KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/56
- Karar No
- 2024/772
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/56 Esas
KARAR NO:2024/772
DAVA
İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalının kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine ----- dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalılardan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, icra takibi esnasında takibe konu miktarda muaccel hale gelmiş borçları bulunmadığını, davacı bankanın hukuka aykırı bir şekilde hesabı kat ettiğini, bu nedenle muaccel bir alacağın doğmadığını; kredi sözleşmesini bankayı koruyan hükümlerini kredi çekmek için ihtiyaçlı olan ve bu nedenle zayıf konumda bulunan müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını; borç için ipotek verildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi için--------sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunulduğunu, bu nedenle birde genel haciz yoluyla takip yapılamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davası olup, davacı taraf davalılar aleyhine 15.541.681,78 TL asıl alacak, 253.725,65 TL işlemiş faiz, 12.686,28 TL BSMV, 610,35 TL masraf, 2.400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 15.811.104,06 TL üzerinden icra takibinde bulunmuş, asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar %42 oranında temerrüt faizi uygulanmasını istemiş, 25.200,00 TL gayri nakdi kredi bedelinin de icra dosyasına depo edilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili davalılar bu takibe süresi içinde ''herhangi bir borçları bulunmadığından ve aynı borç için-------- dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığından dolayı'' itiraz etmişler, süresinde yapılan itirazla takip durmuş ve 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkememizde iş bu dava açılmıştır.Mahkememizce 2022/1899 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi incelenmiş olup; ipotek asıl borç için verilmiş olup kefilin borcunu teminat altına almadığı ancak ipotekli taşınmaz satıldığında tahsil edilecek bedelin kefil olan davalının borcundan da düşülmesi gerektiği;
ancak dava tarihinde ve dava müddetince ipotekli taşınmazın satılıp borçtan herhangi bir miktarın düşmediği bu nedenle genel haciz yoluyla başlatılan takibe itiraz yönünden esasa ilişkin karar verilmesi gerektiği; karardan sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla elde edilecek bir para olursa tahsilde tekerrür ettirilmemek şartıyla bu dosyadan verilecek kararın uygulanması gerektiği değerlendirilmiş,
Kredi sözleşmesinde bu sözleşmeden doğan ihtilaflarda banka kayıtlarının nazara alınacağı açıkça yazıldığından delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve davalıları bağlayacağı belirlenmiş,Bu nedenle mahkememizce deliller toplandıktan sonra bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup; bilirkişinin raporunda kredi borcunun ödenmemesinden dolayı banka tarafından hesabın kat edildiğinin tespit olunduğu; bu nedenle sözleşme gereği bankanın akdi fesih edip hesabı kat etmesinin mahkememizce haklı bulunduğu,
yine raporda sözleşme gereği kredi borcu ödenmeyince hesap katının ihtarına kadar aynı tür kredilere bankanın uyguladığı faiz oranı üzerinden işlemiş akdi faizin yürütüldüğü, kat ihtarının tebliği ve verilen sürenin dolması anında hesaplanan faizin ana paraya kapitale edilerek asıl alacağın belirlendiği, bu asıl alacak üzerinden takip tarihine kadarda %42 oranında temerrüt faizi ve BSMV uygulandığı; gerek hesaplama metodu gerekse hesaplamanın dosya kapsamına ve sözleşmeye uygun olduğu; bilirkişi raporunda kredi sözleşmesinden dolayı bankaya yapılan ödemelerin nazara alındığı, buna göre hesaplama yapıldığı,
zaten bankanında bu ödemeleri mahsup etmek suretiyle icra takibini başlattığı mahkememizce belirlenmiş ve bu nedenle bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi tarafından ---- olan dava tarihinden sonra ---- inceleme tarihi olan--- tarihi arasında parti parti 2.369.156,03 TL tutarında ödemeler tespit edilmiş olup, bu ödemelerin icra müdürlüğü tarafından tahsil anında nazara alınmasının gerekeceği, Gayri nakdi kredi yönünden de bankanın karşılıksız çıkan çeklerden dolayı bankanın kendi sorumluluğu kapsamında yapmış bulunduğu ödemeler bulunduğu,
bu ödemelerin takip anında depo kararı istenilen miktara ulaştığı anlaşılmış olup, bu nedenle gayri nakdi kredi yönünden itirazın tamamen iptaline karar verilmiş, Nakdi krediler yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın talebiyle mahkememizin hükmettiği asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları arasında çok küçük bir hesaplama farkının oluştuğu, bu nedenle bankanın bu hesaplama hatasından dolayı reddedilen talebi için kötü niyetli olmadığı;
bu yüzden reddedilen kısım üzerinden davalı tarafından kötü niyetli takip tazminatı talebinin kabul edilemeyeceği,Davacı tarafın talep ettiği inkar tazminatının ise kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit olduğu, haksız bulunan miktar üzerinden inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sebebiyle davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek; aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/56, K. 2024/772, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama