KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/451
- Karar No
- 2024/635
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
Karar Metni
1.251 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/451 Esas
KARAR NO: 2024/635
DAVA
Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 14/06/2022
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacılar vekili, 01/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı kamyonetin davacı anne baba ---- oğulları diğer davacıların kardeşi olan ----- kullandığı bisiklete çarptığını; kazada tamamen davalı sürücünün kusurlu olduğunu; kaza nedeniyle ---- öldüğünü; davalı sürücünün olay yerinden kaçtığını, alkollü olduğunun bilahare öğrenildiğini, kazaya karışan -----------olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise kaza tarihinde bu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olduğunu belirterek;
davalıların kusurlu aracın sürücüsü maliki ve zorunlu sigortacısı olarak destekten yoksun kalan anne ve babanın zararından sorumlu olduklarını belirterek anne ve baba için fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.000,00 'er TL maddi tazminat ile, olaydan dolayı manevi yönden üzülen ve halen perişan durumda olan anne baba için 200.000,00'er TL, davacı kardeşler için 100.000,00'er TL manevi tazminat talep ettiklerini bildirerek; maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan; maddi tazminat yönünden avans faizi uygulanarak,
manevi tazminatlar yönünden yasal faiz uygulanarak müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare bilirkişi raporundan sonra destekten yoksun kalma tazminatını anne için 356.915,20 TL ye, baba için 251.991,83 TL ye yükseltmiş, ıslah harcını da karşılamıştır.
SAVUNMA
Davalı sigorta şirketi vekili, kaza tarihinde --- plakalı aracın zorunlu sigortalısı olduklarını; ancak müvekkili şirkete iş bu davayı açmak için başvuru şartının gerçekleşmediğini; davacıların her ne kadar davadan önce ödeme isteyerek başvurmuşlar ise de; mevzuat gereği istenen belgelerin tamamı temin edilerek yapılan bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden usulden reddi gerektiğini; kusurun davalı sürücüde olduğunu kabul etmediklerini; kusur yönünden mutlaka usulünce rapor alınması gerektiğini; istenen maddi tazminatında fahiş olduğunu, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları incelenerek gerçek zararın mutlaka dikkatlice incelenmesini talep etmiş; davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılar davaya cevap vermemişler, duruşmaları da takip etmemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkindir. --- tarihli kazada davalı sürücü----plakalı araç ile, davacıların miras bırakan ---- kullandığı plakasız bisikletin çarpıştığı, kazadan sonra ------ yaralı olarak hastaneye kaldırılıp, 16 saat kadar sonra kazada aldığı yaralar neticesinde öldüğü ihtilafsızdır.
Trafik kazalarından meydana gelen maddi zararlardan; araç sürücüsü TBK'nın haksız fiil hükümleri gereğince, aracın maliki (işleteni) Karayolları Trafik Kanunu'nun araç maliklerinin objektif sorumluluğuna ilişkin hükümleri gereğince, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ise sigorta poliçesi gereğince müteselsilen sorumludurlar. Elbette bu sorumluluk davalı sürücünün kazadaki kusur oranı ile sınırlı, sigorta şirketi yönünden ayrıca poliçe limitleri ile de sınırlıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kazayla ilgili olay yeri tespit tutanağı, zabıta ifadeleri, hastane evrakları, sigorta poliçesi ve ekleri getirtilmiş,Öncelikle kaza yönünden makina-trafik bilirkişisi --- ve davalı sürücünün aynı zamanda alkollü olduğu dosya kapsamında yansıdığından nöroloji uzmanı ----- müşterek rapor alınmış; bilirkişiler 03/07/2023 tarihli raporlarında nörolojik açıdan kazanın sırf alkolün etkisiyle meydana gelmediğini; ölen ---- idaresindeki plakasız bisikletin köprü üzerinde yaya yolunda seyretmesi gerekirken dar banket üzerinden bisikletini sürdüğü,
karşıdan gelen -------plakalı kamyonetin çarpması sonunda da vefat ettiği sebebiyle kazada KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazadaki kusur oranının %60 olduğu; davalı sürücünün de 1,85 promil alkollü olduğu halde araç kullandığı, köprü üzerinde seyrederken aracın hızını yol ve trafik şartlarıyla aracın teknik özelliklerine göre ayarlamadığı; banket üzerinde seyreden bisiklete çarpmasında KTK 48-52/b ve KTY 97-52/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği,
kazada %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar ve olayla ilgili kaza tespit tutanağında tüm kusurun davalı sürücüye ait olduğuna dair raporun çelişmesi nedeniyle mahkememizce---- rapor alınması yoluna gidilmiş, ---- %60, davalı sürücünün %40 kusurlu olduğunu tespit etmiş, Olayla ilgili -----sayılı dosyasında da davalı sürücünün tali kusur ile kazaya karıştığı kabul edilip, bu kabulün ---- raporuna dayandırıldığı;
her iki rapor arasında bir çelişki bulunmadığı mahkememizce belirlenmiş bu nedenle davalı taraf maddi ve manevi tazminata mahkum edilirken sadece kusur oranları olan %40'a isabet eden miktarlar yönünden sorumlu tutulmuştur.
Mahkememizce ölen desteğin kazanç durumu araştırılmış, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan raporlar annenin 356.919,20 TL, babanın ise 251.990,83 TL destekten yoksun kaldığı hesaplanmış; davalı sigorta şirketine poliçe limiti nedeniyle bu miktarlardan davacı anne yönünden 240.316,97 TL ile, davalı baba için ise 169.683,93 TL ile sorumlu olacağı rapor edilmiş;
mahkememizce gerek hesaplama şekli gerekse rapor nedenleri yönünde aktüer bilirkişi raporu da kabule şayan bulunmuş, hükme esas alınmıştır.Manevi tazminat yönünden mahkememizce tarafların araştırılan sosyo-ekonomik durumları, olayda davacı anne ve babanın genç yaşta olan çocuklarını yitirmeleri, diğer davacıların kardeşlerini yitirmeleri sonunda uğradıkları elem ve üzüntü, kazanın meydana geliş şekli ve kusur durumları nazara alınarak; manevi tazminatın bir cezalandırma aracı olmadığı, ancak ölenin yakınları içinde bir nebze üzüntülerini giderici miktarda olması gerektiği nazara alınarak;
kusur yönünden indirimde uygulanmak suretiyle anne ve baba için 50.000,00'er TL, kardeşler için 25.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.Kararda, davacı taraf her ne kadar maddi tazminat yönünden avans faizi uygulanmasını talep etmiş ise de; bunun için kazaya karışan her 2 aracında ticari araç olması gerektiği nazara alınarak yasal faize hükmedilmiş;
sigorta dışındaki davalılardan yapılacak tahsilatlardan kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta şirketine ödeme için başvurulduğu tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle oluşan 08/01/2021 temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/451, K. 2024/635, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama