KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/245
- Karar No
- 2025/633
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/245 Esas
KARAR NO: 2025/633
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ: 13/01/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili------ adına kayıtlı ------Sayılı Taşınmazın ---- tarihinde ihale yoluyla satıldığını işbu -----Sayılı dosyasıyla sıra cetveli düzenlendiğini ancak düzenlenen sıra cetvelinde tespit edilen sıra ve alacağın miktarının hatalı olup işbu şikayet başvurusunun kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; icra dosyası borçlusunun sıra cetveline itiraz hakkı bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile dava dışı ------ hakkında, genel kredi sözleşmesine istinaden müteselsil kefalete dayalı olarak,
----- Esas sayılı dosyası üzerinden-------- takip miktarı üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiğini ve itiraz edilmeksizin takibin kesinleştiğini, takibin derdest olduğunu, borçlulardan, davacı adına kayıtlı ve icra dosyasından hacizli ---- parselde kayıtlı, arsa vasıflı taşınmazın,----- Sayılı dosyasından yapılan ihale sonucunda 3.251.000,00 TL bedelle ihale edildiğini, ihalenin kesinleştiğini, ilk haciz takip dosyasından olduğu için 17.12.2024 tarihinde dosyadan sıra cetveli düzenlendiğini,
sıra cetvelinin İİK uyarınca ilgililere tebliğ edildiğini ve itiraz olmaksızın kesinleştiğini, diğer yandan, borçlu vekiliinin sıra cetvelinin kendilerine de tebliğ edilmesini talep ettiğini, yasal düzenlemeye göre borçluya tebliğ zorunluluğu bulunmadığından talebin reddine karar verildiğini, bunun üzerine borçlu tarafça yine de -------- Esas sayılı dosyası üzerinden derece kararına karşı şikayet yoluna başvurulduğunu, anılan Mahkemece ise görevsizlik kararı verilerek gönderme kararları üzerine nihayetinde davanın mahkememiz nezdinde görülmeye başlandığını, davanın alacak davası olmadığını,
davanın alacak davası olarak görülmesi halinde zorunlu dava şartı kapsamında arabuluculuk başvurusu yapılmamıştır. davanın alacak davası olarak görülmesi halinde zorunlu dava şartı kapsamında arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, davacı tarafça açılan ve derdest olan menfi tespit davasının da bulunduğunu, dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere, davacı tarafça------ Esas sayılı dosyası üzerinden açılan ve derdest olan menfi tespit davasının da bulunduğunu,----- esas sayılı menfi tespit davasının davacılarının, davacıdan farklı olup, ayrıca iş bu dosyanın derdest olduğunu,
davacı tarafça-------- Esas sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen tutarın, anılan mahkeme dosyası kesinleşmiş gibi, emsal olarak sunulmaya çalışılsa da iş bu dosya derdest olduğu gibi, davacıların da davacıdan farklı olduğundan emsal alınamayacağını belirterek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise, dava şartı yokluğundan reddine, her halükarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle sıra cetveline itiraz davasıdır. ------- karar sayılı kararı ile ...bankacılık mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda----- Asliye Ticaret Mahkemeleri özel görevli olduklarından dosyanın bu mahkemelere tevziisi yapılmak üzere esasının kapatılmasına... karar verilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Taraf vekillerinden aynı kredi sözleşmesine ilişkin olarak ---- esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam edip etmediği sorulmuş. Davacı vekili ---- tarihli duruşmada; mahkememiz dosyasının ----esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini.
Davalı vekili 17/09/2025 tarihli duruşmada; birleştirme yapılmamasını, borçlunun yasal düzenlemeye göre itiraz hakkı bulunmadığını, sıra derece kararına itiraz hakkının olmadığını, dolayısıyla aktif husumet nedeni ile reddine karar verilmesini, ayrıca gerek menfi tespit davası olarak gerekse alacak davası olarak açılmış ise davadan önce yapılan bir arabuluculuk başvurusunun olmadığını, mahkemenin tensibi üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, bu nedenle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile dosyanın Mahkememizin ---- sayılı dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle HMK 166. Md. kapsamında birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ---esas sayılı dosyası ile yine --------- esas sayılı dosyasının aynı kredi sözleşmesine ilişkin olarak açıldığı, dosyalar arasında fiili irtibat bulunduğu ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmakla; mahkememiz dosyasının HMK 166/1 md. Gereğince yine ----esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın----- esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/245, K. 2025/633, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama