KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/565
- Karar No
- 2024/936
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
2.085 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/565 Esas
KARAR NO: 2024/936
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 27/07/2022
KARAR TARİHİ: 13/11/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan davaya konu icra takibinde davalı banka ile 1.000.000 TL üzerinden genel kredi sözleşmesinin akdedildiğini, ancak bankadan çekilen kredi tutarının icra takibinden çok daha düşük olduğunu, bankanın, müvekkilinin iflasa sürüklenmesi sonucu ipotek değerince takibe soyunduğunu, alacak miktarının çok üzerinde bir bedeli tahsil etme amacı güttüğünü, davalı bankanın kötü niyetli olduğunu,
alacaklı bankanın hesap kat ihtarı gönderildiği dahi anlaşılmadığı gibi kat ihtarına ait tebliğ şerhi dosyada bulunmamasına nedeniyle ilamsız takip yoluna gidilmesi gerekirken icra emri gönderilmesinin ve icra takibinin ilamlı olarak açılıp borçluya icra emri gönderilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davalı bankaya borcu olduğunu, aksinin iddia edilmediğini, ancak borcunun bankanın iddia ettiği bedeller ile uyuşmadığı gibi bankanın fahiş faiz ve feri giderlerin de bilirkişi marifeti ile hesaplanmasının gerekmekte olduğunu,
bilirkişi marifeti ile yapılacak hesaplamalar sonucu HMK m. 107'ye göre açmış oldukları bu davada eksik harcı tamamlayacaklarını davalı bankanın bahsi geçen konutları 399 bin TL gibi komik bir rakama uhdesine aldığını, bu konutların piyasa değerinin ise 2 milyondan fazla olduğunu, bu durumda dahi müvekkili şirketin davalı bankaya hala borcunun olduğunun görünmekte olduğunu, davalı bankanın sebepsiz zenginleştiğini, satış mahallinde ihaleye fesat karıştırıldığını, bu haksız alıma karşılık taraflarınca ihalenin feshi davasının açıldığını, bu davanın ----- esas numarası ile derdest durumda olduğunu, beyan ederek,
davacının davalıya ----- sayılı dosyasından dolayı HMK m.107'ye göre ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL borcu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile davacının uğradığı zararın, borcu olmadığı tespit edilen miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Davacının, dava dilekçesinde, ---- esas sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin çekilen kredinin üzerinde olduğu beyan ederek, dosya borcunun olmadığının tespiti ile alacağın 96 20 'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesini talep ettiğini, davacının iddia ve itirazlarının yasaya ve usule aykırı olduğunu, banka alacağının belirlenebilir olduğunu davanın 10.000 TL bedel üzerinden belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının kredi borçlusu olduğunu, müvekkili bankadan kullanmış olduğu krediye ilişkin tüm bilgilere vakıf olduğunu,
müvekkili Banka ile davacı ------arasında imzalanan---- istinaden davacı borçluya ticari kredi kullandırıldığını, firma yetkilisi ------ müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlunun kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile borçlu firma ve müteselsil kefile ------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini ancak verilen sürede borcun ödenmediğini, böylece alacağın muaccel hale geldiğini ve borçluların temerrüde düştüğünü,
borçlu firmanın kullanmış olduğu kredinin teminatında yer alan ----- adına kayıtlı taşınmazların ve ipotek bilgilerinin,------ numaralı dubleks mesken vasıflı taşınmaz üzerinde -------- Bölüm numaralı dubleks mesken vasıflı taşınmaz üzerinde ------derece ipotek olduğunu, ödenmeyen kredi alacağının tahsil ve tasfiyesi amacıyla davacı asıl borçlu firma ve ipotekli taşınmaz maliki aleyhine---- tarihinde----- alacak tutarı üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibin başlatıldığını, ------ Talimat dosyasından 05.01.2022 tarihinde gerçekleşen ihale neticesinde ------- bağımsız bölün numaralı taşınmazın 400.000 TL bedelle,
------ bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 399.850 TL bedelle alacağa mahsuben müvekkili bankaya ihale edildiğini, ipotek alacaklısı olan müvekkili bankanın, muaccel hale gelen ve ödenmeyen alacağının tahsil ve tasfiyesi için kendisine tanınan ayni bir hak olan ipotek hakkına binaen yasal takip işlemlerine başladığını ve ipotek limiti dahilinde taşınmazları ihale ettiğini, icra dosyasında, asıl borçlu firma ve ipotekli taşınmaz malikine yapılan tüm tebligatların borçluların ---- ipotek resmi senetlerinde bildirilen adreslerinde bulunamadığından iade döndüğünü ve Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve 35. maddesine göre tebliğ edildiğini,
bununla birlikte ihalenin gerçekleştiği tarihten aylar sonra açılan işbu davanın davacının kötü niyetle hareket ettiğini ortaya koymakta olduğunu, davacının ----- kredi kullandığını, --- tarihli ihtarnamede ise 872.371,62 TL alacağın ödenmesinin talep edildiğini, ------- alacak tutarı üzerinden takibe geçildiğini, müvekkili bankanın alacak miktarının üzerinde aşkın bir alacak miktarını talep etmediğini, bu husustaki iddiaların haksız olduğunu, somut olayda davacının genel kredi sözleşmesi ve ipotek resmi senedinde bildirdiği adresin aynı olduğunu,
ihtarnamenin söz konusu adrese gönderildiğini ve davacı tarafından ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılması akabinde yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, huzurdaki davaya konu itirazın süresinde yapılmadığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip dosyasının kesinleşmiş, ihale gerçekleşmiş ve tescil işlemleri tamamlanmış iken davacının bu icra dosyası kapsamında borçlu olmadığını iddia etmesinin usule aykırı ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca, davacı firmanın ----- kayıtları incelendiğinde iflasa dair herhangi bir ilan olmadığının görüleceğini, --------,
24/d maddesinin “Banka alacağının kısmen veya tamamen muacceliyet kazanması halinde, kısmen veya her türlü alacağı için borçlu Müşteri ve kefil/kefillerden geri ödeme yapılmasını isteyebilir, gerekli görürse yasal yollara başvurabilir.” ve 4/c maddesinin “Müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanır. Temerrüt faizi akdi faiz oranına azami *6100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.
Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise temerrüt faizi cari faiz oranına azami 96100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.” ve 4/f maddesinin “Faiz, kur farkı, komisyon, ücret ve masraflara ilişkin,-------- yükümlülüklerinin vergi dairesine ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın Müşteriye aittir.” hükümlerine havi olduğunu, belirtilen sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere davacı asıl borçlunun sözleşme dahilindeki alacak kalemlerinden sorumlu tutulduğunu,
---------- 4/d maddesinde “Bankanın kullandırılacak kredinin ine göre sabit faiz uygulamasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olduğu, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışların aynen Müşteriye yansıtılacağı” davacı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, takipte talep edilen faiz, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranının da taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, Yasa ve sözleşme hükümleri karşısında, faize ilişkin müvekkil banka uygulamasının, yasaya uygun olduğunu,
tacir olan davacının takibe itirazlarının haksız olduğunu savunarak, açıklanan nedenlerle ve resen göz önünde bulundurulacak hususlar neticesinde, haksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, haksız dava açan davacı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davalı ---- ile davacı ----arasında, dava dışı --- müteselsil kefalet ile, ---- akdedilmiştir.
Celp edilen ----sayılı takip dosyasının----- kayıtlarının celp olunarak yapılan incelemesinde; davalı -----Vekili tarafından, davacı - asıl borçlu ---- ve dava dışı ipotek borçlusu ------ aleyhine, ------ tarihinde, “takibe konu ipoteklerin Banka'nın sair kredilerinden doğmuş ve doğacak alacak ve risklerinin de teminatını teşkil ettiğinden o alacak ve riskler için de ipoteklere başvurma ve fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarını talep hakları saklı kalmak, Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi, masraflara mahsup edilmek ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla,
874.808,44 TL toplam alacağın 784.841,92 TL asıl alacak kısmına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %26 oranında temerrüt faizi, takip tarihinden sonra temerrüt faiz oranı değiştiği takdirde değişen oranda hesaplanması, faizin %5'i oranında gider vergisi, icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili, ayrıca gayri nakdi krediden kaynaklanan 13.350,00 TL meri gayri nakit çek riskinin Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince aynen depo edilmesi,
gayri nakit riskin takip tarihinden sonra kısmen veya tamamen tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren işleyecek %26 temerrüt faizi, faizin %5'i oranında gider vergisi, icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte, ipotek bedeli ile sınırlı olarak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili talebiyle”-----yevmiye sayısı ile üzerinde ----- 1. derece ipotekler bulunan,----- bağımsız bölüm numaralı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazların paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;
uyuşmazlığın ------ dosyasının davacının şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacının borçlu olup olmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
davalı------takip tarihi itibariyle, a)---- numaralı taksitli ticari kredi ve --------- numaralı çek kredisi ile ilgili olarak 32 adet karşılıksız çek için, çek hamillerine ödenen garanti bedellerinden kaynaklanmış.
784.841,92 TL asıl alacak, 81.727,46 TL faiz ve 4.086,37 TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere; toplam 870.655,75 TL alacağının olduğu, davalının ödeme emrinde yazılı alacak talebinin 874.808,44 TL olduğu, davalı --------tarafınca hesaplanan 870.655,75 TL toplam alacağı ile davalı bankanın icra ödeme emrinde yazılı 874.808,44 TL toplam alacak talebi arasındaki 4.152,69 TL aleyhte farkın; davacı ---------tarihinde temerrüde düşmesine rağmen; davalı bankanın 02.12.2020 kat tarihinden itibaren % 26 oranından temerrüt faizi işletmesinden ve talep etmesinden kaynaklandığı,
davalının temerrüt tarihine kadar olan süre için cari faiz oranından akdi faiz talep edebileceği, ancak ----- numaralı taksitli ticari kredinin gecikmiş taksitleri için ----maddesine göre gecikme faizi de talep edebileceği, b) Davalı ---- davacı--------- verilen çeklerden, davalı bankaya iade edilmemiş, davacı şirket uhdesinde bulunan, davacı şirket tarafından keşide edilmiş ve karşılıksız yazılmış çekler sebebiyle, raporumun 11/b maddesinde dökümü bulunan çek yaprakları ile ilgili olarak,
5941 s. Çek Yasası gereğince, çek hamilerine ödenmesi garanti edilen miktarlardan kaynaklanan, 2.225 TL x 6 adet — 13.350 TL gayri nakdi riskinin (alacağının) olduğu, davalı bankanın, ---- ------- başlıklı 20. maddesi uyarınca, 6 adet çek yaprağı için, davacıdan 13.350 TL'nin depo edilmesi talebinde bulunabileceği, mahkememizin ---- dava tarihi itibariyle, a) ---- numaralı taksitli ticari kredi ve ------ numaralı çek kredisi ile ilgili olarak 33 adet karşılıksız çek için, çek hamillerine ödenen garanti bedellerinden kaynaklanmış.
492.334,99 TL asıl alacak, 33.068,50 TL faiz ve 1.653,43 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere; toplam 527.056,92 TL alacağının olduğu, b)Davalı-------, davacı------- verilen çeklerden, davalı bankaya iade edilmemiş, davacı şirket uhdesinde bulunan, davacı şirket tarafından keşide edilmiş ve karşılıksız yazılmış çekler sebebiyle, raporumun 12/b. maddesinde dökümü bulunan çek yaprakları ile ilgili olarak, 5941 s. Çek Yasası gereğince, çek hamilerine ödenmesi garanti edilen miktarlardan kaynaklanan, 2.225 TL x 5 adet — 11.125 TL gayri nakdi riskinin (alacağının) olduğu,
sonuç ve kanaatine varılmış olup, davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile talepleri ve davalının cevap dilekçesindeki savunmaları ile taleplerinin hukuken değerlendirilmesi ve takdiri ve bilcümle hukuki tavsif ve takdiri mahkememize ait olmak üzere, yapmış olduğu tespit ve hesaplamalar ile görüşünü bildirmiştir. Davacı vekilince dava ıslah edilmiştir.
Davalı banka tarafından davacı aleyhine -------- sayılı dosyasında takibe başladığı, davacı ile davalı arasındaki genel kredi sözleşmesi ipotek belgeleri, icra dosyaları temin edilmiş, dosya alanında uzman bankacı bilirkişi tevdi edilmiştir. Davalı bankanın takip anında alacağının ne olduğu hususunda hesaplama yapılmıştır.
Alınan bilirkişi ek ve kök rapora göre davalı bankanın davacıdan takip anı itibariyle 784.841,92 TL asıl alacak 81.727,46 TL faiz, 4.086,37 TL ---- alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının 84.738,27 TL olarak istenilen işlemiş faiz kaleminden 3.010,81 TL sinden, 4.086,37 TL olarak istenilen işlemiş faizin -------kaleminin 1.141,88 TL sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Fazlaya dair menfi tespit talebinin reddine, her ne kadar davacı kötü niyetli takip tazminatı talebinde bulunmuş ise de takibin senaryo olmadığından talebin reddine, her ne kadar davalı kötü niyet dava tazminatı talep etmiş ise de bilirkişi raporu ile davacının bir kısım haklı olduğu anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/565, K. 2024/936, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama