KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/522
- Karar No
- 2024/921
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/522 Esas
KARAR NO: 2024/921
DAVA
Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2024
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, haksız ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davalı ---- bayiliğini yapan davacının -------- dava dışı 3.kişi olan------ markete ait olan araca ------ uygun olmayan yakıt satıp satmadığı, davalı şirketin 3.kişinin bu sebepten ötürü karşıladığı zararını davacıya rücu edip edemeyeceği, bu cihette davalı şirketin ---- bedelli rücu faturasının yerinde olup olmadığı, davalı şirketin 3.kişinin zarar talebini davacıya iletip iletmediği, davacının davalıya ödediği fatura bedelini davalıdan istirdadına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususundadır.Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının, dosya üzerinden incelenmesi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde. “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir.
Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında imzalanan 14.09.2020 tarihli Bayilik Anlaşmasının 28.maddesinde yetki kaydı bulunmakta olup, anlaşmaya göre ihtilafların çözüm yeri olarak ---------Merkez Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili yargı mercii olarak kabul edildiği, tarafların tacir olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki şartının geçerli olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek, HMK.'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/522, K. 2024/921, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama