KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/23
- Karar No
- 2024/1068
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/23 Esas
KARAR NO: 2024/1068
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 09/01/2023
KARAR TARİHİ: 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı olan dava dışı ------ taşıma işini davalı------- üstlendiğini, onunda alt taşıyıcı olarak işi diğer davalı şirkete taşere ettiğini; emtialar ---- tarihinde ------meydana gelen trafik kazası sonunda zayi olduğunu; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ------ödediğini ve TTK 1472.madde uyarınca dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu; davalılardan söz konusu bu bedelin istendiğini ancak sonuç alınamayınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduklarını; arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığında alacaklarına kavuşmak için icra takibine başvurduklarını;
davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek;----- dosyasıyla başlatılan icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptaline; takibin devamına; ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılardan---- vekili; dava dilekçesine ekli yabancı belgelerin ibrazına itiraz ettiklerini, -------çevirilerinin sağlanıp kendilerine tebliğ edilmesini istediklerini, davacı şirketin aktif husumet ehliyeti ve müvekkil şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zira süresi içinde geçerli sözleşmesi bulunmamakla birlikte sigortalıya ait emtianın hasara uğramasında taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, çünkü taşımayı gerçekleştiren aracın kazada kusuru olmadığını, hal böyle olunca teminat dışın kalan risk için hasar ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin bir yerde hatır ödemesi yaptığını bunun rücusunun kabil olmadığını,
davanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, CMR hükümleri yönünden de kusursuz olan taşıyıcının sorumlu olamayacağını; hasarın da CMR hükümleri gereğince hesaplanması gerekirken rayiç bedel üzerinden hesaplanıp ödemeye tabi tutularak rücusunun istenemeyeceğini istenen bedelin fahiş olduğunu, sovtaj bedeli üzerinden hesaplama yapılarak hasarın ödenmesi gerekirken bundan imtina edilmiş olduğunu, yıllık faiz isteminin de fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, ayrıca davacıdan kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini,
davanında kendi sigortaları olan -----igortaya ihbarına karar verilmesini savunmuştur.Davalı----- vekili ise; davanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla eşyanın rayiç bedelinden ziyade CMR hükümlerine göre zararın hesaplanması gerektiğini;
arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, zira anlaşmazlık tutanağına dikkat edilirse ''rücuen alacak'' davası için arabuluculuğa gidildiğini, oysa itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası için gidilen bir arabuluculuk bulunmadığını davanın bu yönden reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısı tarafından mal bedeli yurt dışına gönderilmemiş ise, hasarın göndericiye ait olacağı sebebiyle bu hususun araştırılması,
sigortalı tarafından mal bedeli ödenmezse davalının aktif davacı sıfatı bulunmadığından dolayı reddine karar verilmesini, 1 yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden dolayı davanın zaman aşımından da reddi gerektiğini; kaldı ki kazada emtiayı taşıyan sürücünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle meydana gelen zayi olayında şirketlerin sorumlu olmayacağını;
istenen bedel ve talep edilen faiz miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi savunmuştur.İhbar olunan ---------- konumları itibarıyla kendileri aleyhine hüküm kurulmamasını, CMR Konvansiyonu 32. Madde gereğince 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, kazada taşıyıcının kusuru olmadığından dolayı ödenen sigorta bedelinin taşıyıcıya rücusunun mümkün olmadığını; istenen ve dava konusu edilen bedelin fahiş olduğunu, zaten sorumlu olunacak bir bedel varsa emtianın rayiç bedelinin değil CMR sözleşmesine göre hesaplanacak bedelin rücu edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, icra takibine konu alacak, sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminat bedelidir. Davacı sigorta şirketi yapmış bulunduğu bu ödemeyi emtiayı taşıyan sigorta şirketine rücu etmek istemektedir.
Davacı sigorta şirketi davalılar aleyhine 320.216,00 EURO asıl alacak, 8.094,35 EURO işlemiş faizi (yıllık %5 CMR faizi) toplamı 328.310,35 EURO üzerinden ve asıl alacağı takip tarihiyle ödeme tarihi arasında CMR 27.madde uyarınca işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte TBK'nın 99.hükmü uyarınca fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış üzerinden TL karşılığının tahsili için icra takibi başlatıldığı, her iki davalımızın da bu takibe süresi içinde ''böyle bir borcumuz bulunmamaktadır'' şeklinde itiraz ettikleri, ayrıca ----- alacağı zaman aşımına uğradığına dair itirazının bulunduğu;
süresinde yapılan itirazlarla takibin durduğunu, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde arabuluculuk için başvurulup iş bu davanın da süresi içinde açıldığı görülmüştür.Davalı -------- vekilini arabuluculuk yönünden itirazı incelenmiş olup, taraflar arasında davadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin yaşandığı; bu sürece girilirken davacımızın açacağı davayı ''rücuen tazminat'' olarak nitelendirmesinin bu süreci geçersiz kılmayacağı; icra takibine konu alacağın sebebinin rücuen tazminat olduğu nazara alınarak bu itiraza itibar olunmamış; zaman aşımının da rücuen tazminat davalarında ödemeden itibaren 2 yıl olduğu,
ödeme tarihi ile takip tarihi arasında bu süre geçmediğinden dolayı davalıların zaman aşımı itirazı da ret olunmuştur.Mahkememizce davacı tarafça sunulan emtiaya ve kazaya ilişkin tüm belgelerin ---- çevirisi, taşıma sözleşmeleri, tutanaklar incelenmiş, yabancı dilde olanların ------ çevirileri dosyaya kazandırılmış, Önce CMR konusunda uzman bir bilirkişiden bilahare oluşan duruma nazaran trafik kazasındaki kusur oranları yönünden uzman trafik bilirkişisinden rapor alınmış, Her iki bilirkişide raporlarında;Meydana gelen kazada taşıyıcımıza izafe edilebilecek herhangi bir zararın bulunmadığı,
zira kaza anında ------plakalı çekici ve dorsesinin emniyet şeridinde normal park halinde iken maktul sürücü ----- plakalı tehlikeli madde taşıyan tankerin hızını aracın teknik özelliklerine ve yol şartlarına göre ayarlamayarak davalı taşıyıcımıza ait tır ve çekicisiyle yine türk plakalı ------ plakalı tırlara çarparak infilak ettiği, arkadan gelen 3 adet aracında kazaya karışmasıyla meydana gelen zincirleme kazada davalı taşıyıcımıza ait ----- öldüğü,
yaralanan yolcularında bulunduğunu belirterek 5 araçta zincirleme kaza meydana gelmesinde maktul sürücünün %100 kusurlu olduğunu, emtianın taşındığı ve -----idaresindeki aracın ve diğer araç sürücülerinin hiçbir kusurlarının bulunmadığını tespit etmişlerdir.Davacı vekili söz konusu bu rapora itiraz etmiş ve trafik kazasının bu şekilde meydana geldiğine dair hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığını, davalı taşıyıcının savunmasına nazaran kazanın bu şekilde meydana geldiği kabul edilerek rapor verildiğini iddia etmiş ise de; esasen dosyaya sunulan tarafsız ekspertiz şirket raporunda da kazanın bu şekilde meydana geldiği,
ekspertiz şirketi elemanı tarafından kaza mahalli ve çevresinde yapılan soruşturma sonunda olayın bu şekilde meydana geldiği tespit edilip rapor hazırlanmıştır. Kazanın farklı bir şekilde meydana geldiğine ilişkin ise davacının iddiasını doğrulayan hiçbir bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır.
Tarafsız ekspertiz şirketlerince hazırlanan raporlar aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde bulunduğundan kazanın oluş şekli yönünden dosyaya sunulan fotoğraf ve belgelere de uygun bu kazanın gerçekleşme şekli mahkememizce kabul edilmiş, Davalı taşıyıcı -------- ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru olmadığından davacımızın sadece kazada %100 kusurlu bulunan------plakalı araç malikine ve sürücünün mirasçılarına rücu edilebileceği değerlendirilmiş, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davalılardan ------- kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ise de;
yapılan icra takibinin, takip başlatan sigorta şirketi tarafından sigortalısına fiilen ödenen zararına ilişkin olduğu; senaryo bir alacak olmadığı, sadece bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkan kazanın oluş şekline göre taşıyıcının kusuru bulunmadığına dair tespit sonunda davanın reddine karar verildiği, bu nedenle takibin başlangıcında kötü niyetten bahsedilemeyeceği sebebiyle bu davalının kötü niyetli takip tazminatı şartları oluşmadığından reddedilmiştir.
DAVANIN REDDİNE
Şartları oluşmayan davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı talebinin de reddine,
Ret harcı maktu olduğundan bakiye 46.252,06 TL karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 479.070,08 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit olarak davalılara paylaştırılmasına, (müteselsil sorumlular aleyhine aynı ret sebebi ile dava reddedildiği için tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir)
Dair karar, huzurdaki taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/12/2024
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/23, K. 2024/1068, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama