KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/620
- Karar No
- 2025/691
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/620 Esas
KARAR NO:2025/691
DAVA
İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından------- kredi kullandırıldığını, imzalanan kredi sözleşmesine diğer davalıların ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' sıfatıyla taraf olduklarını, kredi borcu ödenmeyince banka tarafından hesabın kat edildiğini, kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiğini; ödeme sağlanamayınca da davalılar aleyhine--------sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduklarını bildirerek;
itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, takibe konu alacağın rehinle temin edildiğini, ----- sayılı dosyasıyla üzerinde ipotek tesis edilen 3 adet gayrimenkulün satışı için takip başlatıldığını, 2 adet ipoteğin müvekkillerinden --------- tarafından verildiğini ve kefalet miktarlarını da temin etmek amacıyla sağlandığını;
rehinle temin edilmiş alacaklar için genel haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğine, ayrıca takibe konu alacağın likit olmadığını, kat ihtarında kredilere ilişkin hiçbir açıklama bulunmadığını, takip başlatılacağına dair herhangi bir ihtarda içermediğini, istenen faizin fahiş olduğunu; bankanın söz konusu bu takipte kötü niyetli olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini, davacı bankadan da %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup;
davacı banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak asıl alacaklı ve borçlu olan davalılar aleyhine 15.264.780,21 TL asıl alacak, 1.162.585,10 TL işlemiş faiz, 58.129,25 TL işlemiş faizin BSMV'si, 7.104,22 TL masraf ve 4.700,00 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 16.497.298,83 TL toplam borç üzerinden takipte bulunmuş, davalıların süresinde yaptığı itiraz ile takip durmuş, dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Mahkememizce davalının savunması irdelenmiş olup; kredi borcu için ipotek alındığı, 3 taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı ancak herhangi bir satışın sağlanamadığı, borçtan düşülecek bir tahsilatın bulunmadığı; bunun son celsede davalılar vekili tarafından da kabul edildiği görülmüş;
banka kredi alacaklarından teknik özelliğinden dolayı ipotek alınsa dahi ipotek bedellerinin üzerinde kalan kısım varsa icra takibi yapılabileceği, genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinde elbette rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış bir takipte sağlanan tahsilat varsa tahsilat miktarının o tarih nazara alınarak borçtan düşülmesi gerektiği belirlenmiş,Bu çerçevede dosyanın esası incelendiğinde sözleşmede taraflar arasında ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlendiğinden bunun bir delil sözleşmesi niteliğinde olduğu,
asıl borçlu ile birlikte kefilleri de bağlayacağı dikkate alınarak banka kayıtları inceletilmek suretiyle rapor alınmış,Bankacı uzman bilirkişiye dosya içindeki bankaca hazırlanan belgeler ve yerinde inceleme yetkisi verilerek temin edilen raporda; kredi borçlusu şirkete kredi kullandırıldığı, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacak belirlenirken ödenmeyen taksitten itibaren kredi sözleşmeleri hükümlerine göre; bankanın hesabı kat ettiği, bununla birlikte vadesi gelmeyen taksitlerin de muaccel hale geldiği,
kat ihtarının tebliği ile oluşan temerrüt tarihine kadar bu tür kredilerin o tarihlerde banka tarafından uygulanan faiz oranı üzerinden faiz uygulanarak ve kat tarihinde muaccel hale gelen alacakla bu faiz oranı temerrüt tarihi itibarıyla toplanarak asıl alacakların belirlendiği, belirlenen bu asıl alacaklara da icra takibine kadar azami %50'yi geçmemek kaydıyla banka tarafından uygulanan temerrüt faiz oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplamak suretiyle rapor düzenlendiği;İncelenen raporda tespit edilen bedellerin çerçeve kredi sözleşmesine uygun olduğu,
hesaplama şeklinin doğru olduğu nazara alınmak suretiyle bilirkişi raporu hükme esas alınmış, Raporda belirtildiği gibi icra takibinde istenen depo bedeline konu edilen çek yaprakları için bankanın sorumluluk bedeli ödemesi yaparak gayri nakit alacağın nakit alacağa dönüşmesi durumunda nakde dönüşen her bir alacak tutarı için ödeme tarihlerinden tahsiline kadar geçen süre için % 97,50 oranında temerrüt faizi ve bunun %5'i oranında gider vergisi isteyebileceği belirtilerek;
bu dosyada 6 adet çek yaprağı için 55.620,00 TL tutarında bedel ödemesi yapıldığını, henüz işlem görmemiş ancak iade de edilmemiş 35 adet çek yaprağı nedeniyle de 324.450,00 TL riskin doğduğu kabul edilmek suretiyle ödenen kısmı alacağa katarak 324.450,00 TL yönünden de depo kararı verilmesi gerektiği belirlenerek rapor hazırlanmış,Mahkememizce bu bilirkişi raporu hükme esas alınmış, Nakdi takip yönünden bilirkişi raporunda tespit edilen rakamların talebe göre biraz daha düşük olması sebebiyle nakdi takip yönünden davanın kısmen kabulüne,
gayri nakdi takip (depo talebi) yönünden aynen devamına karar verilmiş,Kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit sayıldığı sebebiyle haksız bulunan itirazlarla ilgili asıl alacakların toplamı üzerinden davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmiş, Takibin reddedilen kısmının işlemiş faiz hesabına yönelik olması, bankanın bu kısım yönünden kötü niyetinden bahsedilemeyeceği nazara alınarak davalının lehine kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmemiş, aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/620, K. 2025/691, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama