KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/894
- Karar No
- 2026/117
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/894 Esas
KARAR NO : 2026/117
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 01/10/2025
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı/borçlu-------- müvekkil kurum tarafından kredi/krediler kullandırıldığını, dava dışı/borçlu------- ile müvekkil kurum arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, Sözleşme hükümlerine göre;
müvekkil kurum, dava dışı-------- kredi kullandırmayı taahhüt ettiğini, müvekkil kurum tarafından dava dışı-------- kredi kullandırmak sureti ile sözleşme gereği üzerine düşeni yerine getirilmiş ancak dava dışı borçlu tarafından borç taahhüt edildiği gibi ödenmediğini, borcun ödenmemesi akabinde tüm borcun muaccel hale geldiğini ve davalı hakkında--------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyasından taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı tasfiye memuru --------- tarafından 05.02.2024 tarihinde takibe, ödeme emrine, faize ve ferilerine itiraz edildiğini,
davalının bu itirazı kötü niyetli olup tamamen borçtan kurtulmak adına yapılan bir itiraz olduğunu gözler önüne serdiğini, davalı tasfiye memurunun borca itiraz etmiş olması haksız ve kötü niyetli olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; --------- İcra Dairesi -------- E. Sayılı Dosyaya yapılan itirazın iptaline, asıl alacak tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davanın ikame edilmesi sebebiyle sarf edilen tüm yargılama giderleri ve hak edilen vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, --------- Tereke sayılı dosyasında 19.01.2012 tarihli celsede verilen ara karar ile müteveffa -------- terekesine tereke tasfiye memuru olarak atanma kararI verildiğini, davacı --------Ş. vekili -------- 01.10.2025 tarihli dava dilekçesinde;
dava dışı borçlu --------- kullandırılan kredi sözleşmeleri kapsamında doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ------- İcra Dairesi’nin -------- E. sayılı dosyasında davalı tasfiye memuru tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu iddiasıyla, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebiyle işbu dava açıldığını, davacı, kredi sözleşmelerine, noter ihtarnamelerine ve hesap hareketlerine dayanarak alacağın likit olduğunu, borcun muaccel hale geldiğini, yapılan itirazın sırf borçtan kurtulma amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürdüğünü, Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanmış olup,
davacı bankanın 37.947,44 TL tutarındaki alacağının tahsili ile %94,50 oranındaki temerrüt faizi ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep edildiği görüldüğünü, her ne kadar davacı tarafın, tasfiye memuru sıfatıyla icra takibine yapmış olduğu itirazın kötü niyetli göstermeye çalışsa da, kamu görevlisi sıfatıyla görevini kanun çerçevesinde icra eden tasfiye memurunun kötü niyetle hareket etmesi hukuken mümkün olmadığını, tasfiye memuru, temsil ettiği terekeye ilişkin borç ve alacakların hukuki geçerliliğini denetlemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle yapılan itiraz, görev sorumluluğunun gereği olduğunu,
ayrıca dava dilekçesinde taraf sıfatı bakımından çelişki mevcut olduğunu, davacı, --------- “dava dışı borçlu” olarak nitelendirmişken, buna rağmen tasfiye memurunu “davalı” gösterildiğini, davanın --------- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış olması yetki bakımından da uygun olmadığını, uyuşmazlığın doğduğu yer ve icra dosyasının bulunduğu yer --------- olduğunu, bu hususların davacıdan açıklattırılması ve yetki yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının, dosya üzerinden incelenmesi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde. “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir.
Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir.
Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.Somut olayda, davacı ile muris--------- arasında imzalanan 18.11.2012 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 53. maddesinde ihtilafların çözüm yeri olarak--------- Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili yargı mercii olarak kabul edildiği, tarafların tacir olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki şartının geçerli olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı,
ayrıca davacı bankanın adresinin ------- ilçesinde, ihtarnameyi çıkaran şubenin ---------- ilçesinde, davalı tereke temsilcisi ---------- ilçesinde, murisin ise ---------- ilçesinde olduğu, Mahkememizi yetkili kılan yasal düzenleme bulunmadığından mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/894, K. 2026/117, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama