KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/646
- Karar No
- 2025/861
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/646
KARAR NO : 2025/861
DAVA
İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili, davalı şirkete müvekkili bankanın ------ Şubesinden kredi kullandırıldığını; kredi taksitleri ödenmeyince banka tarafından hesabın kat edilip kat ihtarının davalıya tebliğ edildiğini; davalı tarafından yine de ödeme gerçekleşmeyince ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibin rehinin paraya çevrilmesi yoluyla genel haciz yoluyla yapılan bir takip başlatıldığını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligat yapılmış ancak davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemiştir. Bu nedenle davalının icra takibine yapmış bulunduğu itirazda nazara alınmak suretiyle davalının davayı inkar etmiş sayılacağı dikkate alınarak inceleme yapılmıştır.
Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı banka davalıya kredi kullandırmış, karşılığında ----- plakalı ------ modelli bir aracı rehin olarak almış; kredi borcunun taksitleri ödenmeyince hesap kat edilmiş, kat ihtarı davalıya tebliğ olunmuş, davalı icra takibine süresi içinde itiraz ederek; borca, faizlerine itiraz ettiğini bildirmiş, ayrıca yetkili icra müdürlüğünün de şirketin merkezi olan ------- İcra Müdürlüğü olduğunu belirterek icra takibini durdurmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası ve banka kayıtları getirtilmiş olup; davalı her ne kadar icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de; davacı bankanın genel müdürlüğünün ------- ilçesinde olması, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ihtilafsız oluşu nedeniyle davanın bir miktar para alacağı davasına dayandığı sebebiyle TBK 89 madde gereğince davacının ikametgahının da yetkili olduğu; buna göre ------- İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu kabul edilmiş, icra dairesinin yetkisine yapılan itiraza da itibar edilmemiştir.
Taraflar arasında ihtilaf çıktığında kredi sözleşmesinin 31. maddesinde delil sözleşmesi niteliğinde hüküm bulunduğu; bu hükümde ihtilafın çözümünde banka kayıtlarının esas alınacağının açıkça düzenlendiği, bunun bağlayıcı nitelikte olduğu değerlendirilerek; mahkememizce banka kayıtları üzerinden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiştir.
Kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının hesaplanmasında; kredi sözleşmesi hükümleri gereğince kredi taksitlerinden biri ödenmeyince kalan taksitlerin muaccel hale gelmesi, hesap kat ihtarının tebliği ile oluşacak temerrüt tarihine kadar bu taksitlerin toplamına benzer kredi sözleşmelerinde bankanın uyguladığı faiz oranları üzerinden akdi faiz tatbik edilerek temerrüt tarihine kadar oluşan faizde ödenmemiş taksitlerin toplanarak asıl alacağı oluşturması; bu asıl alacağa temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında akdi faiz oranının %50'si ile sınırlı temerrüt faizi uygulanarak işlemiş faiz kaleminin istenebileceği;
bu genel açıklamanın dışında bankanın elbette bu hesaplamalara göre daha düşük kalemler talep edebileceği, bu durumda taleple bağlı kalınacağı nazara alınarak; hazırlanan bilirkişi raporu bu çerçevede incelenmiş,Bilirkişi raporu ile aylık %6,76 oranında faiz uygulamak suretiyle 417.487,08 TL miktarında, aylık %6,6 oranında faiz uygulamak suretiyle 128.821,84 TL miktarında, aylık %5,59 oranında faiz uygulamak suretiyle 122.222,49 TL miktarında, aylık %4,91 oranında faiz uygulamak suretiyle 753.961,32 TL tutarında rehin alacaklarının asıl alacak olarak doğduğu,
bunlara da işlemiş faiz / gecikme cezası niteliğinde faizlerin istendiği ve bankanın bu miktarlar yönünden haklı olduğu hesaplanmış olup;
Bankacı bilirkişinin hazırlamış bulunduğu rapor kabule şayan bulunmuş; hükme esas alınmış,
Davacı tarafın inkar tazminatı talep ettiği, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit olduğu, davacının haksız bulunduğu miktarlar üzerinden asıl alacak toplamı ile inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak; nakdi alacak yönünden bilirkişi hesaplamasına göre bankanın alacağının tamamında haklı olduğu nazara alınarak ;
ancak istenen depo bedeli yönünden banka tarafından ödenene çek teminat bedeli yada paraya çevrilen bir teminat mektubu bulunmadığından ve bir risk oluşmadığından gayri nakdi teminat yönünden icra takibine (depo bedeline) yönelik itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş, ayrıca davadan sonra bir kısım ödeme yapılmış olduğu dikkate alınarak bu ödeme miktarları ve tarihleri karara yazılmak suretiyle davadan sonra yapılan bu ödemelerinde icra müdürü tarafından tahsilde dikkate alınması belirtilmek suretiyle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/646, K. 2025/861, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama