İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/574

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/733Karar2024/574Tarih12 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.204 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/733
Karar No
2024/574
Karar tarihi
12 Haziran 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.204 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/733 Esas

KARAR NO:2024/574

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 17/10/2023

KARAR TARİHİ: 12/06/2024

Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ------(müvekkil şirket unvan değişikliği yapmış olup sözleşme tarihi itibariyle müvekkil şirketin eski unvanı ---- sonrasında davalı ---- birleşmiştir) arasında--------sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmeye göre fiyatlandırmanın davalı tarafça belirleneceği kararlaştırıldığı, bununla birlikte taraflar arasında düzenlenen 20.08.2004 tarihli sözleşmenin eki olan Ek Protokolün 1. maddesi uyarınca bayiye satılacak --------- fiyatı yasal mevzuata göre belirlenmiş perakende satış fiyatından 285.00 TL/ton (Kdv hariç) bayi karı düşüldükten sonra bulunacak ton başına bedel olduğu,

295,00 TL/ton olarak tespit edilen dağıtım payının davalı şirkete %3.4, müvekkili şirkete %96,6 oranında paylaştırılacağı, dağıtım payının azalıp çoğalması halinde de bayi için %96,6, dağıtıcı için %3,4 olarak belirlenen dağıtım payı oranlan değişmeyeceğini, diğer bir ifadeyle dağıtım payının azalıp çoğalması halinde paylaşım oranlarının değişmeyeceği kararlaştırıldığı,

açık ek protokol hükmüne karşın davalı şirketin müvekkiline ödemesi gereken dağıtım kar payı miktarlarını eksik ödemesi üzerine sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 10.000,00 TL zararının (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açıldığını,----------- dosyası nezdinde görülen davada eksik ödenen dağıtım payının hesaplanması için bilirkişi raporları aldırılmış olup alınan bilirkişi raporlarında müvekkili şirkete ödenen dağıtım payı karının protokol hükümlerine aykırı ve eksik olarak hesaplandığı,

müvekkiline --- yılında eksik ödenen dağıtım payının 101.744,01 TL, --- yılına ait eksik ödenen dağıtım payının 61.961,21 TL, ------ yılına ilişkin eksik ödenen dağıtım payının ise 77.911,40 TL olduğu, müvekkili şirketin uğramış olduğu zarar miktarının bu şekilde toplamda 241.614,28 TL olduğu tespit edildiği, -------- sayılı kararı ile;

taraflar arasında imzalanan ek protokolde belirlenen oranda bayi dağıtım kârının davacı müvekkili şirkete ödenmesi gerektiği, sonradan bir takım gerekçelerle giderlerin arttığı ileri sürülerek protokol hükümlerine aykırı davranılamayacağı, davalının protokole aykırı davranışı sonucu müvekkilinin uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu,

müvekkilinin davacının toplam zararı 241.614,28TL olarak hesaplanmış ise de talep edilen miktar 10.000,00 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak bu miktara hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminat tutarının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verildiğini,

dosyanın ----gönderilmesine karar verilmiştir. ----- sayılı kararıyla davanın kısmi alacak davası olarak devamına ve tahkikat kısmından sonra ıslah yapıldığı gerekçesiyle davada taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğine ilişkin verilen kararın onanmasına karar verildiğini, belirterek davalı tarafça müvekkili şirkete ödenmeyen 231.614,28 TL tazminatın (bayi dağıtım bedeli) doğum tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, Munzam zarar alacağı yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüyle,

davalı şirketin kusurlu olarak temerrüte düşüp müvekkilinin 241.614,28 TL bayi dağıtım bedeli alacağını ödememesi nedeniyle bu alacağın tamamı yönünden dava tarihine kadar uğramış olduğu munzam (aşkın) zarar alacağına karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin (Tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda HMK 107/2 maddesi gereğince ileride artırılmak üzere) dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesi müvekkili şirkete tebliğ edildiği, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ------- Sözleşmesi davacı şirket tarafından feshedildiğini, davacı şirket tarafından ---- tarihli ihtarnamesi ile ------ sözleşmesi feshedildiğini, akabinde davalı ile yeni bir sözleşme akdedilerek ticari ilişki sürdürüldüğünü, Yeni sözleşme devam ederken ---- dosya ile dava ikame edildiğini,

davanın kabulüne karar verilmişse de,--------Dava konusu alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan somut olayda belirsiz alacak davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen şartları oluşmamıştır. (...) hükmün davalı yararına bozulmasına," şeklinde karar verildiğini, ------- direnme kararı verildiğini, nihayetinde direnme kararında bir isabetsizlik görülmemiş olup karar kesinleştiğini, dosyada mevcut olduğu iddia edilen alacak zamanaşımına uğradığını,

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda öngörüldüğü üzere her türlü alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olup muaccel olduğu iddia edilen borç halihazırda çoktan zamanaşımına uğramış bulunduğunu, Sözleşme'nin feshedildiği tarih 2004 yılı olup üzerinden yaklaşık 20 sene geçtiğini, dolayısıyla, herhangi bir alacak meydana gelmemek ile birlikte, alacak doğduğu ihtimalde dahi zamanaşımı defimiz mevcut olup davanın usulden reddini, Öncelikle müvekkili şirketin, davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesine ve protokollere uygun bir şekilde ticari ilişkiyi ifa ettiğini,

Sözleşmenin her aşamasında taraflarca mutabık kalınan bayi kar payına uygun olarak ticaret yasal çerçevede devam ettirilmiş ve taraflar arasındaki ticari ilişki --------- feshinden sonra dahi devam ettiğini, Sözleşmenin devam eden sürecinde şirketlerinin gerek sözleşmesel gerekse yasal yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve müvekkili şirket tarafından---- bildirilen pompa satış fiyatı ile -------- fiyatındaki fark protokole uygun bir şekilde taraflarca paylaştırıldığını,

davacı ile imzalanan ------- Maddesinin c bendinin son fıkrasında " Sözleşmenin yenilenmesi durumunda bayi ------ gayri kabili rücu olarak ibra ettiğini beyan ve taahhüt eder." hükmü yer aldığını, ------ Sözleşme'nin işbu fıkrası açıkça göstermektedir ki davacı şirket davalı müvekkili şirketi yenilenen sözleşme ile gayri kabil rücu ettiğini, davacı Sözleşme'nin bu hükmü ile iddia ettiği alacağından tamamen vazgeçmiş durumda olduğunu, ---- tarihli Sözleşme imzalanmadan önce, ----- Sözleşme'ye ilişkin herhangi bir şerh düşülmediğini, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı gibi,

ayrıca bir çekince de konulmaksızın ----- tarihli Sözleşme feshedilerek imzalanan yeni tarihli Sözleşme ile ticari ilişkiye devam edildiğini, bunun yanında, ne davacı şirketçe düzenlenen faturalar ile, ne başka bir aracı ile herhangi bir çekince konulması durumu söz konusu olmadan ödemeler yapıldığını, davacının protokole aykırı olarak ifa edildiği hususunu kabul etmemek birlikte devam eden bayilik ilişkisi sırasında davacı söz konusu dava konusu yaptığı talebinde bahsi geçen aykırılığın varlığını herhangi bir şekilde iddia etmediğini, Bayilik ilişkisi kapsamında ------- tebliğ alıp ödemesini yaptığını,

bayilik sözleşmesi taraflarca karşılıklı olarak ihtirazı kayıt olmaksızın uygulandığını, hal böyle iken bayilik sözleşmesinin tarafların her hangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın feshinden 6 yıl sonra söz konusu davayı müvekkili şirkete ikame etmesi ve nasıl hesaplandığı belirli olmayan alacağı müvekkili şirketten talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek iddiaları gibi haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat alacağı ve alacağın tamamı yönünden munzam zarar talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davanın sözleşmeden kaynaklı tazminat ve munzam zarar davası olduğu, kısmi dava olarak önceden görüldüğü, tartışıldığı, Yargıtay denetiminden geçtiği ihtilafsız olup; ihtilafın saklı tutulan kısmın ve munzam zararın davalıdan istenip istenemeyeceği ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında------imzalandığı, bu sözleşmenin eki niteliğinde ek protokolün düzenlendiği, ek protokole göre davalı şirketin davacıya ödemesi gereken dağıtım kar payı miktarlarının eksik ödenmesi üzerine sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı zararın tahsili amacıyla dava açıldığı, ----------dosyası üzerinden görülen davada bilirkişi raporu aldırıldığı ve davacının toplam zararının 241.614,28 TL olarak belirlendiği, davacının talebinin 10.000 TL üzerinden karara bağlandığı ve fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulduğunu, karara itiraz edildiği,

itiraz üzerine ------- kararıyla davanın kısmi alacak davası olarak devamına ve tahkikat kısmından sonra ıslah yapıldığı gerekçesiyle davada taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğine ilişkin verilen kararın onanmasına karar verildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin saklı tutulan 231.614,28 TL'nin tahsili ve dava tarihine kadar uğramış olduğu munzam zararın tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece------ dosyası uyap üzerinden getirtilmiş ve alınan bilirkişi raporları incelenmiş olup; ''taraflar arasında ------ düzenlenmiş olduğu, bu sözleşmenin olağan bitiş tarihi ----- sözleşmenin olağan sona erme tarihinden evvel davacı şirket tarafından keşide edilen --------- talihli bayilik sözleşmesinin ----- tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tek taraflı olarak fesih edildiği, taraflar arasında daha sonra---- tarihli 5 yıl süreli yeni bir bayilik sözleşmenin düzenlendiği,

Taraflar arasında düzenlenen ------ tarihli sözleşmenin eki olan -----Bayiye satılacak -------- bedeli yasal mevzuata göre belirlenmiş perakende satış fiyatından -------- bayi karı düşüldükten sonra bulunacak ton başına bedeldir.

Bayi, -----------veya yetkili makamlarca yasal mevzuata göre saptanan perakende satış fiyatlarının özerinde fiyatlarla------- olarak tespit edilen dağıtım payı taraflar arasında aşağıdaki şekilde paylaştırılacaktır. ---- azalıp çoğalması halinde yukarıdaki paylaşım oranları değişmeyecektir.

Bayiye düşen dağıtım payı, -------- fatura edeceği fiyat arasındaki 285 TL/ton olacaktır...." hükmü mevcut olduğu, davacının bu dava ile bu ek protokolün 1. Maddesine göre taraflar arasında kararlaştırılan dağıtım payının eksik ödendiği iddiasıyla ek sik ödenen dağıtım bedelinin tahsilini talep ettiği görülmektedir. Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu sabittir.

Bu madde ile davacı şirketin dağıtım karı payının % 96.6 olduğu sabit olup dağıtım payının azalıp çoğalması halinde yukarıdaki paylaşım oranları değişmeyeceği de protokol ile belirlenmiştir.

Ancak bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere davacıya verilen dağıtım payı karının protokol hükümlerine aykırı ve eksik olarak hesaplandığı, davacıya 2007 yılında eksik ödenen dağıtım payının 101.744,01 TL, 2008 yılına ait eksik ödenen dağıtım payının 61.961,21 TL, 2009 yılına ilişkin eksik ödenen dağıtım payının ise 77.911,40 TL olduğu, davacı şirketin uğramış olduğu zarar miktarının bu şekilde toplamda 241.614,28 TL olduğu hesaplanmıştır.

Davalı ise tacir olup ek protokolü imzalarken gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak ve basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorundadır. Ek protokol tarafların serbest iradeleri ile imzalanmış olup, davalıyı da bağlamaktadır. Davalı kendi özgür iradesi ile imzalamış olduğu ek protokol uyarınca ve belirlenen oranda bayi dağıtım karını davacıya ödemek zorundadır.

Sonradan birtakım gerekçelerle ve nedenlerle veya giderlerin arttığını ileri sürerek protokol hükümlerine aykırı davranamaz. Bu nedenle davalı protokole aykırı davranışı sonucu davacının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

Davalı davacının kendisini ---- tarihli sözleşme ile ibra ettiğini ileri sürmüş ise de, 21/07/2009 tarihli sözleşmede davalının ibra edildiğine ve davacının önceki ------ tarihli sözleşmeden kaynaklanan haklarından feragat ettiğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından davalının bu beyanları isabetli bulunmamıştır.

Davacının toplam zararı 241.614,28 TL olarak hesaplanmış ise davacı sadece 10.000,00 TL talep ettiğinden taleple bağlı kalınarak bu miktara hükmedilmiş,'' olup kararın temyiz edilmesi üzerine --------- günlü ilamı ile " ... Dava konusu alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan somut olayda belirsiz alacak davasının 6100 sayılı HMK.' nun 107/1. maddesinde öngörülen şartları oluşmamıştır.

Bu durumda öncelikle davacıya dava konusu yaptığı alacak miktarını bildirmesi ve bildirilen alacak tutarı üzerinden harç ikmalinin sağlanması, daha sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik harç ile davaya devam olunarak karar verilmesi doğru görülmemiştir... " gerekçesiyle bozulmuş.

Ancak ------ günlü ilamına karşı direnilmesine karar verilmiş (davanın -------- tarihinde harç ikmal edilerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak dava açıdlığı, davanın açıldığı tarihte 6100 sayılı hmk'nın yürürlükte olmadığı 1086 sayılı HUMK hükümlerinin yürürlükte olduğu, HUMK uyarınca kısmi dava açılmasının mümkün olduğu, 6100 saylı HMK hükümlerinin aynı kanunun 448 md.sine göre tamamlanmış usul işlemlerini etkilemeyeceği hususlarıda göz önüne alındığında; mahkememizce verilen 30/11/2015 tarihli ilk hükümde DİRENİLMESİNE'' karar verildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda davadaki bağlanma noktalarından biri zaman aşımıdır. Dava belirsiz alacak davasını ortaya çıkaran HMK'dan önce açılmıştır. Kısmi davadır. Kısmi davada dava dışı tutulan alacak yönünden zaman aşımı devam eder. Ancak bu alacak likit değil ve miktarı bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacaksa zaman aşımı o tarihten başlar. Olayımız da dağıtılmayan kar payı dava konusu edilmiştir.

Kar paylarının dağıtılıp dağıtılmayacağı, dağıtılacak ise ne miktar dağıtılacağı şirket genel kurullarında, yıl sonu toplantılarında karara bağlanır. Şirketin o yıl ki karının tamamının mı yoksa bir kısmının mı dağıtılacağını genel kurul belirler. Ancak dava konusu olmuş ise bilirkişi genel kurul yerine bu kıstaslara göre dağıtılması gereken kar payını hesaplar, bu nedenle bayi tarafından baştan bilinemez raporla ve ana dağıtıcının durumuna göre belirlenir, likit değildir.

Bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak için zaman aşımının başlangıç tarihi bilirkişi raporu tarihi olduğu ve zaman aşımı da dolmadığı nazara alınarak davalının zaman aşımı defi yerinde görülmemiş olup davacının fazlaya ilişkin saklı tutulan tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş her ne kadar tazminatın doğum tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de davacı--------icra dosyası ile icra takibi başlattığından temerrüt tarihi olarak icra takip tarihi itibariyle faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Munzam zarara ilişkin düzenleme TBK’nın 122.

Maddesinde yapılmış olup, anılan madde “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir.

Para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Munzam zarar talep edebilmek için ilk koşul bir para borcunda borçlunun temerrüdünün varlığıdır.

İkinci koşul; borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyetidir. üçüncü koşul; borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olmasıdır.

Dördüncü koşul ise borçlunun temerrüdü ile alacaklının munzam zararı arasındaki illiyet bağının mevcudiyetidir.Somut uyuşmazlıkta; davacının parayı katlayarak işleteceğine dair deliller ileri sürülmeksizin iddia edilmeksizin sadece ekonomik koşullar ve enflansyon çerçevesinde istendiğinden munzam zarar talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:

1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İle;

-231.614,28 TL'nin icra takip tarihi olan 28/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,

2-Davacının munzam zarara ilişkin talebinin ispat edilemediğinden REDDİNE,

3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 15.821,57 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.972,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.849,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 36.742,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafça yatırılmış 3.972,48 TL peşin harcın ve 269,85 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ücreti olarak toplam 30,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 29,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 12/06/2024

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/733, K. 2024/574, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/574
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 17/10/2023
  7. Karar Tarihi: 12/06/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/733
Karar No
2024/574
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/733 K.2024/756
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/373
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/512
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/734 K.2024/428
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/734 K.2024/582
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/734 K.2024/789

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.