KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/881
- Karar No
- 2025/272
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
1.547 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/881 Esas
KARAR NO:2025/272
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:07/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili bankanın ----- ile davalı kredi lehtarı/borçlusu ----arasında imzalanan ------- istinaden taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalı kefillerinde İşbu ----- müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, Borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle --------yevmiye sayılı hesap ihtarnamesi keşide edilerek 45.876,36 TL nakdi kredi alacağından dolayı kredi cari hesabının kesilip kat edildiği, davalı borçlunun ihtarname ile verilen sürede borcu ödenmemeleri üzerine bu kez ---------- sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiği,
davalı yanın, asıl borca, işlemiş faize ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, Takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olarak itiraz edildiği belirtilerek, hukuka aykırı itirazın 49.339,06 TL alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı--------- vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı kredi belgesine dayanılarak farklı icra takipleri açıldığını, mükerrer takipler yapıldığını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu belgelerde görüleceği üzere itirazın iptalinin istenildiği icra takibinin dayanağı dört farklı kredi sözleşmesi olup bunların, -------- olduğunu, dava konusu ilgili olarak da icra takibinin dayanağı kredi sözleşmelerine dayanarak davacı yan, üç ayrı icra takibi başlattığını,---------esas sayılı dosyaları olduğunu, Aynı belgeye dayanarak dört farklı icra takibi başlatan davacı yan, mükerrer takip yapmakla kalmadığını,
----------- nolu takipte tahsilat yapmasına rağmen icra takip dosyalarında mükerer ve borcu aşan taleplerini devam ettirdiğini, farklı icra takipleri başlatarak tahsilatta da mükerrerlik yapmaya çalıştığını, takip konularının - açılan davaların aynı olduğundan mükerrer takip - derdest dava söz konusu olduğunu, yaptıkları itirazlar neticesinde davacının işbu dava ile beraber ------icra takibi için ----- icra takibi için ----- esası ile,
---- icra takibi için---- esası ile,----- icra takibi için -------- esası ile 4 ayrı dosya olacak şekilde itirazın iptali davası açtığını, Mükerrer dört takip için dört ayrı itirazın iptali davası açılmış olup usul ekonomisi ilkesine aykırı davranıldığını, icra dosyalarının birinde tahsilat yapıldığını, aynı kredi belgelerini göstererek davacı yanın, bir de ipotek takibi başlatmış olup ipotekli taşınmaz satılmış, rehin paraya çevrildiğini, Davacı tarafın, yukarıda belirtilen dört icra takibi yanında ayrıca yine aynı kredi sözleşmelerine dayanarak,
------numaralı dosyası ile İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle takip başlatmış ve ipotekli taşınmazı satarak rehni paraya çevirdiğini, Oysa ki aynı belgelere dayanıp ipotek takibi açan davacı alacaklının diğer dört icra takibini başlatması usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep edilen alacak miktarları, bakiye borç miktarından fazla olduğunu, itirazlarının iptalinin istenildiği icra takibi ile diğer üç icra takibinin konusu kredi sözleşmelerinden doğan alacak için davacı yanın;
----- nolu icra takibinde 46.207,57 TL,-------nolu icra takibinde 202.574,42 TL, ------ nolu icra takibinde 556.103,00 TL, -----nolu icra takibinde 167.050,99 TL, -------- nolu icra takibinde 556.103,00 TL olmak üzere toplamda 1.528.038,98 TL sadece asıl alacak olarak talep edilmiş uygulanan faizler de mükerrer olarak hesaplandığında ödenemez boyutlarda miktarlara baliğ edildiğini, Haksız ve mesnetsiz davacının davasının reddine, haksız ve kötüniyetli olarak açılan icra takipleri nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın İİK 67. Md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davalıların borçlu ve kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmesi neticesinde davacı banka tarafından kredi kullanıldırıldığı, kredilerin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe davalılar tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu ihtilafsız olup; ihtilafın davalıların takipte istenen borçtan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler takip tarihindeki alacak miktarı, işleyecek faiz oranlarının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosyanın bilirkişi verilerek, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 02/07/2024 Tarihli raporunda.
Davacı banka ile DAVALI kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) -------- arasında ------- akdedildiği, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davalı Kefillerin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti 3.050.,000,00 TL olduğu,
temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 45.883,78 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davalı KEFİLİN hem kendilerinin ve hem de davalı kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın ---- borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, ---------¸"Mahkemece raporun benimsenmesi halinde,
fazlaya ilişkin 2.561,85 TL'nın (49.339,086 — 46.777.215) reddi dufumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı — 45.883,78 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık 024,12 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun “4 5 gider vergisi --- birlikte istenilebileceği, Diğer davalı kefilin -------- kayıt bilgileri celp edilmemiş olduğundan, anılan davalı kefilin şirket ortağı olup olmadığı denetlenememiştir.
Mevcut delil durumuna davalı kefilin eş rızasına tabi olup olmadığı kanımca araştırmayı gerektirmektedir. Bu hususun takdiri sayın mahkemeye aittir. ------------ Sayılı dosyasından ipotekli taşınmaz ihale yoluyla 1.866.444,44 TL bedelle satılmıştır. ANCAK davalı yanın ------- Sayılı dosyası ile açtığı ihalenin feshi davası alınan şifahi bilgiye göre istinaf aşamasında olduğundan, henüz dava kesinleşmediği için satış bedeli davacı banka kayıtlarına intikal ettirilememiştir.
Davalı yanın---------- Sayılı dosyasına 236.943,00 TL tutarında para yatırmış olduğu anlaşılmakla birlikte, işbu icra dosyası dava dışı ------------dava dosyasının dayanağını teşkil etmektedir. Dolayısıyla huzurda görülmekte olan dava ve dayanağı İcra dosyası ile doğrudan bir alakası bulunmadığı kanaati, edinildiği, (Davacı banka 4 ayrı birbirinden bağımsız krediler nedeniyle 4 ayrı ilamsız icra takibi başlatmıştır.
Bu bakımdan takiplerin kanımca mükerrerliğinden söz edilemeyeceği söylenebilir), ----Mevzuatı Bakımından Takip Edilmesi Gereken Süreç Yönünden ---kefaletiyle davalı asıl borçlu -------firmasına taksitli kredi kullandırılmıştır. --------ÖNCE OLMAK ÜZERE 20.10.2023 tarihinde davacı bankaya 35.145,73 TL tutarında TAZMİNAT ödemesi yapmıştır.
Davacı banka, ------- yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı şirket ile davalı kefillerden tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen işbu bedel (35.145.773 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bir başka deyişle davacı banka, ------- ile imzalanan EK kefalet protokolü --------- kapsamında, davalı asil borçlu firma ve/veya davalı kefil/lerden ----kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine AYNEN devam edilebileceğinin düşünüldüğü, Çünkü, bahse konu ödemeler/tazminatlar davalı asıl borçlu firma ve/veya davalı kefil/ler tarafından yapılmamıştır.
İşte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı ---------arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse de ----Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takiplere aynen devam edilebileceği nazara alındığında, --------- tazminat yoluyla tahsil edilen —35.145,73 — TL'nın davalı asıl borçlu firmanın kredi borcuna MAHSUP edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
(Çünkü bu bedel/ler davalı şirket ve davalı kefillerden tahsil edilip tekrar ------- ödeme-iade yükümlülüğü bulunmaktadır) Yukarıda yapılan hesaplamalarda zaten tazminat bedelinin kredi borcuna mahsup edilememiş olduğu ---------şeklinde rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre.
Davacı banka ile davalı --------arasında --------------- imzalandığı, davalıların ise bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağına istinaden kullandırılan kredinin tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalıların imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği, bu nedenle bankaca ihtarname gönderildiği, ödenmeyen takip konusu alacağın 46.777,21 TL olduğunu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, borçlu şirketin firma kaydının çıkarıldığı, davalıların sözleşmenin akdedildiği tarihlerde şirket yetkilisi ve ortağı olduğu; bu nedenle kefil olması için eş rızasının aranmayacağı; şirket ortak ve yöneticilerinin şirket için çekilen krediye eş rızası olmaksızın verdikleri kefaletlerin geçerli olduğu;
keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıları bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/881, K. 2025/272, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama