KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/592
- Karar No
- 2025/307
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/592 Esas
KARAR NO: 2025/307
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/12/2021
KARAR TARİHİ:16/04/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin tekstil sektöründe ticaret yaptığını, davalı firmanın aynı sektörde üretici olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında komisyon anlaşması yapıldığını, müvekkili şirketin davalı firmaya yurt dışından müşteri tedarik ettiğini, yurt dışında bulunan müşterilerin siparişlerinin davalı firmada üretilerek teslim edilmesi süreçlerinin organizasyonunu da gerçekleştirdiğini, Komisyon anlaşmasına göre ----- müşterilerinden sağlanan siparişler için------- müşterisinden sağlanan siparişler için ---- oranı belirlendiğini, komisyonun,
davalının müşterilerine düzenlediği nihai fatura bedelinin yüzdesi olarak hesaplandığını, Tarafların 2020 yılında çalışmaya başladıklarını, çalışma süresi boyunca davalı şirkete 20 adet komisyon faturası kesildiğini, bunlardan 17 adedinin davalı tarafından ödendiğini, dava konusu 3 adet faturanın herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ödenmediğini, davalı şirketin takibe konu faturalara itiraz etmediğini, bu faturalardan kaynaklı olarak başlatılan ------- sayılı takibe itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına,
borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ile müvekkili şirket arasında harici olarak 70.000 Euro ciro karşılığı komisyon anlaşması yapıldığını, ancak davacı şirketin bu komisyon anlaşmasına uymadığı gibi hedeflenen rakamı da tutturamadığını, bundan dolayı müvekkili şirketin zaman, kâr ve para kaybettiğini, Bu hususu davacı tarafa ileten müvekkili şirketin kendi aralarındaki yazışmalarda müvekkilinin zararının düşürülmesi noktasında anlaşma sağlandığını, buna göre de davacı tarafa gereken ödemelerin yapıldığını, kalan bakiye üzerinden iade faturası kesildiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak iade faturasını iade ettiği gibi iade edilen bedelin tamamını icraya koyduğunu,
müvekkilinin iş bedeli olarak ödemesi gereken tüm bedeli davacıya ödediğini, başkaca bir borcu olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın İİK 67 md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ihtilafsız olduğu ihtilafın taraflar arasında yapılan anlaşmaya nazaran takip tarihi itibarı ile davacının muaccel alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından,
TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 23/07/2024 Tarihli raporunda.
Mali inceleme sonuçlarına nazaran, taraf defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğu; taraf defter bakiyeleri arasındaki farkın, davalının düzenlediği iade faturası ile davalının Euro para cinsinden cari hesap takibi ve dolayısıyla kur farkı tahakkuklarını yapmamasından kaynaklandığı; davalının, davacının ciro taahhüdüne aykırı davrandığına ilişkin iddiasının kanıtlarını dosyada bulunamadığı; buna göre, itirazın iptali dosyasındaki alacak kalemlerinin yapılan incelemesi sonunda : Davacının asıl alacak tutarının talebiyle bağlı kalınarak 8.815,81 Euro olduğu.
Davacının takibinde 28,23 Euro birikmiş faiz talebi bulunmakta ise de, miktar ve ödeme içeren ihtarnamesi (yukarıda tanılan ihtarnamesinin bu kapsamda) olmadığı; hal böyle olunca, TBK.m.117/1 hükmüne ve mevcut delil durumuna nazaran, takipteki birikmiş faiz talebine iştira edilmediği.
Davacının asıl alacağına, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca-------Euro cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının yürütülmesini isteyebileceği rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında komisyon anlaşması yapıldığını, yurt dışında bulunan müşterilerin siparişlerinin davalı tarafından üretilerek teslim edilmesi süreçlerini organize ettiğini, bu süre zarfından 20 adet komisyon faturası kesildiği ancak 17 adet faturanın davalı tarafından ödendiğini ve 3 adet faturanın herhangi bir gerekçe gösterilmeden ödenmediğini, ödenmeyen faturaların tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde taraflar arasında harici ciro anlaşması yapıldığı, davacının bu komisyon anlaşmasına uymadığı ve hedeflenen rakamı tutturmadığı,
davacıya ödemelerin yapıldığı kalan bakiye konusunda iade faturası kesildiği, davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması ve yapılan işlerin de faturaya bağlanıp ve buna binaen takip başlatılması nedeni ile öncelikle tarafların defter incelemelerine bakılmıştır.
Davacı defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, takip konusu faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle 9.542,83 Euro alacaklı gözüktüğü, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı ve davalı tarafından Euro para cinsinden takip edilen bir cari hesap olmadığı,
davacı tarafından tanzim edilen faturaların Euro para cinsinden olması ve davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin de Euro para cinsinden olmasına nazaran davalı şirketin Euro para cinsinden cari hesabının bilirkişi tarafından tanzim edildiği,
davalı şirketin kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı sirketin cari hesabının 568,88 Euro alacaklı gözüktüğü, tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki uyumsuzluk sebebi olan davacı şirketin defterlerinde davalı şirketin cari hesabının 01.01.2021 açılış kaydındaki 15.492,60 TL karşılığı 1.719,89 Euro (15.492,60 TL/9,0079) borçlu gözüktüğü, davalı şirketin defterlerinde davacı şirketin cari hesabının 01.01.2021 açılış maddesindeki 11.598,04 TL karşılığı 1.287,54 Euro alacaklı gözüktüğü, aradaki 432,35 Euro (1.719,89 — 1.287,54) farkın;
davalının Euro para cinsinden cari hesap takibi ve dolayısıyla kur farkı tahakkuklarını yapmamasından kaynaklandığı, davalı tarafından tanzim edilen -------- no'lu 8.541,60 Euro tutarlı iade faturasının davacı tarafından kayıtlarına alınmadan noter kanalıyla iade edilmesinden kaynaklanmıştır TBK.m.532/1'e göre komisyoncu -kural olarak- kendisine tevdi edilen işi yapınca ücrete hak kazacağı; aynı hükmün devamında işin yapılmamasına bizzat müvekkilin sebep olması ihtimali düzenlenmiş ve bu durumunda komisyoncunun yine ücrete hak kazanacağı hükme bağlandığı;
davalı savunmasında komisyon sözleşmesine karşı çıkmayıp, sadece davacını 70.000 Euro satış/ciro temin edeceği yönünde taahhüdünün bulunduğunu iddia etmiş ise de davacının ciro taahhüdüne aykırı davrandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla; her ne kadar kısa kararda sehven davanın kısmen kabulüne verilmiş ise de davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen alacağın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/592, K. 2025/307, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama