KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/448
- Karar No
- 2026/243
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
1.531 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/448 Esas
KARAR NO : 2026/243
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 23/05/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkili ile borçlulardan, ---------Ş. arasında --------- üyelik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, davalıların süresinde borcu ödemediğini, müvekkili tarafından davalılar aleyhine ---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
--------- Banka Alacakları İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlular aleyhine toplam 667.836,27 TL bedel üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçlu--------05.03.2025 tarihinde, borçlu ---------- 04.03.2025 tarihinde, borçlu --------- 04.03.2025 tarihinde tebligat yapıldığı, borçlu şirkete tebligat yapılmadığı, davacı borçluların süresinde borca itiraz ettikleri, işbu borçlular yönünden takibin durduğu belirlendi.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; talep edilen alacakların, davacı banka tarafından davalıya kullandırılan, 11 adet ticari kredi kartından oluştuğunu, her bir kart için ayrı ayrı inceleme yapıldığını, banka ile davalı ---------Ş. arasında, 03.03.2023 tarihli Business Card Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar --------, --------, -------- ve dava dışı --------- tarafından 2.000.00000 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmenin imzalandığını,
yine davacı ile davalı şirket arasında 14.03.2024 tarihli ikinci bir Business Card Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ---------, --------, --------- ve dava dışı --------- tarafından 5.000.00000 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmenin imzalandığını, davacı ile davalı şirket arasında 08.03.2024 tarihli İhracatçı Kart Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ------- ,---------, -------- ve dava dışı ---------- tarafından 10.000.00000 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmenin imzalandığını,
--------- Numaralı İhracatçı Kredi Kartı yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan --------- kullanımına verildiğini, yapılan inceleme ile 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 7,72 TL olduğunu, --------- Numaralı İhracatçı Kredi Kartı yönünden;
taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan -------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 18,99 TL olduğunu, --------- Numaralı İhracatçı Kredi Kartı kartı yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan --------- kullanımına verildiğini,
15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 16,38 TL olduğunu, --------- Numaralı İhracatçı Kredi Kartı yönünden; yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan ---------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 119,12 TL olduğunu,---------- numaralı Ticari Kredi Kartı yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında,
davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan ---------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 1.732,87 TL olduğunu, ---------- numaralı Ticari Kredi Kartı yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan ---------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 480.086,95 TL olduğunu,
vadesi gelmemiş 6.910,29 TL daha borç bulunduğunu, böylece toplam borcun 486.997,24 TL olduğunu, ---------- numaralı Ticari Kredi Kartı Ticari Kredi Kartı yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan --------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 52.865,32 TL olduğunu, ----------- numaralı Ticari Kredi Kartı yönünden taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında,
davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan--------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 19,26 TLTL olduğunu, ---------- numaralı Ticari Kredi Kartı taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan --------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 48.620,71 TL olduğunu,
----------- numaralı Ticari Kredi Kartı yönünden; taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan --------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 29.904,18 TL olduğunu, --------- numaralı Ticari Kredi Kartı yönünden;
taraflar arasında akdedilen İhracatçı Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı yazılı başvurusu tarafından söz konusu kredi kartının davalı şirket adına davalılardan --------- kullanımına verildiğini, 15.01.2025 hesap kesim tarihli ekstre itibariyle toplam borç tutarının 19,20 TL olduğunu, hesabın 06.02.2025 tarihinde kat edildiğini, ---------Ş, -------- ve ---------- 10.02.2025 tarihinde, --------- 08.02.2025 tarihinde tebligat yapıldığını, yapılan hesaplama neticesinde davacının davalılar ---------Ş. ile --------- ve ---------- talep edebileceği alacak miktarının 641.940,47 TL asıl alacak,
14.251,74 TL temerrüt faizi ve 712,58 TL gider vergisi olmak üzere toplam 656.906,79 TL olduğunu, ---------- olan talep edilebilir alacağın: 641.264,10 TL asıl alacak, 16.392,22 TL temerrüt faizi ve 819,62 TL gider vergisi olmak üzere toplam 658.475,94 TL olduğunu, asıl alacak tutarları üzerinden %60,60 temerrüt faizi ve bu faizler üzerinden %5 gider vergisi talep edebileceğini belirtmiştir.Dava;
ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
davalı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının bulunduğu anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/448, K. 2026/243, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama