihtarname ile müvekkil banka ile akdedilen sözleşmelere konu borçlarının ----- itibariyle kat edildiğinin ihtar edildiğini, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen müteselsil kefil ----, borcunu ödeme konusunda temerrüde düştüğünden taraflarınca ------ sayılı dosyası ile alacaklarının tazmini için yasal işlemler başlatıldığını, ancak davalı tarafından işbu icra takibine, tamamen alacaklarını tahsil etme sürecini sekteye uğratmak adına, davalı tarafından müvekkil bankaya herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca, faize, faiz oranına,
faiz başlangıç tarihine ve her türlü ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun açıkça ortada olduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın tamamen hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşma olmadan tamamlandığını, borçlu şirket, kefiller ve davalı müteselsil kefilin müvekkil bankaya olan borcunun likit ve muayyen nitelikte olduğunu, böylelikle İİK'nun 67/2. maddesinde hüküm altına alınmış icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğunu,
tüm izah olunan sebeplerden dolayı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile davalı tarafın kötü niyetli tutumunun mahkeme vasıtası ile karşılık bulması adına icra-inkâr ve kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasının gerektiğini, öncelikle haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, davalının kötü niyetli davranışının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra-inkâr ve kötü niyet tazminatı ile karşılık bulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; --------doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
------sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine -----tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi toplamı 524.926,86 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 05/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 08/09/2023 havale tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği,
bu haliyle yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığı görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup
Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı ---- ile dava dışı ----arasında imzalanan ----- dahilinde davalı firmaya ----numaralı---- hesabı kullandırıldığını, davalı ------- limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, kullandırılan taksitli kredilerin vadesi gelen taksit ödemelerinin yapılmaması nedeniyle, kredi hesaplarının ------tarihinde kat edilerek dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefile ----yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı ---- için temerrüdün ----- oluştuğunu,
ihtarname sonrası yeterli ödemelerin yapılmaması nedeniyle davacı banka tarafından bu kredilerden kaynaklanan alacak tutarlarının ödenmesi talebiyle davalılar aleyhinde ----- sayılı dosyasından ----- itibariyle başlatılan icra takibinde davacı bankanın davalı müteselsil kefil ------ olan alacak tutarının.
Taksitli Ticari Kredi için ---- asıl alacak,---- olmak üzere toplam ---olduğunu, Kredili Mevduat Hesabı için 10.826,63 TL asıl alacak, 105,23 TL faiz ve 5,26 TL ----- olmak üzere toplam 10.937,13 TL olduğunu, Ticari Kredi Kartı için 68.776,86 TL asıl alacak, 501,38 TL faiz ve 25,07 TL ---- olmak üzere toplam 69.303,32 TL olduğunu, toplam olarak ise 496.857,72 TL asıl alacak, 8.309,14 TL faiz ve 415,46 TL -----olmak üzere toplam 505.582,32 TL, olarak hesaplandığını, davacı bankanın icra takibindeki talepleri, bilirkişiliğin tespitleri ve taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilebilecek tutarların.
Taksitli Ticari Kredi için 418.615,70 TL asıl alacak, 7.702,53 TL faiz ve 385,13 TL ----------olmak üzere toplam 426.703,36 TL olduğunu, Kredili Mevduat Hesabı için 10.495,93 TL asıl alacak, 105,23 TL faiz ve 5,26 TL ----- olmak üzere toplam 10.937,13 TL olduğunu, Ticari Kredi Kartı için 67.746,09 TL asıl alacak, 501,38 TL faiz ve 25,07 TL BSMV olmak üzere toplam 69.303,32 TL olduğunu, toplam olarak ise 505.582,32 TL olarak hesaplandığını, davacı bankanın davalılardan icra takip tarihi itibariyle talep edilebilir alacakların yanı sıra.
Taksitli ticari kredi için 418.615,70 TL asıl alacak üzerinden %55,20 olduğunu, Kredili mevduat hesabı için 10.495,93 TL asıl alacak üzerinden %29,16 olduğunu, Ticari kredi kartı için 67.746,09 TL asıl alacak üzerinden %29,16 olduğunu, temerrüt faizi ve bu faizler üzerinden %5 BSMV talep edebileceğini, Ticari kredi kartı ile ilgili olarak takip sonrasında yapılan 121,41 TL tahsilatın infaz aşamasında dikkate alınmasının yerinde olacağını, davacının tazminat,
yargılama giderleri ve vekâlet ücreti vb. gibi taleplerinin Mahkememizin takdirinde olduğunu bildirmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir.
Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda müteselsil kefile başvuru koşulları oluşmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "üye işyeri sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı ------ davacı banka arasında ----- ve ---- imzalandığı, bu doğrultuda; ------ dava dışı şirketin kullanımına sunulduğu,
işbu sözleşmeleri dava dışı ---- ve davalı ----- müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak müştereken ve müteselsilen kefil olduğu, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 506.943,81 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/155, K. 2025/417, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama