KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/523 Esas
- Karar no
- 2024/975
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/08/2024
Karar Metni
2.660 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin kardeşi, davalı Sınırlı Sorumlu ...ve Turizm Geliştirme Kooperatifinde tanıtım ve satış temsilcisi olarak çalışmakta iken, müvekkili ve eşine de bu kooperatiften üyelik ve taşınmaz sahibi olması için projeden bahsettiğini ve müvekkilinin de ailesiyle birlikte davalı kooperatiften bu şekilde haberdar olduğu,
davalı kooperatifin, müvekkilinin kardeşi vasıtasıyla müvekkili iletişim kurduktan sonra müvekkilinin eşine, kooperatife üye yapma konusunda baskı kurmaya başladığını, gerçek dışı proje tanıtımları ile nihayetinde müvekkilinin tam da evlilik aşamasında olduğu bir sırada ve hatta müvekkili balayında iken, müvekkilinin ve eşinin satış ve avantajlı üyelik vaadi ve baskısıyla sıkıştırarak takip konusu paraların kendilerine gönderilmesini sağladığını, hatta öyle ki davalı kooperatifin, "ayın 15'ine kadar aldınız aldınız yoksa üyelikler tükeniyor vs." şeklindeki ibarelerle müvekkilinin üzerinde sürekli bir satış ve üye yapma baskısı kurduğunu,
müvekkilinin bu süreçte, -gerçek dışı olduğu sonradan anlaşılsa da- kendilerine oldukça avantajlı imkanlarla konut/yazlık sahibi olma imkanını vadetmesi ve yapılan psikolojik satış baskısı üzerine; kendisi eşi ve annesi için kooperatife üye olacakları ve kendilerine avantajlı daire/yazlık verileceği inancıyla kooperatif hesabına kendilerinden istenen paraları eşi ... hesabından yatırdığını, müvekkilinin eşi ve kayınvalidesi için ayrı davalar açıldığı) söz konusu paraları yatırdığında, müvekkilininin balayında olup, müvekillinin eşi ... balayından döner dönmez kooperatifin konut ve veya yazlık yapacağını söylediği projeyi,
taşınmaz yapılacak arsayı ve diğer detayları araştırmaya giriştiğini, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve ilgili belediyenin imar servisinden ayrıntıları öğrenmek için gerekli tüm incelemeleri yaptıktan sonra,
davalı kooperatifin kendilerine hileli ve gerçekleri gizleyerek tanıttıkları ve baskıcı satış politikası suretiyle bir nevi zorla üyelik satmaya çalıştığı projenin esasında yapılamayacak bir proje olduğunu anladığını, işbu dilekçe ekinde sundukları dekontlardan anlaşılacağı üzere müvekkilinin eşi ... tarafından davalı Kooperatifin hesabına ilk etapta, kendi adına devredilecek daire ve üyelik için 25.09.2023 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 27.09.2023 tarihinde de 1.000.000,00 TL gönderildiğini,
yine müvekkili adına 25.09.2023 tarihinde 1.000.000,00 TL ve bu dosyadaki müvekkilin kayınvalidesi olan ... adına ise 25.09.2023 tarihinde 1.000.000,00 TL gönderildiğini, müvekkilin eşi tarafından kendilerine kooperatif tarafından yapılacak yazlıklardan ayrı ayrı devrinin yapılacağı inancıyla yapılan işbu ödemelerin sonrasında müvekkilinin eşinin projeyi araştırması ve yapılamayacağını anlaması üzerine,
müvekkilin eşi ... derhal davalı yanla iletişime geçerek bu işten vazgeçtiklerini, henüz herhangi bir üyelik sözleşmesi de imzalamadıklarını ve gönderdikleri paraların kendisine geri ödenmesini talep ettiği ve fakat müvekkilinin oğlunun bu talebinin üzerinden uzun süre geçmesine karşın, davalı tarafından müvekkilinin gönderdiği paraların geri ödemeleri yapılmadığı gibi, kooperatifin amacı kapsamında herhangi bir faaliyette bulunulmadığı ve müvekkiline vadedilen söz konusu dairelerin de neticeten teslim edilmediği,
zira davalı kooperatifin tam da müvekkilinin eşinin araştırmaları sonucu öğrendiği gibi henüz projeye dahi başlayamadığı hatta müvekkilinin öğrendiği kadarıyla bu proje için üyelikler kapsamında davalı kooperatif tarafından 38 milyon lira toplandığı, projenin arsası 14 milyon liraya alınmış olup kalan meblağa ne olduğunun ise halen muallakta olduğu,
müvekkili ve eşinin aylarca davalı yan tarafından oyalanmasına ve kati surette üyelik işlemi de yapılmamasına karşın kendilerine 28.05.2024 tarihli yazı ile ayrı ayrı 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına davet yazısı gönderildiğini, ekte sunulu davet yazısında her ne kadar müvekkilinin söz konusu kooperatife üye yapılmış gibi genel kurula çağrılsa da, esasen müvekkiline gerekli üyelik işlemlerinin yapılmadığını, müvekkilinin, kooperatifin ana sözleşmesine imza atmadığını, hali hazırda müvekkilinin kooperatife bağlayan hiçbir imzasının da bulunmadığını,
müvekkilinin kendisini kooperatife bağlayan hiçbir imzası bulunmaması nedeniyle üyeliklerinin yok hükmünde olduğu açık olmakla birlikte müvekkili adına sahte imzalarla üyelik kaydı yapılmış olmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, şikayetlerinin halen Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sırasında işlem gördüğü,
müvekkili ve ailesi tarafından kendilerine daire/yazlık verileceğine dair gerçek dışı tanıtımlarla yapılan satış baskısı ve verilen taahhüt doğrultusunda yapılan ödemelerin kooperatif tarafından haksız şekilde kullanıldığını, kooperatifin üye olmayan kimselerden herhangi bir ödeme alması mümkün değilken toplamda 4.000.000,00 TL ödeme alındığını ancak aradan uzun süre geçmesine karşın kooperatif tarafından herhangi bir faaliyette bulunulmadığını,
davalı tarafından müvekkilinin hileli hareketler ile üyelik ve taşınmaz devri vaadiyle irade fesadına uğratılarak haksız yarar sağlamaya yönelik kooperatif dolandırıcılığı suçunun işlendiğinin düşünüldüğünü, müvekkili ve ailesi tarafından ayrı ayrı ödenen paraların iadesine yönelik olarak Seferihisar İcra Müdürlüğünün işbu davaya konu... E. sayılı takibi ile, ...
E. ve ...E. sayılı icra takipleri başlatıldığını, mevcut durumda takiplere itiraz edildiğini ve müvekkilinin de herhangi bir geri ödeme yapılmadığını, yine müvekkili ve ailesinin kooperatife resmi şekilde üyeliği yapılmamasına karşın üye gibi gösterilerek genel kurul toplantısına çağrı yazıları gönderilmesi, müvekkilinin şayet üye yapılmış ise de sahte imzalarla üyeliğinin yapılmış olduğunun düşünülmesi ve işbu suç teşkil eden eylemleri doğrultusunda müvekkilden ek ödemeler talep edileceğinin kuvvetle muhtemel olması sebebiyle, davalı kooperatife müvekkili ve ailesinin resmi bir üyeliklerinin bulunmadığı,
uhdelerinde bulunan T.C kimlik numarası, adres, telefon gibi iletişim bilgileri ile sair kişisel verilerin kayıtlarından silinmesi, sair hususlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağı 07.06.2024 tarihli yazıyla vekil olarak ihtar edilmişse de gönderilen iadeli taahhütlü yazının davalı kooperatif yetkilileri tarafından teslim alınmayarak iade döndüğü,
arabuluculuk yoluna başvurulduğu anlaşma sağlanamadığını, davalı kooperatifin müvekkilini zarara uğratmaya yönelik eylemlerini sürdürmekte olup, devam eden dava süresinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması ve müvekkilinin alacağının tahsilde akamete uğramaması adına, öncelikle davalı adına kayıtlı olduğu bilinen İzmir ili Urla ilçesi,
... parselde kayıtlı olup ihtilafa konu projeye konu edilen taşınmazın kaydına 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasının ve ayrıca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği belirtilerek açıklanan nedenlerle ve yargılamada belirecek durumlar karşısında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle davanın akamete uğramaması ve müvekkilinin alacaklarının tahsili imkanının dava sonunda ortadan kaybolmaması için;
müvekkilinin alacak miktarı ve içinde bulunduğu durum ile davalı kooperatifin açık kötü niyetli hareketleri nedeniyle, davalı adına kayıtlı olduğu bilinen İzmir ili, Urla ilçesi, ... parselde kayıtlı olup ihtilafa dair projeye konu edilen taşınmazın kaydına 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına ve ayrıca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, Seferihisar İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının kötüniyetli itirazının iptaliyle takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, takip konusu alacak likit ve davalı da açıkça kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Davacının yapmış olduğu icra takibinin ve devamında açmış olduğu davanın Kooperatifler Kanunu' nun ortaklıktan çıkmaya ilişkin hükümlerine uygun olmadığını, bu düzenlemelere göre 6 ay öncesinden Kooperatife haber vererek çıkma talebinin bildirilmesi gerekirken davacının bu yönde Kooperatif yönetimine yapmış olduğu bir bildirim bulunmadığını, davacının ödemiş olduğu giriş aidatının iadesi için önce icra takibi açtığını, sonra da işbu davayı ikame ettiğini ancak yasanın emredici hükümleri doğrultusunda Kooperatif ödemesinin iade alınması yolunun da ortaklıktan çıkma yolunun da bu olmadığını,
usule uygun olarak açılmamış olan davanın ve tüm taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkil Kooperatifin 31.03.2023 tarihinde ticaret sicile tescil edilerek kurulduğunu, halihazırda aktif olarak faaliyelerine devam eden 40 Üyesi olan bir kooperatif olduğunu, müvekkilinin baskı kurmak suretiyle üye topladığı şeklindeki iddiaların gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını, bir kooperatife yahut uzun soluklu böyle bir birlikteliğe ve bu miktarda meblağlar ödemeye hiç kimsenin baskı yolu ile ikna edilemeyeceğini, iddiaların külliyen hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davacıya kooperatifin projelerini tanıtarak satışını yapan kişi olan ...' ın halihazırda kooperatif üyesi olup davacının kardeşi olduğunu, davacının dolandırıldıkları iddiasında ise bu noktada husumet yöneltmeleri gereken kişinin kooperatif değil kardeşi ... olduğunu, milyon paritesinde meblağların bir işe yatırıldığı böyle bir olayda menfaat ve fayda temin edeceğine ikna olmayan hiç kimsenin böyle bir yatırım yapmayacağını, müvekkili kooperatifin her tür faaliyetine devam etmekte olup, sunulan projenin tümüyle yürürlükte olduğunu,
yapılan ve devam eden işler ile ilgili Genel Kurul talebinde bulunulabileceğini yahut bilgi talep edilebilecekken açılan bu davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkiline davacı tarafından yapılmış resmi, yazılı hiçbir başvuru bulunmadığını, davacı, kocası ve kayınvalidesinin Kooperatif üyeliği için ödemelerini yaptıktan sonra eski yönetimin 25.09.2023 tarihli ...-...-... numaralı kararları ile üyeliğe kabul edildiklerini, 24.10.2023 tarihinde de eski yönetim kurulunun aldığı karar ile ortaklık kayıtlarını düzenlediğini dolayısıyla bedel iadesini gerektiren bir durum söz konusu olmadığını, üyeliklerin de,
projenin de devam etmekte olduğunu, üyelik işlemlerinin yapılmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, gerçekleştirilen son Genel Kurulda Kooperatifte yaşanılan yönetim değişikliğin davacıda huzursuzluk yarattığı kanısına varıldığını, halihazırda eski yönetimden devralınan her şeyin detaylı olarak incelenmekte olup, gerek Denetim Kurulu gerekse de Bağımsız olarak anlaşılan denetçilerce kayıtların tarandığını, davacının tesadüfen öğrendiği bir kooperatife üye olmadığını, bilakis kooperatifte satış ve tanıtım konusunda bilgi sahibi ve yetkin olan kişinin kendisinin kardeşi olduğunu, haksız,
mesnetsiz ve kötüniyetli tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, Usul hükümlerine aykırı olarak ikame edilmiş işbu davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte olursa.
Kooperatifin üyelik bedelini iade etmesini gerektiren bir durum söz konusu olmadığından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş davanın reddine, müvekkilinin anılı icra takibine konu bedeli zorla, hile ile, baskı ile davacının iradesini sakatlayarak almakla suçlanmış olup, sırf bu meblağı haksız şekilde geri alabilmek için müvekkili dolandırıcılık ile dahi itham etmekte beis görmeyen davacı kötüniyetli olduğundan davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI
Mahkememiz 14/08/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
DELİLLER
1-Seferihisar İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası
UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; alacaklı ... tarafından borçlu Sınırlı Sorumlu ... ve Turizm Geliştirme Kooperatifi aleyhine, 25/09/2023 tarihinde bankadan gönderilen paranın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi talebine ilişkin 1.000.000,00-TL asıl alacak, 65.342,47-TL faiz olmak üzere toplam 1.065.342,47-TL takip çıkışı üzerinden başlatılan takip olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 11/06/2024 tarihli dilekçesi ile takibe ve borca itiraz ettiği, itiraz üzerine İcra Dairesince 11/06/2024 tarihli kararı ile İİK.'nun 62.ve 66. maddeleri gereğince takibin durdurulmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
2-Seferihisar CBS'nin ... Sr. sayılı dosyası
2-Ödeme dekontları
3-... yazışmaları, ihtarname
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak Seferihisar İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça, davalı kooperatife üyelik kaydının yapılması, üyelik sonrasında kendilerine avantajlı yazlık daire verileceği yönünde irade fesadına uğratılması sonucu davalıya davacının eşi tarafından havale edilen 1.000.000,00-TL'nin, kooperatif üyeliğinin yapılmaması (yapılan üyeliğin geçersiz olması), ortaklık için ileri sürülen vaadlerin yerine getirilmemesi sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi amacıyla 1.000.000,00-TL asıl alacak, 65.342,47-TL faiz olmak üzere toplam 1.065.342,47-TL takip çıkışı üzerinden başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali talep edilmektedir.
Davalı tarafça ileri sürülen savunmalarda, davacının ve ödemeyi yapan eşinin kooperatif üyeliklerinin gerçekleştirildiği, kooperatif yönetim kurulu kararı ile kooperatife üye olarak kabullerinin yapıldığı, davacının talebinin kooperatif üyeliğinden çıkmak olarak değerlendirilmesi halinde usulü uygun talepte bulunulmadığından davanın reddinin gerektiği ileri sürülmüştür.
Davacı tarafça başlatılan takipte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bedel iadesi talebinde bulunulduğundan uyuşmazlık kapsamında sebepsiz zenginleşme kavramına değinilmesi gereklidir.
Yargıtay HGK'nun 06/03/2024 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
"(...)Sebepsiz zenginleşme, haklı bir neden olmaksızın bir başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşme olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C.1. s. 962).
21. Sebepsiz zenginleşme davası, hukuk düzeninin bir kimseye tanıdığı bir hakkın içerdiği yetkilere aykırı şekilde veya edim ilişkisi ya da beklenmedik bir olay sonunda elde ettiği zenginleşmenin aynen veya değer üzerinden geri verilmesini amaçlar (Fikret, Eren: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2019, s. 950)
22. Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, 6098 sayılı Kanun'un 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Benzer hükümler Mülga 818 sayılı Kanun'un 61 ve devamı maddelerinde de yer almakta idi. 6098 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi; “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur” hükmünü haizdir.
23. Sebepsiz zenginleşmeyi doğuran sebep, kazandırma veya zenginleşenin müdahalesi ya da umulmayan bir olay olabilir. Zenginleşme bu olaylardan hangisinden kaynaklanırsa kaynaklansın mutlaka haklı bir sebebe dayanması gerekir. Aksi hâlde sebepsiz zenginleşme söz konusu olacaktır. Bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinde özellikle “haklı bir sebep olmaksızın” ifadesine yer verilmiş ve haklı olmayan sebep teşkil edecek hususlar örnek olarak sayılmıştır. Buna göre kazandırmaya (edime) dayanan sebepsiz zenginleşme; “geçerli olmayan sebebe” veya “gerçekleşmemiş sebebe” veyahut da “sona ermiş sebebe” dayalı olarak gerçekleşebilir.
24. Borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için birinci koşul taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşın, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır. Bir malvarlığındaki eksilme, aktifin azalması ya da pasifin çoğalması şeklinde olabileceği gibi, aktifin çoğalmasına ya da pasifin azalmasına engel olma yoluyla da gerçekleşebilir.
Başka bir anlatımla zenginleşme ancak bir başkasının malvarlığındaki fakirleşmenin karşılığı olarak ortaya çıkmışsa bir iade borcundan söz edilebilir. İkinci koşul, sözü edilen eksilmeyle çoğalma arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır. Üçüncü koşul, yine sözü edilen azalmayla çoğalmanın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Taraflardan biri, diğerine hükümsüz bir sözleşme gereğince misli mahiyette bir şey vermişse muteber olmayan sebebe dayanan bir iktisap söz konusudur.
Sözleşmedeki şekil noksanlığı, fiil ehliyetsizliği, imkânsızlık, hukuka veya ahlaka aykırılık, muvazaa gibi sebepler, butlan sebebiyle kazandırmayı geçersiz kılan sebepler olduğundan bu durumlarda kazandırma geçerli hukuki sebebe dayanmamaktadır. Dördüncü koşul ise, vukubulan iktisabın (çoğalmanın) sebepsiz zenginleşme kuralları dışında, özel bir hukuk kuralına dayanılarak iadesi mümkün olmamalıdır.
Zira böyle bir imkân varsa artık sebepsiz zenginleşme kuralları değil, sözü edilen özel kurallar uygulanır. İadenin; istihkak davası, haksız inşaat sebebiyle tazminat davası, sözleşmenin ifası davası, sözleşmeden dönme sebebiyle iade davası, vekâletsiz iş görmeye dayanan iade davası gibi yollarla gerçekleştirilmesi mümkünse, artık sebepsiz iktisap kurallarına başvurulamaz (Tekinay / Akman / Burcuoğlu / Altop: s. 734-738.
Kenan, Tunçomağ: Türk Borçlar Hukuku Cilt 1 Genel Hükümler, İstanbul 1976, s. 610-617. Kemal, Oğuzman / Turgut, Öz: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2009, s.725-740).
25. Tüm bu anlatılanlar ışığında ortaya çıkan sonuç şudur: sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup, bu borcun konusu malvarlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir.
26. Dolayısıyla sebepsiz zenginleşme nedeniyle fakirleşen tarafın zenginleşene karşı ileri sürebileceği iade talebinin dört önemli özelliği bulunmaktadır. Bunlar iade talebinin şahsi mahiyette olması, iade talebinin fakirleşenin malvarlığındaki azalmanın zenginleşene ait malvarlığındaki çoğalma oranında giderilmesini sağlaması, ayni haktan doğan bir iade talebi veya sözleşmeye dayanan bir ifa talebi varken sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir iade talebinin söz konusu olmaması ve sebepsiz zenginleşme davasının iktisapta bulunanın kusuruna ihtiyaç göstermemesidir (Tekinay/Akman/ Burcuoğlu / Altop, s. 747-749)."
HGK kararında yer verilen açıklamalar doğrultusunda, itirazın iptali davalarının takip talebine sıkı sıkıya bağlı olduğu hususu da gözetildiğinde, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen dekont ve banka kayıtlarına göre takip ve dava konusu edilen tüm ödemelerin dava dışı ... tarafından davalıya gerçekleştirildiği,
her ne kadar dekontlarda davacının ismine yer verilmiş ise de ödemenin davacı tarafından yapılmaması sebebiyle sebepsiz zenginleşmenin unsurlarından olan fakirleşme olgusunun davacının şahsında gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki davacı tarafça yapılan ödemeye karşılık kooperatif ortaklığının gerçekleştirilmediği ileri sürülmüş ise de sunulan kayıtlardan davacının ödeme sonrasında kooperatif ortağı olarak kabulünün gerçekleştirildiği,
irade fesadı olgusuna dayanılmış ise de ödemeyi yapan dava dışı 3. Bir şahıs olmakla irade fesadı olgusunun da söz konusu kişi tarafından ileri sürülmesi gerekeceği, bu anlamda davacının işbu takip ve davada aktif husumetinin bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/523, K. 2024/975, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama