KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/588
- Karar No
- 2026/20
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2026
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/588 Esas
KARAR NO : 2026/20
DAVA
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 14/08/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ----------- vergi numaralı --------- Şirketi ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı-------- arasında akdedilen sözleşmeler ile kullanılan---------- nolu ticari kredi kartı, ---------- nolu tek hesap, ---------- nolu taksitli kredi ürünü ve--------- nolu gayrinakdi tazmin ile nakit kredi ürünlerinden kaynaklanan alacağın müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin alacağın tahsili için --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü--------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu ve bir takım başkaca borçlular aleyhine 600.556,51 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 01.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05.12.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin işbu borçlu yönünden durduğu belirlendi.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi---------- hazırlamış olduğu raporda özetle; Dava dışı Asıl Borçlu --------Ş. ile temlik veren banka ------- Bankası --------- şubesi arasında; 05.11.2021 tarihinde Destek Kredisi Sözleşmesi imzalandığını, davalının 187.742,44 TL Limitli Müteselsil Kefil olarak imzaladığını, 05.05.2022 tarihinde 500.000 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi, (GKS) imzalandığını, 625.000 TL Limitli Müteselsil Kefil olarak imzaladığını, 05.09.2023 tarihinde hesabın kat edildiğini, davalının 02.10.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü, yapılan inceleme neticesinde;
şeklinde hesaplama yapıldığını, 50.235,30 TL Asıl Alacak matrahı üzerinden, yıllık %42,72 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, 40.781,13 TL Asıl Alacak matrahı üzerinden, yıllık %31,32 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, 456.704,78 TL Asıl Alacak matrahı üzerinden, yıllık %51,84 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, talep edilebileceğini belirtmiştir.
Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 547.721,21 TL olduğu, anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/588, K. 2026/20, 20 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama