KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/449
- Karar No
- 2024/960
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.787 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/449 Esas
KARAR NO: 2024/960
DAVA
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 14/06/2022
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle. Davalı-borçlular ----- ve kefili diğer davalı--- ile itirazın iptalini isteyen müvekkili --------mevduat hesabı asıl alacağından ve iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çek sorumluluk bedellerinden kaynaklanan müvekkili banka alacağının ödenmemiş olduğunu, Davalılar;
borçlu şirket ve kefili ilgili bankacılık ürünlerinden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek müvekkili banka ile akdedilen sözleşmeleri de ihlal ettiğinden davacı bankanın alacağının tahsil edilebilmesi amacıyla davalı aleyhinde ilamsız icra takibi yolu ile takibe geçildiğini, -------sayılı dosya ile ikame olunan takip dosyasında ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlular süresinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz etmek suretiyle takibin durdurulmasına sebebiyet verdiklerini, Davalı borçluların takibe itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu,
Davacı -------- tarafından davalı-borçlulara ihtarname keşide edilerek ilgili hesapların kat edildiği bildirildiğini, Davalı borçluların borcu ödememesi üzerine icra takibine geçildikten sonra da borca, faizine ve fer’ilerine itiraz etmesi alacağın tahsilini geciktirme amacını taşımakta olduğunu, Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmelerin sonundaki “Müşterek Hükümler” gereği,
banka kayıtlarının kesin delil olması ve kredi hamillerinin bunlara karşı tüm def’i ve itiraz haklarından peşinen feragat etmeleri nedeni ile yazılı delil sözleşmesi niteliği taşıdığından banka kayıtları esas alınarak İ.İ.K. madde 68 uyarınca muaccel olan alacaklarının itiraz eden borçlunun itirazının iptali ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ----------sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, ------------ Sayılı dosyasının --- çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen --------- çek yaprak bedeli, --- nolu hesaptan kaynaklanan, ----- nolu kredi kartından kaynaklanan toplam--- tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;
uyuşmazlığın, davacı banka ile davalı ----- akdedilen ve diğer davalı İbrahim ------ kefil olduğu ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklı alacak ve iadeedilmemiş/karşılıksız yazılmış çek sorumluluk bedelleri nedeniyle davacı tarafından başlatılan takibe davalıların --------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine yönelik olduğu görülmüştür.
Tarafların delilleri toplanarak, bankacı bilirkişiye dosyanın tevdi ile bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Yukarıdaki açıklamalarımızın ışığında; konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere ayrıntıları aşağıda verilen inceleme ve tespitlerimiz sonucunda ; Davacı banka ile Davalı Asıl borçlu ----------arasında aşağıda dökümü yapılan Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, GENEL KREDİ
TARİH ASIL BORÇLU KEFİL KEFİL SÖZLEŞME LİMİTİ AÇIKLAMA SÖZLEŞME LİMİTİ ------- 625.000,00 TL EK: -------çerçevesinde ------- ile kefalet ilişkisi kurulduğu, -------- firmasına kullandırılan kediler ile borç doğmuş olduğu; -------- tarihinde imzalandığı. Dava Dosyasına sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede.
Yasaya uygun olarak Kefilin , sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğu, eş rızası alındığına dair evrakların dava dosyasına sunulmadığı tespit edilmiş olduğu. 6098 S.lı Türk Borçlar Kanunu (Yeni) 584. Maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 584 üncü maddesine eklenen madde “Ek fıkra : 28.3.2013-6455 S.K. / m.77 kapsamında.
Konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı HMK’nun 282,Md.‘de nazara alınarak, Kefaletin kabulü Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu;
Davacı bankanın Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; Banka Talebi Bilirkişiliğimiz Talep Edilebilecek Kredi Toplamı ( TL ) Tespiti ( TL ) Alacak Asıl alacak--------No'lu Ticari Hesap Kredisi ) ----alacak ------ Toplam --------- alacaklı olarak tespit edilmiş olduğu,
Takip tarihinden başlamak üzere 14.665,11 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 16,75 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, Ancak.
5464 sayılı yasanın 26/2.mad. gereği ----itibaren de ---- tarafından belirlenen dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması Hususu Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ÇEK DEPO TALEBİNE İLKİŞKİN net bir ifadeye rastlanılamadığı, asıl borçlunun gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle aşağıdaki Yargıtay içtihatı doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde olduğu/olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu o Sayın mahkemenizce kabul görmemesi halinde;
tespiti yapılan 2 adet çek yaprağı için Dava Dışı asıl borçlu --------- firmasından ----- depo talebinde bulunabileceği takdiri sayın mahkemenin takdirinde olduğu Tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığını bildirmiştir. Mahkememizin 10/07/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca.
HMK 281 maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek suretiyle ve çek koçanlarına ilişkin hesaplama yapılmak üzere (takibe konu çek koçanlarının hangisinin iade edilip edilmediği, edilmiş ise tarihleri ve takip tarihi itibari ile iade edilmeyip takibe yansıyacak alacak bulunup bulunmadığı hususlarının ayrı ayrı belirtilerek) dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez ek raporda özetle.
Yukarıdaki açıklamalarımızın ışığında; konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere ayrıntıları aşağıda verilen inceleme ve tespitlerimiz sonucunda.
Davacı banka ile Davalı Asıl borçlu ------arasında aşağıda dökümü yapılan Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,GENEL KREDİ TARİH ASIL BORÇLU KEFİL KEFİL SÖZLEŞME LİMİTİ AÇIKLAMASÖZLEŞME LİMİTİ --------------İmzalanan kredi sözleşmeleri çerçevesinde----- ile kefalet ilişkisi kurulduğu, -----firmasına kullandırılan kediler ile borç doğmuş olduğu; ------ Sözleşmesinin ----- tarihinde imzalandığı. Dava Dosyasına sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede.
Yasaya uygun olarak Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğu, eş rızası alındığına dair evrakların dava dosyasına sunulmadığı tespit edilmiş olduğu. 6098 S.lı Türk Borçlar Kanunu (Yeni) 584. Maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 584 üncü maddesine eklenen madde “Ek fıkra : 28.3.2013-6455 S.K. / m.77 kapsamında.
Konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı HMK’nun 282,Md.‘de nazara alınarak, Kefaletin kabulü Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu;
Sayın Mahkeme tarafından Borcun kabülü yönünden; Davacı bankanın Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; Banka Talebi Bilirkişiliğimiz Talep Edilebilecek Kredi Toplamı ( TL ) Tespiti ( TL ) Alacak Asıl alacak ( ------Asıl alacak---- ---- alacaklı olarak tespit edilmiş olduğu, Takip tarihinden başlamak üzere 14.665,11 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 16,75 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, Ancak; 5464 sayılı yasanın 26/2.mad. gereği 01.06.2006’dan itibaren de --------tarafından belirlenen dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması Hususu
Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ÇEK DEPO TALEBİNE İLKİŞKİN net bir ifadeye rastlanılamadığı, asıl borçlunun gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle Yargıtay içtihatı doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde olduğu/olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğuo Sayın mahkemenizce kabul görmesi halinde;
tespiti yapılan 2 adet çek yaprağı için Dava Dışı asıl borçlu ----------- depo talebinde bulunabileceği takdiri sayın mahkemenin takdirinde olduğu Tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinindeğerlendirilmesi Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, Keyfiyetini, 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın
Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesini beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı ------- tarihinde akdedilen ve diğer davalı -----kefil olduğu ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklı alacak ve iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çek sorumluluk bedelleri nedeniyle davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan -------- sayılı takibe davalıların itiraz etmesi sonucu eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra dosya gerekli hesaplamaların yapılması için bankacı bilirkişine tevdi edilmiş, hazırlanan kök ve ek raporlarda; davacı bankanın ----- asıl alacak talep edebileceği, ancak 5464 Sayılı Yasanın 26/2.mad. gereği 01.06.2006’dan itibaren de ------ tarafından belirlenen dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ÇEK DEPO TALEBİNE İLKİŞKİN net bir ifadeye rastlanılamadığı,
asıl borçlunun gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle Yargıtay içtihatı doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde olduğu/olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu o Sayın mahkemenizce kabul görmesi halinde; tespiti yapılan 2 adet çek yaprağı için Dava Dışı asıl borçlu--------- depo talebinde bulunabileceği takdiri sayın mahkemenin takdirinde olduğu tespiti yapılmıştır.
Öncelikle bilirkişi raporunda her ne kadar çek depo bedelinden davalıların sorumlu olmayacağı tespit edilmiş ise de, davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen ve dosyaya sunulan çek hesabı açılış sözlemesi dikkate alınarak davacının çek depo bedelini de talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiş, buna göre bilirkişi raporunda belirtilen iki çek depo bedeli miktarı 5.340,00 TL'yi davacının talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bununla birlikte, diğer kalemler yönünden hazırlanan raporun yasal mevzuata uygun olarak hazırlandığı görülmüş, davalı ----- şirket yetkilisi olması nedeni ile kefaletinde eş rızası aranmayacağı bu sebeple kefaletinin geçerli olduğu gerekesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının sözleşme olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalıların itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/449, K. 2024/960, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama