KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/599
- Karar No
- 2024/984
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/599 Esas
DAVA
İtirazın İptali (Verilen İpotekten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/11/2020
KARAR TARİHİ:28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali(Verilen İpotekten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı -----------arasında ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilini satıcı olarak o şirkete emtialar teslim ettiğini; davalının ise müvekkilinin alacaklarının temini için alıcı - borçlu şirket için ipotek verdiğini; dava dışı kök borçlu şirketin borcunu ödememesi sebebiyle müvekkili tarafından gerekli ihtarların yapıldığını, borç yine ödenmeyince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ----- dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, müvekkilinin bu ipoteği dava dışı şirketin ''çek ve senet'' borcundan ötürü verdiğini, diğer borçlardan sorumlu olmadıklarını; davacının alacağı çek yada senede dayanıyorsa onunda zaman aşımına uğramış olacağını bu nedenle davanın reddi gerektiğini; kaldı ki ipoteğin paraya çevrilmesinden önce yasa gereği ihtar çekilmesi gerektiğini, böyle bir muacceliyet ihtarının da yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davası olup, davacı taraf davalı tarafından verilen ipotek teminatının paraya çevrilmesi için 600.000,00 TL ipotek bedeli üzerinden icra takibi başlatmış, davalı süresi içinde bu takibe borcum yoktur şeklinde itiraz etmek suretiyle takibi durdurmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Her ne kadar davalı taraf ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten evvel muacceliyet ihtarı olmadığını bildirmiş ise de;
davacı taraf muacceliyet ihtarlarını dosyaya sunmuş olup bu şartın gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.Mahkememizce tapudan taşınmazın tapu kaydı ve ipotek akit tablosu getirtilmiş olup; ------- üzerindeki ipoteğe konu taşınmazın akit tablosunda çek ve senetle ilgili bir sınırlama olmayıp,---- davacı şirket nezdinde doğacak her tür borcu için 600.000,00 TL limitle ipotek tesis edildiği görülmüştür.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin gerek başlatılması gerekse miktarı yönünden-------davacı şirkete bir borcu olması ve borcunun miktarının da takiple uyumlu olması gerekmektedir.
Bu hususun kontrolü mahkememizce öncelikle -------- ticari kayıtlarının incelenmesine, bu inceleme bittikten sonrada davacı kayıtlarıyla karşılaştırılması gerekli görülmüş; dava dışı kök borçlu şirketin kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmış ise de söz konusu şirketin kayıtlarının ibraz edilmediği görülmüştür. Mahkememizce HMK 221 anlamında ihtarlı davetiye de gönderilmiş olup, o şirketin 19/11/2015 tarihinde sicilden terk edildiği öğrenilmiştir.
Sicilden terk edilen şirketlerin davada taraf olması halinde o dava yönünden ihyası yoluna gidiliyor ise de; ------- davamızda taraf olmadığı bu nedenle ihyası için davacıya süre verilemeyeceği ancak şirket sicilden terkin edilse dahi TTK gereği kayıtlarının 10 yıl saklanması gerektiği, saklamak ile de şirket yöneticisi --------- sorumlu olacağı değerlendirilerek bu şahsın mernis adresine tebligat yapılmış, kayıtları ibraz etmesi, ibraz edemez ise davalı bu davayı kaybederse davalı tarafından kendisine sorumluluk davası açılabileceği hatırlatılmış ancak yine kayıtlar ibraz edilmemiş olup;
mahkememizce artık dava dışı şirketin kayıtları incelenemeyeceği anlaşıldığından, davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmiş, uzman mali müşavir bilirkişi takip anında davacının kendi kayıtlarına göre toplam 602.956,97 TL alacaklı olduğunu rapor etmiştir.
Davalı vekili her ne kadar söz konusu bu rapora dava dışı kök borçlu şirketin kayıtları incelenmediğinden dolayı itiraz etmiş ise de; bizzat duruşmada ''o şirket terkinden evvelde defter tutmuyordu, terkin edilemeden çok daha önce ticari faaliyetlerini sona erdirmişti, bu nedenle ticari defterleri incelemeniz mümkün değildir'' şeklinde beyanı da nazara alınarak bu hususun mümkün görülmediği, borca ipotek veren olarak söz konusu borcun ödendiğinin ispatının kendisinde olduğu, davalının bu ispat külfetini yerine getiremediği; ancak borç ödedikten sonra kendisine kök borçlu şirkete rücu edebileceği nazara alınarak;
Mahkememizce borcun ödenmediği kabul edilmiş, davacı alacaklarını takip tarihi itibarıyla icraya koyduğu ipotek bedelinin üzerinde alacaklı olduğu kabul edilmiş; bu kabule göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip haklı görülerek itirazın iptaline karar verilmiş; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe konu alacak likit olduğundan ve itirazda haklı bulunmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına da karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/599, K. 2024/984, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama