KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/9
- Karar No
- 2025/774
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/9 Esas
KARAR NO: 2025/774
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ: 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı/ borçluya kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, davalının sözleşmeden doğan borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine -----Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borcu aleyhine---- asıl alacak, ---- işlemiş faiz ve ---- faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam ---- bedel üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya ------ tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----hazırlamış olduğu raporda özetle; taraflar arasında ----- imzalandığını, kredilere ilişkin banka tarafından ihtar çekilmediğini, yapılan inceleme neticesinde;
şeklinde hesaplama yapıldığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 25.000,00 TL asıl alacak, 8.384,58 TL işlemiş faiz ve 419,23 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 33.803,81 TL alacaklı olduğunu, %28,50 Temerrüt Faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceğini belirtmiştir.Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı,
kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
davalı ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, kullandırılan kredinin davalı tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 38.501,25 TL olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/9, K. 2025/774, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama