KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/849
- Karar No
- 2025/626
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/849 Esas
KARAR NO: 2025/626
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 13/11/2024
KARAR TARİHİ: 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı yana kredi tahsis edildiğini, davalının kredi borcunu ödememesi üzerine davalıya ihtar çekildiğini, ihtara rağmen davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ---------Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı,
davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.----------Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 23.058,96 TL asıl alacak, 7.383,54 TL işlemiş faiz, 114,79 TL BSMV, 60,85 ihtar gideri olmak üzere toplam 30.618,14 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 25.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 29.07.2024 tarihinde borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ------- hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı ile davacı arasında ------- imzalandığını, hesabın kat edilerek davalıya ihtar çekildiği,
24.04.2024 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; şeklinde hesaplama yapıldığını, takipte yıllık %56,64 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, talep edilebileceğini belirtmiştir.Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı,
başlatılan takibe itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
davalı ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, kullandırılan kredinin davalı tarafından ödenmediği, davacının bakiye alacağının 29.627,27 TL olduğu, anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir--------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/849, K. 2025/626, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama