KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/923
- Karar No
- 2025/849
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
Karar Metni
1.835 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/923 Esas
KARAR NO: 2025/849
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 04/12/2024
KARAR TARİHİ: 05/11/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Banka ile borçlu/davalı --- arasında; --- akdedildiğini, imzalanan rehin sözleşmelerine istinaden-----plakalı araçlara rehin şerhinin işlendiğini, davalı/ borçlunun, taraflar arasında imzalanan --- gereklerini yerine getirmediğinden borçların ödenmesi için---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ancak ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı ----- esas sayılı dosyası ile rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını,
----- plakalı araç satışından 19.707,61 TL ihale bedelinin geldiğini.
2.537 TL de talimat dosyadan avans iadesinin geldiğini, diğer teminatlı aracın da bağlanacağı esnada mahalden hızla uzaklaştırıldığını, davaya konu ------ esas sayılı ilamsız takip de 24.08.2022 tarihinde, araç satışından dosyanın tahsil edilemeyeceği anlaşıldıktan sonra ve satış bedeli gelmeden önce tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla rehin dosyası belirtilerek açıldığını, borçlu tarafından rehin dosyasına itiraz edilmemiş olmasının da borcun varlığını kabul ettiğini göstermekte olduğunu,
davalının söz konusu genel haciz yolu ile takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davalının borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazları yerinde olmamakla birlikte, haksız ve kötü niyetli olup Sayın Mahkemece iptalinin gerekmekte olduğunu, davalı tarafından takip konusu alacağın tamamına yapılan itirazın davalının da altında imzası bulunan Genel Kredi Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğunu,
zira söz konusu Genel Kredi Sözleşmesi’nde müşteri ve kefillerin gecikmeye düşmeleri halinde alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bankaya fiili ödeme tarihine kadar, kredi şartlarında yazılı gecikme faiz oranı üzerinden gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt ederler denmekte ve ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesinde de “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.’’ denmekte olduğunu, borçlunun ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediğinden ve ödeme de yapmadığından maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle davalının temerrüde düştüğünü, bununla beraber davalının,
borçlu olmadığını hiçbir belge ile de ispat edemediğini beyan ederek, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden dolayı, davalının----- esas sayılı dosyası ile açılmış olan takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın davasını süresinde açmadığını 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmakta olduğunu, mevcut işlemin tüketici işlemi olması hasebiyle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, 6502 sayılı Kanun’un “temerrüt” başlıklı 28. maddesinde, belirli süreli kredi sözleşmelerinde tüketicinin temerrüde düşmesi durumunda; kredi verenin bütün edimlerini yerine getirmesi,
tüketicinin birbirini izleyen en az 2 taksiti ödemede temerrüde düşmesi ve kalan borcun tamamının ifasını isteyebilme hakkının sözleşme ile saklı tutulması ve bu hakkın kullanılabilmesi için en az 30 gün süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması durumunda tüm alacak bakımından muacceliyet ve temerrüdün oluşacağının düzenlendiğini, dava konusu sözleşmenin genel işlem koşullarına tabi ve geçersiz olduğunu, davacı banka tarafından sunulan sözleşme incelendiğinde;
bu belgenin 26 sayfadan fazla olduğunu ve hayatın olağan akışına göre normal bir vatandaşın okumasının beklenemeyeceği kadar uzun olduğunu, halihazırda bu sözleşme imzalanmadan bankanın da müşterinin herhangi bir işlemini yapmamakta, dolayısıyla müşterinin bu sözleşmeyi imzalamaya zorlanmakta olduğunu, sözleşmenin genel işlem koşullarına tabi olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca sözleşmedeki haksız şartların müvekkili aleyhine uygulama konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın sunduğu sözleşmenin 19/4 ve diğer aleyhte sözleşme maddelerini kabul etmediklerini,
bu maddenin tüketici olan müvekkili aleyhine bir madde olduğunu ve yazılmamış sayılmasının gerektiğini, sözleşmenin bu maddesinin müvekkilinin durumunu adeta ağırlaştırmakta ve sözleşmeyi imzalamaması sebebiyle işlem yapılmayacağı durumuna güvenilerek haksız şart uygulanmakta olduğunu, rehin konusu aracın hızla uzaklaştırıldığına dair iddiaları kabul etmediklerini, davacı bankanın -------- plakalı araçtan tahsilat yaptığını, bu hususta bu araçtan nema elde edebilecekken bekleyip müvekkiline bu haksız davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,
böyle bir durumu hukuk düzeninin korumayacağının açık olduğunu, yine bu hususta rehine ve rehin dosyasına itirazlarının bulunmakta olduğunu, yine sözleşmeni faiz maddelerinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddelerinin düzenleniş amacı ve niteliği gözetildiğinde, emredici nitelik taşıdığını savunarak, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle itirazlarının ve cevap dilekçelerinin kabulüne, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağı % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı davasının reddine, yargılama giderleri ve arabuluculuk vekalet ücreti ile dava vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın İİK 67 MD.
Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı banka ile davalı borçlu arasında genel kredi ve rehin sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasında ihtilafın takip anında davacı banka ile muaccel ve alması gereken bir alacağının doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satılan ----- plakalı aracın bedelinin bu alacaktan düşülerek takibe başlanıp başlanmadığı, ayrıca ----plaka sayılı aracın rehin bedeli de nazara alındığında takibin nasıl devam edeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi ----Tarihli raporunda.
Davacı ----- davalı---- takip tarihi itibariyle, ----- numaralı üreten taksitli ticari kredi, --- numaralı üreten taksitli ticari kredi,---- numaralı ticari kredi kartı, ------- numaralı ticari kredili mevduat hesabı, takip masrafı ve ihtarname noter masrafından kaynaklanmış.
68.180,26 TL asıl alacak ve 13.075,87 TL faiz olmak üzere toplam 81.256,13 TL alacağının olduğu, Davacının “takip tarihi itibariyle” hesaplanan toplam alacağı 81.256,13 TL olduğunu, Davacının “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebinin ise, 68.180,26 TL asıl alacak ve 15.437,16 TL faiz olmak üzere; toplam 83.617,42 TL olduğu, Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” toplam alacak talebi Toplam 83.617,42 TL olduğu, Davacının, takip masrafı ve ihtarname masrafı için tarafımca hesaplanan faiz alacağı ile icra ödeme emrinde yazılı takip masrafı ve ihtarname masrafı için talep ettiği faiz alacağı arasındaki farkın;
davacının takip masrafı ve ihtarname masrafı asıl alacak tutarlarına, Genel Kredi Sözleşmesi ile ticari krediler için belirlenen yıllık % 45 temerrüt faiz oranından hesaplama yapmasından ve talep etmesinden kaynaklandığı, davacının takip masrafı ve ihtarname masrafı için Genel Kredi Sözleşmesi ile ticari krediler için belirlenen yıllık % 45 oranından temerrüt faizi talep etmesinin yerinde olmadığı,
ancak yasal faiz talep edebileceği, Davacı ---- davalı ---- esas sayılı dosyası ---- tahsilat tarihi itibariyle, ---- numaralı üreten taksitli ---- numaralı üreten taksitli t. kredi, ------numaralı ticari kredili mevduat hesabı, takip masrafı ve ihtarname noter masrafından kaynaklanmış.
68.180,26 TL asıl alacak ve 14.619,35 TL faiz olmak üzere toplam 82.799,61 TL alacağının olduğu, Davacının, “tahsilat tarihi itibariyle” toplam alacağı toplam 82.799,61 TL olduğu, Davacı --------dava tarihi itibariyle, ---- numaralı üreten taksitli ticari kredi, --------numaralı ticari kredili mevduat hesabı, takip masrafı ve ihtarname noter masrafından kaynaklanmış.
68.180,26 TL asıl alacak ve 69.216,91 TL faiz olmak üzere toplam 137.397,17 TL alacağının olduğu, Davacının, “dava tarihi itibariyle toplam alacağı toplam 137.397,17 TL olduğu, Davacı------ dava tarihi itibariyle, davalı --------verilen ve alacaklı bankaya dönmemiş + iade edilmemiş 2 adet çek yaprağı sebebiyle, -----, çek hamilerine ödenmesi garanti edilen miktarlardan kaynaklanan, 2 Adet x 3.600 TL = 7.200 TL gayri nakdi riskinin - alacağının olduğu ve davacının Genel Kredi Sözleşmesi’nin 8.1.
“Kredinin Teminat Karşılığı Kullandırılması” başlıklı 8.1. ve “Çek Kredisi” başlıklı 17. maddesi uyarınca davalıdan bu riski için depo talebinde bulunabileceği, Davacının hesaplanan alacağının, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nin kapsamına uygun olduğu ve Genel Kredi Sözleşmesi’nin “Delil” başlıklı 33. maddesine göre Banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, Raporumun 4/a. maddesinde açıklandığı üzere, dava konusu, ------ numaralı üreten taksitli ticari kredi borcuna uygulanan faiz oranlarının; davacı ----- davalı ---- arasında imzalanan -----maddeleri ile yasalara uygun bir biçimde serbestçe belirlendiği,
--- numaralı ticari kredi kartı ve------numaralı ticari kredili mevduat hesabı borcuna uygulanan faiz oranlarının; raporumun 4/b. maddesinde açıklandığı üzere, azami sınırlarının ---- tarafından belirlendiği, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca; kısmi ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, takip - dava tarihinden asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, ---- numaralı üreten taksitli t. krediden kaynaklanmış; ---------numaralı üreten taksitli ticari krediden kaynaklanmış.
7.500,55 TL asıl alacak tutarlarına yıllık % 45 ------ numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış; ----------numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış.
19.648,95 TL asıl alacak tutarlarına yıllık % 25,20 gecikme faiz oranı üzerinden ve “kredili mevduat hesapları ve kredi kartlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen --------- üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere” davacı Banka’nın ticari kredili mevduat hesapları ve ticari kredi kartı borçlarına uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, sonuç ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre.
Davacı banka ile davalı borçlu------- tarihli Rehin Sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın dava tarihi ile toplam 137.397,17 TL olarak hesaplanarak rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınarak, ----- sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve takipten sonra yapılan ödemelerin davacı talebi doğrultusunda düşülmesi ile; takibin 61.372,81 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup;
banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/923, K. 2025/849, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama