KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/512
- Karar No
- 2024/834
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/512 Esas
KARAR NO:2024/834
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/07/2023
KARAR TARİHİ:16/10/2024
Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ------ kurulmuş olup, ---- işi ile iştigal ettiğini,--- tarihinde davalının takip alacaklısı olduğu ----- dosyasından, müvekkili şirketin faaliyetlerini yürüttüğü ------ adresinde farklı bir borçlu hakkında menkul haczi işlemi uygulandığını, yapılan haciz işlemi sırasında menkul haczine konu icra dosyasında davalının alacaklı, dava dışı ----- firmanın ise borçlu olduğu öğrenildiğini, borçlu firmanın, müvekkili şirket tarafından kiralanan taşınmazın bir önceki kiracısı olduğunu, ----- göre takip borçlusu şirketin kayıtlı adresi;
--------- olduğunu, Yapılan haciz işleminde, müvekkili şirkete -------- haczedildiğini, adreste bulunan malların takip borçlusuna ait olmaması sebebi ile haciz işlemi sırasında müvekkili şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, ayrıca istihkak iddialarının gerekçelendirilerek ve belgelendirilerek ayrı bir dilekçe ile İcra dosyasına sunulduğunu, ancak buna rağmen ------- "istihkak iddiasının şüpheli görünmesi nedeniyle 3. Şahsın kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davası açmakta muhtar olmak üzere takibin devamına" karar verdiğini,
bunun üzerine davalı-takip alacaklısının talebi ile İcra Müdürlüğü tarafından 17.05.2023 tarihinde tekrar aynı adreste haciz işlemi uygulandığını ve haciz baskısı sebebi ile müvekkilinin, 116.108 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, Ödemenin, ihtirazi kayıtla dava hakları saklı tutularak yapıldığını, Haciz işlemi sırasında müvekkili şirket yetkilileri, taşınmazı bir kaç ay önce kiralamış olmaları sebebiyle telefonla kiralayana ulaştığını, yapılan görüşme sonrasında kiralayan şirket ---- ortağı olduğu başka bir firmanın --------- haciz mahalline geldiğini ve bir takım beyanlarda bulunduğunu,
---- beyanları icra memuru tarafından haciz zaptına geçirildiğini ve istihkak iddiası konusunda karar veren ------- beyanları esas alarak ve samimi bulmayarak takibin devamı yönünde karar verdiğini, İcra Mahkemesi'nin gerekçeli kararında -----, müvekkili şirket yetkilisi olarak gösterildiğini, bu yanlış anlamanın İcra Mahkemesi'nin verdiği bütünüyle hukuka aykırı kararında etkili olduğunu, Zira bahsi geçen beyanların tamamen kiralayanın taşınmazı satın aldığı dönemdeki durumuna ilişkin ve kiralayanla eski kiracı arasındaki iletişime ilişkin beyanlar olduğunu ve hiç birinin müvekkili şirket ile uzak yakın bir ilgisi bulunmadığını,
müvekkili şirketin, tamamen kendisinin dışında olan gelişmeler sebebi ile haciz baskısına maruz bırakıldığını ve borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını, yapılan haciz işleminde; bilgisayarlarda arama yapıldığı, ancak borçlu şirketin ismine rastlanılmadığı, borçlu firma adına bir belgeye rastlanılmadığı,
Kayıt altına alınmış olmasına rağmen, müvekkilline hiç bir organik bağı bulunmayan------- isimli şahsın beyanları esas alınarak müvekkili şirketin mağdur edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin, dürüst ve sorumluluk sahibi bir yurttaş olarak icra memuruna gerçekleri söylediğini, eski kiracının henüz almadığı ve ekonomik olarak fazlaca değeri olmayan panel nitelikli az miktarda emtianın eski kiracıya ait olduğunu beyan etmiş, ancak bu beyanları müvekkili şirketin başına olmadık işler açtığını, Bahsi geçen taşınmaz yaklaşık 3.000 m2 büyüklüğünde olup, içerisinde tamamen müvekkili şirketin iştigal alanına uygun,
binlerce tıbbi malzeme bulunduğunu, Takip borçlusuna ait olduğu beyan edilen mallar ise, kapladığı alan itibariyle toplam alanın 1/1000 ine tekabül ettiğini, Hal böyle iken müvekkilinin işyerinde bulunan malların takip borçlusunun borcu için haciz edilebilirliğine hükmetmek, sonuçları bakımından müvekkili şirketin ticari geleceğini yok etme tehlikesi taşımakta olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesi,
hukuka aykırı biçimde sanki taşınmazda borçluya ait fazlaca mal varmış gibi bir hüküm tesis etmiş ise de, borçluya ait olduğu ifade edilen malların kapladığı alan taşınmazın yalnızca 1/1000 'i kadar olduğunu belirterek Haklı davalarının kabulü ile haciz baskısı altında davalıya ödenen 116.108 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava,----sayılı dosyasına davacı tarafça icra tehditi altında ödenen bedelin istirdatına ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın haksız hacizden kaynaklı istirdat davası olduğu haczin gerçekleştiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasında ihtilafın haciz anında dava dışı borçlu şirketin bu adreste olup olmadığı, olmasa dahi hacze konu malların ona ait olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Davalı tarafından, asıl borçlu dava dışı---- dosyası üzerinden takibin başlatıldığı, bu takip kapsamında ----- adresinde haciz işlemi yapıldığı, ancak dava dışı borçlunun bu adreste daha önce oturduğunu, davacı tarafından bu adresin ------- tarihinde kiralandığını , bu adreste bulunan eşyaların davacıya ait olduğunu ileri sürmüş ise de iddiası şüpheli görüldüğünden ---- tarihinde tekrar aynı adreste haciz yapılmış ve 116.108 TL ödemek zorunda kaldığı paranın davalıdan faizi ile tahsili için eldeki istirdat davasını açtığı görülmüştür.İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/7. maddesi uyarınca,
takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Borçlu, hakkında yapılan icra takibiyle ilgili menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için istirdat davası açabilir.
İstirdat davası, esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen bir paranın geri verilmesi istenir. İstirdat davası açılabilmesi için, borçlunun, borcu bulunmadığı bir parayı icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir.
Somut olayda davacının kira sözleşmesi, dava dışı şirket ile davacının sicil kayıtları ve faturalar incelenmiş olup; davacının bu olayla yegane ilgisi taşındığı adresteki eski kiracının borcudur. Borçlara, icra dosyası ile davacının bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle ve icra baskısı ile zorla para ödediğinden muhatabından tahsilinde bulunmayan davalı icra alacaklısı sebepsiz zenginleşmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacının haciz baskı ve tehdidi altında gerçekte borçlusu olmadığı bir parayı ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı, davalı tarafça aksini ispata yarar bir delil sunulmadığı anlaşıldığından; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KABULÜ İLE
1-116.108,00 TL 'nin 18/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 7.931,34 TL harçtan, peşin alınan 1.982,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.948,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,80 TL başvurma harcı ve 1.982,84 TL peşin harcın ve 94,00 TL posta giderleri olmak üzere toplam 2.346,64 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/512, K. 2024/834, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama