KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/403
- Karar No
- 2023/280
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2023
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/403 Esas
KARAR NO : 2023/280
DAVA
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 05/04/2023
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili -----bankacılık faaliyetleri sürdürmekte ve alanında ülkemizin en büyük ve güvenilir kurumları arasında kendine yer bulduğunu, müvekkilinin yürüttüğü bankacılık faaliyetleri çerçevesinde davalı ------ talebi üzerine söz konusu şahıs ile Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve ticari kredinin davalıların hizmetine sunulduğunu, İşbu sözleşmeleri davalı ----- müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu,
ancak davalı şahıs ve davalı kefil ilerleyen zaman içerisinde Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan ------ no'lu taksitli ticari kredi ödemelerini kanuni süreler içerisinde ödemediğini, müvekkili banka tarafından ise ------.
Noterliği 07.02.2022 Tarihli, ------ Yevmiye No'lu ihtarnamesi keşide edilerek davalı şahıs ve davalı kefile gönderildiğini, İlgili ihtarname ile müvekkili banka ile akdedilen sözleşmelere konu borçlarının 02.02.2022 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiği ihtar edildiğini, İhtarname tebliğ edilmesine rağmen borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıların, borcunu ödeme konusunda temerrüde düştüğünden haklı alacaklarının tazmini için ----- Esas sayılı dosyası ile yasal işlemler başlatıldığını,
davalılar tarafından işbu icra takibine itiraz edildiğini belirterek ------Esas Sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, davalıların kötü niyetli davranışının %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra-inkar ve kötü niyet tazminatı ile karşılık bulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine icra müdürlüğünde yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca davalının itirazı nedeniyle itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Mahkememizce, uyuşmazlığın davalı şirket ile davacı banka arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının da sözleşmede kefil olduğu, sözleşmeye istinaden şirkete kredi kullandırıldığı itilafsız olup, itilafın kefaletin geçerli olup olmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı ve takip anında borcun muaccel olup olmadığı,
muaccel ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Dava dosyasının bilirkişiye tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir.Bilirkişi 13/02/2023 tarihli raporunda; banka ile taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri çerçevesinde -----ile kefalet ilişkisi kurulduğu, davalının asıl borçlu ------Firmasına kullandırılan krediler ile borç doğmuş olduğu, 25/02/2022 tarihi itibarı ile yapılan hesaplama sonucunda davacı bankanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 135.514,40 TL alacaklı olarak tespit edildiği, takip tarihinin 01/03/2022 olduğu,
ancak bankanın 25/02/2022 tarihi itibarı ile takip talebinde bulunduğundan banka alacağının bankanın talebi doğrultusunda 25/02/2022 tarihi itibarı ile banka alacak tespitin yapıldığı, 25/02/2022 tarihinde başlamak üzere 131.996,36 TL tutarındaki asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %70,80 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalıdan istenebileceği, rapor edilmiştir.Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre.
Davacı banka ile davalı ------.arasında 29.08.2019 tarihli Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının ise bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca ödeme emrine itiraz dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalıların imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın 135.514,40 TL olduğunu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, borçlu şirketin firma kaydının çıkarıldığı, davalı ----- sözleşmenin akdedildiği tarihlerde şirket yetkilisi ve ortağı olduğu; bu nedenle kefil olması için eş rızasının aranmayacağı; şirket ortak ve yöneticilerinin şirket için çekilen krediye eş rızası olmaksızın verdikleri kefaletlerin geçerli olduğu;
keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/403, K. 2023/280, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama