KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/27
- Karar No
- 2025/746
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/27
KARAR NO : 2025/746
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 04/01/2025
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil Banka ile müşterisi ---- (T.C.K.N.: ------) arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgelerin imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden davalının krediyi tahsis ettiğini ve kullandırıldığını, ilgili kredi sözleşmesini davalı ------ hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, Dava dışı 3. kişi ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmeye istinaden dava dışı 3. kişiye kredi kullandırılmış olduğunu, dava dışı 3. kişi, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, Sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine,
ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın (TBK m. 117 uyarınca) borç muaccel olduğunu, ayrıca borçluya ihtarnamenin keşide edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine ----- Banka Alacakları İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili Bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibinin açıldığını, banka kayıtları incelendiği davalının müvekkili Bankaya müşterek ve müteselsil kefaleti uyarınca borçlu olduğunun görüleceğini, Davalı/ borçlu; icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, İtiraz dilekçesinde;
borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye itiraz edildiğini, ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, Borçlu taraf icra takibine itiraz dilekçesinde her ne kadar kefalette eş rızası alınmadığını belirtse de, kabul mahiyetine gelmemekle birlikte, eğer davalının kefaleti için eş rızası alınmadıysa bile,
eş rızası alınmadığı kabul edilse bile TBK m. 584/3 hükmü ile getirilen istisnalardan, "27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler..." düzenlemesi açıkça huzurdaki olayda mevcut olduğunu, davaya konu edilen kredinin ta olarak pandemi koşullarında 5570 s. Kanun'un 1. maddesindeki amaç doğrultusunda esnaf ve sanatkarların desteklenmesi amacıyla kullandırıldığını, İlgili kredinin 5570 s. Kanun kapsamında olduğunun tartışmasız olduğunu,
müvekkili banka kayıtları incelendiğinde bu hususun tetkik edilebileceğini, Bu halde, eş rızası alınmadığı hususu sabit olsa bile, ilgili kredinin gerek olağanüstü koşullarda kullandırılması gerekse TBK m.584/3 hükmünde getirilen istisna doğrultusunda 5570 s. Kanun kapsamında kullandırılması hususları göz önüne alınarak davalının itirazının haksız olduğunu, müvekkili bankanın ilgili kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiğinde davalı/ borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğunun ortaya çıkacağını,
davalının müvekkili banka ile akdedilen kredi sözleşmesinde ayrıca müvekkili banka kayıtlarının delil olacağı hususunda madde de bulunmakta olduğunu, Davalı, müvekkili bankaya borçlu olduğunu, Taraflar arasında delil sözleşmesi düzenlenmiş olduğunu, Borçlunun itiraz ettiği, taraflarınca talep edilen faiz miktarı ile ilgili hususlar taraflar arasında imzalanan sözleşmede ve borçlu hakkında düzenlenen ihtarnamede yer almakta olduğunu, sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, Davalı/ borçlu tarafından ileri sürülen itirazların haksız olduğunu, borçlunun itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
takibi geciktirmeye yönelik ve likit/ belirlenebilir olduğunu İcra ve İflas Kanunu 67.maddenin 2.fıkrası uyarınca dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesini özetle.
Davalı müvekkili ----- Banka alacakları icra dairesinin ------ esas sayılı takip dosyasında banka kredi sözleşmesinde asıl kredi borçlusu ------ kefil olması nedeniyle birlikte borçlu durumun olduklarını, İcra takibinin dayanağı olan banka kredi sözleşmesinde TBK.584 maddesi gereğince davalı müvekkili ------ eşinin yazılı rızası alınmadan kefil olarak imzasının alındığını bu nedenle kefaletin yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlu ---- hakkında halen icra takibinin devam ettiğini, ------ ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu, TBK.586 maddesi gereğince davacının asıl borçlu ----- takip etmesi gerekeceğini,
Asıl sözleşme borçlusu ------- ait taşınmaz mallarıyla ilgili icra dairesince yapılan takbis sorgulaması sonucu 20.12.2024 tarihinde taşınmazlar üzerine icrai haciz konulduğunu, Borçlu ------- dosya borcunu karşılayacak çok miktarda taşınmaz mallarının mevcut olduğunu, haksız mesnetsiz yasaya ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, ----- Banka Alacakları İcra Dairesi ------- Esas sayılı icra dosyasının Uyap çıktıları, banka kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucundaUyuşmazlığın, davacı banka ile davadışı ----- arasında akdedilen ve davalı ------ müşterek ve müteselsil olduğu ticari kredi sözleşmesine nedeni ile davalının davacı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı,
sözleşme akdedilirken davalının eş rızasının aranıp aranmayacağı, davalının ----- Banka Alacakları İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve davacı lehine icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.----- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 02/06/2025 tarihli müzekkere cevabında; borçlu tarafça alacaklıya ödeme yapılmasını, muvafakat edilerek infaz olarak kapatılmış kaldırıldığının bildirildiği görüldü.
Davacı vekili 15/10/2025 tarihli duruşmada; davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davaya konu icra dosyası Uyap sistemi üzerinden incelenmiş, dosyanın haricen tahsil ile kapatıldığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Eldeki davanın genel kredi sözleşmesi nedeni ile davacı banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davası olduğu, dava açıldıktan sonra takip konusu borcun ödendiğinin davacı vekili tarafından mahkememize bildirildiği görülmüş, müzekkere cevabı ile; icra dosyasının haricen tahsil ile kapatıldığı, bu sebeple davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça başlatılan takip davalının haksız itirazı nedeniyle durmuş olup takibin devamı açısından hak düşürücü nitelikteki 1 yıllık süre içinde dava açılmasında hukuki yarar hatta zorunluluk bulunmaktadır. O halde dava tarihi itibariyle davacının eldeki davada haksız olduğundan bahsedilemez.
Bu sebeple hazine tarafından karşılanan yargılama giderlerinden davalı taraflar sorumlu tutulmuş, davacının kendi yaptığı yargılama giderini talep etmediği nazara alınarak bu giderler davacı üzerinde bırakılmış, yine davacının icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talebi olmadığı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/27, K. 2025/746, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama