KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/283
- Karar No
- 2025/340
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/283 Esas
KARAR NO: 2025/340
DAVA
Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ: 14/04/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- dava dışı ----tarihinde üye olduğu,----- daire verildiği, 20 yıldır ödeme yapmasına rağmen dairesini alamadığı, davalı yüklenici----- deneyimsizliğinden yararlanarak 50 ye yakın üyenin hakkını devraldığı, davalı ile davacı arasında 19.04.2022 tarihli geçici devir protokolü yapıldığı, davacıya ödeme yapmadığı gibi dava tarihine kadar davacının kooperatife borcunu da ödemediği, gabin(aşırı yararlanma) edim ve karşı edim arasında oransızlığın taraflardan birinin özel durumunu bilerek istismar etmesi sonucunu doğurduğu,
zor ve dar durumda sözleşme yaparak mallarını çok düşük bedelle devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak amaçlı 6098 s. TBK 28 md. kapsamında kasıtlı, zarar görenin düşüncesizliği veya deneyimsizliğinden yararlanıldığında(subjektif unsur) sözleşmeye bağlı olunmaz, edim geri verilmesini veya edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi istenebileceğini, Gabinden söz edilebilmesi için edimler arasında oransızlık(objektif unsur), bir tarafın tecrübesizliği ve düşüncesizliği ile diğer tarafın sömürmek ve yararlanmak kastını taşıması gerektiğini, TMK 6. md göre iki sübjektif şartın oluştuğu,
dava dışı dava dışı ---- davalı yüklenici --- tarihinde ------ Sözleşmesi yapılmış ve iç ilişkileri iyi olduğunu, Kooperatifin ----- tutanağında 2022 aidat tahmini bütçe görüşüldüğü ve inşaatın bitimi için 650.000,00 TL alınmasına oy çokluğuyla karar verilmiş olup ek ödeme niteliğinde olup 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 52/1 md. hükmüne aykırı şekilde ve karar nisaplarına uyuşmaksızın alındığını, Ayrıca aidat gecikme faizi oranı aylık % 8 ve yıllık %96 temerrüt oranı hukuka aykırı olup -----dava açıldığını, davacıya hiçbir bedel ödenmemiş olup dairenin bugünkü bedeli en az 3.500.000 TL olup edimler arasında aşırı oransızlık olduğunu,
-----kararında gabin davasında önce edimler arasında aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığında zarar görenin kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü, psikolojik yapısı gibi maddi manevi yönleri yani sübjektif unsur incelenmesi gerektiğini, Netice olarak davalının aşırı yararlanma kastı bulunup sübjektif unsur gerçekleşmiş ve edimler arasında aşırı oransızlık ortaya çıkmış olup bu nedenle 19.04.2022 tarihli deviz sözleşmesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------adet hisse sahibi olduğu ve taraflar arasında imzalanan protokole göre ödenmeyen eski aidat borçlarının ve inşaat maliyet bedellerinin İzpolimer tarafından karşılanacağı ve ilave hisselerin bedeli olarak 900.000 TL ödenmesi karşılığında şirkete devredileceği, ilk protokole göre 25.10.2021 tarihinde 400.000 TL ve 30.05.2022 tarihinde 500.000 TL ödenmesi karşılığında İzpolimer davacıya 900.000 TL’lık 30.05.2022 tarihli teminat senedi verildiğini, İleride davacının talebiyle 19.04.2022 tarihinde 2. Protokol yapılarak ilk protokol geçersiz kılınmış,
tadil edilerek hisselerden biri yine davacı üzerinde kalacağı ancak diğerinin davacıya devredileceği ve ------yapı maliyeti ödemeyeceğinde anlaşıldığını, müvekkilinin teminat senedini davacıya iade ettiğini ve 2. Protokol akdine kadar 541.000.-TL ödediği ------ tarihli protokol ile ödemelere ara verildiğini, davacının hukuki yararı olmadığı, kooperatifin ------- yönetim kurulu kararıyla 1 adet hissenin devri yapılmış ve------------3.Kişiye devretmiştir.
Davacının bir adet hissesine tahakkuk eden yapı maliyeti karşılığında diğer hissesi müvekkile devredilmiştir.
Sözleşme gereği davacı adına 13.06.2023:650.000TL(19.04.2022 Devir Protokolü gereği inşaat taksidi), 22.11.2021:150.000TL(davacı dahil 5 kişi toplu ödemesidir), 22.11.2021: 150.000TL(davacı dahil 5 kişi toplu ödemesidir), 15.11.2022: 150.000TL( davacı dahil 5 kişi toplu ödemesidir) tutarları üyelik aidatı, gider ve yapı maliyetlerini kooperatif hesabına genel toplamda 1.500.000 TL ödediğini, Emlak sektörü hareketlenince davacı yaptığı protokolden pişman olmuş ve kötü niyetli olarak iptalini talep ettiğini, TBK 28. Madde gereği oransızlık, zarar görenin zor durumu,
düşüncesizliği veya deneyimsizliği işleminden bahsedilemeyeceği çünkü davacının geçmişte kooperatif yönetim kurulu üyeliği yaptığı, ilk protokolden dönüp 2.protokolü yaptığı, emsal 50 üye gibi devretmeyi kendisi talep ettiğini, davacı hisse bedelinin düşüklüğünü iddia etmekte devir protokol tarihindeki tutar hakkaniyetli olup ülkemizde son zamanlarda emlak sektörü hızla değiştiğinden bu davayı ikame ettiğini, Objektif unsur yönünden kooperatif hissesi karşılığı olan taşınmazın değerinin, anlaşılandan daha yüksek olduğu yani edimler arasında oransızlık olduğu kabul edilemeyeceğini,
Çünkü taşınmazın şimdiki değeri artmışsa da protokol imza tarihinde davacının kooperatife olan borçlarına ve inşaat maliyetine eşit hatta altında olacağını, --------- tarihli kararına göre araştırma ve mahallinde keşif sonucunda satış tarihindeki gerçek değerinin belirlenmesi, satış bedeli ile gerçek değer arasında fark bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, Yani satış tarihindeki taşınmazın değeri tespit edilmeli ve üzerine ----davacı adına yaptığı ödemeler ilave edilmelidir.
Emsal dava ------ Dosyanın çıkan kararında, satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş bir fark olmadığı, davacı sözleşmenin ıslahını isteyerek gabin nedeniyle sözleşmenin iptalini, iptali mümkün değilse sözleşmenin uyarlanması talep edilmiş, alınan raporla gabin şartları oluşmadığı anlaşılmış ve gabin nedeniyle sözleşmenin iptali talebi reddedilmiş, terditli talep sözleşmenin uyarlanması ise taraflardan biri yönünden sözleşmenin çekilmez, katlanılamaz şekilde bozulduğu durum olmadığına kanaat getirilmiş, ayrıca ülkemizde ekonomik durumun davacı tarafından tahmin olunabilecek bir keyfiyet olduğu,
öngörülemezlik koşulunun bulunmadığı gözetilerek ----sözleşmenin uyarlanması talebinin reddine kararı verildiği görüldüğünü, dava konusu protokolün iptalini gerektiren bir durum olmadığından davanın reddi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında yapılan devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır.
Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Davada, uyuşmazlığın davanın kooperatif hisse devrine ilişkin olduğu taraflar arasında hisse devri konusunda protokol yapıldığı ihtilafsız olup, ihtilafın bu devirde davacının iradesinin devri geçersiz kılacak seviyede sakatlanıp sakatlanmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, somut olayda davacı şahıs ile şirket arasındaki kooperatif hisse devrinin iptali söz konusu olup; kooperatif ile ortak arasındaki sözleşmesinin iptali değildir.
Bu nedenle eldeki dava mutlak ticari dava olmadığı gibi, davacının tacir olmadığı ve somut olayın içeriği nazara alındığında uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, eldeki davanın genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaati ile mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/283, K. 2025/340, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama