KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/740
- Karar No
- 2024/953
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.649 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/740 Esas
KARAR NO:2024/953
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ: 02/08/2023
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın -----arasında ----tarihinde ------imzalandığını, bu protokol gereği müvekkili ----içeriğinin gerçekleşmesi ve ----- tarihinden itibaren ilk maaş ödemesinin yapılması şartıyla ve ilgili personelin maaş ödemelerinin 36 ay boyunca Banka aracılığıyla gerçekleştirilmesi karşılığında kişi (personel) başı aylık 120,00 TL üzerinden yapılacak hesaplama ile mevcut olduğu bildirilen 88 personele peşin olarak toplam 380.160,00 TL promosyon ödemesi yaptığını,
ancak bu protokolün davalı Kurum tarafından müvekkili ------ sayılı yazı ile haksız ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin belirlenen süreden önce ------- tarihi itibariyle feshedildiğini, davalı kurumun sözleşmeyi haksız feshi üzerine ilgili personellerin almış oldukları promosyon bedellerinin kalan süreye karşılık gelen kısımlarını davalı Kurumun müvekkili Banka nezdindeki vadesiz hesabına iade ettiğini,
davalı Kurumun sözleşmeyi haksız feshi üzerine müvekkili Bankaya cezai şart ve damga vergisi bedellerini de ödemesi gerektiğinden müvekkili Banka tarafından --------------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile" tarafların karşılıklı rızası ile imzalanan söz konusu protokolün 10.2 maddesi ile protokol süresi çerisinde Kurumun başka bir banka ile maaş anlaşması yapamayacağı açıkça hüküm altına alındığını, aynı protokolün 11. Maddesi ile protokolün fiilen durdurulması,
vazgeçilmesi ya da süresinden önce feshedilmesi durumunda oluşan Banka zararları ile birlikte, Kurum'dan ceza talep edileceğinin açıkça hüküm altına alındığını, bu itibarla, sözleşme kapsamında doğabilecek Banka zararlarını talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere.
11. Madde hususlarının davalı kuruma ihtar edildiğini, davalı Kurum'un göndermiş oldukları ihtarnameye rağmen protokol gereği protokolün feshi halinde müvekkili bankaya ödemesi gereken cezai şart ve damga vergisi bedellerini ödemediğini, halbuki Banka zararının davalı kurum tarafından ödeneceğinin protokolün 11. maddesinde hüküm altına alındığını, -----yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı kuruma ------ tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı Kurum tarafından, yapmış oldukları haksız fesih nedeniyle protokol gereği müvekkil Banka'ya ödemeleri gereken cezai şart ve damga vergisi bedellerinin ödenmediğini,
tarafların karşılıklı rızası ile imzalanan söz konusu protokol gereği, protokolün fiilendurdurulması, vazgeçilmesi ya da süresinden önce feshedilmesi durumunda davalı Kurum'un oluşan Banka zararları ile birlikte cezai şart talep edileceği açıkça hüküm altına alındığını,
ilgili protokolün 4.3. maddesinde belirtilen promosyon tutarı 380.160,00 TL olduğundan müvekkili Banka'nın protokolün 11. maddesi gereği 380.160,00 TL cezai şart ile müvekkili Banka'nın geçerliliğine ve uyulacağına inandığı protokol nedeniyle peşin ödediği ancak protokolün davalı Kurum tarafından süresinden önce feshedilmiş olması nedeniyle müvekkili Banka'nın uğradığı menfi zararı olan 3.604 TL damga vergisinin davalı Kurum tarafından Banka'ya ödenmesinin gerekmekte olduğunu beyan ederek,
yukarıda izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davalı tarafından haksız olarak feshedilen Kamu Kurumları Kurum Maaş Ödemesi Protokolü gereği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı Kurum tarafından müvekkili Banka'ya ödenmesi gereken 380.160 TL cezai şart tutarı ile 3.604 TL damga vergisinin toplamı olan 383.764 TL müvekkili bankanın alacağının, temerrüt tarihinden itibaren müvekkili ----ticari krediler için belirleyip ------bildirdiği en yüksek faizin % 50 fazlası oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı ----- tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında --------yılları arasında ülkemizde yaşanan enflasyon, devalüasyon, ekonomik kriz ve buna bağlı olarak meydana gelen hayat pahalılığı karşısında olağan dışı ekonomik sebeplerle verilen yüksek zam oranları karşısında kurum personelinin ihale öncesi bildirilen toplam 625.000 TL aylık nakit akışının 1.740.000 TL'nin üzerine çıktığını, dolayısıyla davacı şirketin işlettiği ve buna bağlı olarak elde ettiği gelir beklentisinin de artarak değiştiğini,
öngörülemeyen bu durum karşısında müvekkili İdare tarafından davacı şirket hesabına yatırılan rakamlarda olağan dışı artışın gözlemlenmesi sebebiyle müvekkil İdare tarafından davacıya ------- sayılı yazı ile ek protokol ile ilave ödeme yapılmasının talep edildiğini, davacı şirketin 12.08.2022 tarihli cevabi yazısı ile taleplerinin reddedildiğini,
bu yazıda değişiklik yapılması halinde öngörülen aktüeryal hesabın Banka aleyhine değişeceği beyan edilmişse de olağan dışı artış neticesinde Banka hesaplarına düzenli olarak aylık maaş sebebiyle toplam 625.000 TL aktarılması öngörülürken her ay 1.740.000 TL aktarılması neticesinde oluşan Bankanın elde edeceği gelir beklentisi ve elde edilen gerçekleşen artıştan hiç bir şekilde söz edilmediğini, maaş ödemelerinin bankalar açısından bir faydasının da, söz konusu maaş ödeme tutarlarının ödemeden önce banka hesaplarında tutulduğu veya 2 günlük sürede değerlendirilmesiyle elde edilen faiz geliri olduğunu,
hal böyle iken davacının zarara uğradığı ya da uğrayacağı iddiasının abesle iştigal olduğunu, görülen lüzum üzerine müvekkil İdare tarafından ------ sayılı yazı ile sözleşmenin feshedildiğini, yapılan fesih işleminden sonra ----- sayılı yazı ile fesih tarihinden sonra sözleşme bitiş tarihine kadar kalan 21 aya tekabül eden 214.200 TL'nin davacı bankanın hesabına yatırıldığını, müvekkil İdarenin öncelikli olarak ek protokol talebinde bulunduğunu, bu talebin kabul görmemesi üzerine fesih yoluna başvurduğunu, sözleşmenin müvekkil İdare tarafından feshedilmesi üzerine yeni ihale yapılmasına yönelik sürecin başladığını,
bu süreçte davacı İhaleye teklif vermeyeceğini beyan ettiğini ve devam eden süreçte ihalenin bir başka banka üzerinde kaldığından yeni bir sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin "Süre ve Fesih" başlıklı 11. Maddesi incelendiğinde, davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesine ve fesih halinde uygulanacak yaptırıma dair tek bir cümle dahi bulunmadığını, cezai şartta amacın;
asıl borcun ifasını teminat altına almak ve ifa edilmemeden doğacak zararı önceden tespit etmek olması gerektiğini, dava konusu işlemde müvekkil İdarenin gerek fesih tarihine kadar ve gerekse fesih tarihinden sonra davacının asıl alacağın feshi ve doğacak zarar noktasında davacıyı zarara uğratmış olmasının imkansız olduğunu, zira ekli ihale şartnamesinde taahhüt edilen nakit akış miktarının aylık toplam 625.000 TL olduğunu, sözleşmenin imza tarihi, 2021/Temmuz dönemi olduğunu, sözleşmenin fesih tarihinin 2022/Ağustos dönemi olduğunu,
sadece aradan geçen 13 ayda müvekkil İdarenin davacı Banka'ya sağlamış olduğu nakit akışının taahhüt edilenin 3 katı üstüne çıkıp 1.740.000 TL seviyesine ulaştığını, hal böyleyken davacının doğacak zararı bulunmadığı gibi, sözleşme ile taahhüt edilenin kat be kat üstünde kar ederek gelir elde ettiği hususunun da açıkça ortada olduğunu, bu durumda davacı tarafından cezai şartın amacına aykırı davranıldığı hususunun da sabit olduğunu, genel işlem koşulunun sözleşmelerde genellikle bankalar gibi kurumsal şirketler tarafından kararlaştırıldığını,
her bir müşteri ya da çalışan için ayrı ayrı baştan sözleşme hükümleri düzenlemek yerine tip sözleşmeyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kurulduğunu, bu tarz sözleşmelerde sözleşme hükümleri taraflar arasında tartışılmadan kararlaştırıldığını, müvekkili İdareye ibraz edilen sözleşmenin davacı tarafından tek bir taraf olarak tek başına hazırlanıp, karşı tarafa sunulan sözleşme olduğu hususunun şüphesiz olduğunu, edimler arasında eşitsizlik bulunduğu,
tek taraflı hazırlandığı hususunun kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, temerrüt faizi ve ferilerinin dava konusu olayda uygulanma imkanının bulunmamakta olduğunu, miktarını belirlemekte serbest olsa da, md. 182/3 hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirebileceğini düzenlemekte olduğunu, ülkemizde yaşanan olağan dışı ekonomik sürecin, cezai şart dahil sözleşmenin tek taraflı olarak davacı tarafından hazırlanıp imzalanmak üzere müvekkili İdareye ibraz edilmesi hususunun,
ek protokol talebinin reddedilmesi ve davacı Bankaya müvekkil tarafından düzenli olarak yatırılan maaş ödemesindeki artış miktarı ve buna bağlı olarak Bankanın kullanım gücündeki artış dikkate alındığında davacının cezai şart talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu savunarak, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
------- tarihli "İş bu kamu kurum maaş ödemesi protokolü alacağından kaynaklı alacak dosyasının banka alacağı olması nedeniyle ihtisas mahkemeleri olan----- tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine" kararı ile dosyanın mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, kamu kurum maaş ödemesi protokolü alacağından kaynaklı banka alacağı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacı banka ile davalı belediye arasında kamu kurumları maaş ödemesi protokolünün ihtilafsız olduğu, ihtilafın davalının sözleşmeyi haklı olarak fesih edip etmediği, haksız fesih halinde davacının cezai şart ve damga vergisi talep edip etmeyeceği edecek ise miktarının ne olduğu hususunda toplanmıştır. noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak,
tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; raporda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında 1 sayılı bentte gösterilen uyuşmazlık konusunun, somut olay özelinde (2) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan nedenlerle.
A) Yukarıda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (2/A) sayılı bentte yapılan irdeleme ve tanıtılan yüksek yargı uygulamasına nazaran, davacının cezai şart talep hakkı doğduğu sonucunun nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, yine aynı bölüm (A/c) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle, 380.160,00 TL cezai şart tutarından tenkis yapılıp yapılmayacağı; yapılacak ise oranının TMK.m.4 hükmüne göre takdirinin mahkememiz yargı yetkisi dâhilinde olduğu; raporda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (2/B) sayılı bentte yapılan irdeleme ve feshin niteliğine nazaran, damga vergisinin, istirdadı talebine iştirak edilmediği;
mahkememizin bilirkişi görüşüne uygun görmemesi halinde kalan 23 aylık devre bkımından sorumluluğa isabet eden tutar olan 2.352,56 Tl'yi rücu edebileceği, raporda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (2/C) sayılı bentte yapılan irdelemeye davalının tacir sıfatı olmamasına bağlı temerrüt faizkararlaştırmasının TBK.m.88-120 hükümlerine aykırı olması nedeniyle, 10.06.2023 tarihinden 31.05.2024 tarihine kadar 96 18;
01.06.2024 tarihinden sonrası için %18;01/06/2024 tarihinden sonrası için "48 oranında tahsil tarihine kadara değişmesi halinde yasal faiz oranının iki katına tekabül eden akdi yürütülmesini isteyebileceği, sonucuna varıldığı bildirilmiştir.Somut olayda uyuşmazlık, davacı banka ile davalı -----------tarihinde Kamu Kurumları Kurum Maaş Ödemesi Protokolü protokolü imzalandığı sözleşme süresinin 36 ay olarak belirlendiği, davalının 36 aylık süre dolmadan protokolü tek taraflı olarak fesih ettiği, uyuşmazlığın davalının sözleşmeyi haklı olarak fesih edip etmediği,
etmemiş ise davacının talep edebileceği zarara ilişkin olduğu davalı belediyenin TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamayacağından ilgili belediyenin tacir olarak kabulü de mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olup mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/740, K. 2024/953, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama