KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/617
- Karar No
- 2025/347
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
Karar Metni
1.111 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/617 Esas
KARAR NO:2025/347
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 26/08/2024
KARAR TARİHİ: 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ------müvekkili arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından bu sözleşmenin müteselsil borçlu ve müşterek kefil olarak imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ve borçlulara ihtarat yapıldığını, ihtarata rağmen ödenmemesi üzerine ---- Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.----Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının dava dışı ------- ile davalıya 8.132,40 TL asıl alacak, 686,59 TL işlemiş faiz, 34,33 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 3.085,92 TL masraf olmak üzere toplam 11.939,24 TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 27.05.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.------Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının dava dışı ---- ile davalıya 8.132,40 TL asıl alacak, 686,59 TL işlemiş faiz, 34,33 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 3.085,92 TL masraf olmak üzere toplam 11.939,24 TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilemediği, ancak davalı borçlunun 27.05.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ---- hazırlamış olduğu raporda özetle.
Dava dışı asıl borçlu firma ----- ile davacı banka arasında imzalanan ---- kapsamında firmaya (100.000+480.000+1.000.000+500.000+3.000.000 = ) 5.080.000 TL limit tahsis edildiğini, imzalanan genel kredi sözleşmelerini Davalı------ (150.000+ 720.000+ 2.000.000+ 1.000.000+ 5.250.000 =) 9.120.000 TL müteselsil kefil olarak imzaladığını,------- yevmiye nolu belge ile hesabın kat edildiğini, 29.03.2024 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğünü, yapılan hesaplamalar neticesinde davacı alacaklının ------ sayılı dosyasında 6.908,44 TL asıl alacak, 688,54 TL işlemiş faiz,
34,43 TL ----- 1.128,56 TL masraf olmak üzere toplam 8.759,97 TL alacaklı olduğunu takip tarihi itibariyle taleple bağlılık ilkesi gereğince dosyasında 6.908,44 TL asıl alacak, 686,59 TL işlemiş faiz, 34,33 TL ------1.128,56 TL masraf olmak üzere toplam 8.757,92 TL alacak üzerinden takibin devamı gerektiğini,------Esas sayılı dosyasında 6.908,44 TL asıl alacak, 688,54 TL işlemiş faiz, 34,43 TL ---- 1.128,56 TL masraf olmak üzere toplam 8.759,97 TL alacaklı olduğunu takip tarihi itibariyle taleple bağlılık ilkesi gereğince dosyasında 6.908,44 TL asıl alacak, 686,59 TL işlemiş faiz, 34,33 TL -----,
1.128,56 TL masraf olmak üzere toplam 8.757,92 TL alacak üzerinden takibin devamı gerektiğini, yıllık % 78,00 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceğini belirtmiştir.Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı,
başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/617, K. 2025/347, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama