KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/349
- Karar No
- 2026/23
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/349 Esas
KARAR NO : 2026/23
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2025
KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin 30.09.2022
tarih ve 35.995,17 TL bedelli olarak tanzim edilen fatura alacağının tahsili için -------- E, sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafın takibe haksız ve mesnetsiz itirazı ile takibin durduğunu, davalı borçlu icra takibine konu olan ve taraflar arasında tanzim edilen faturaya ilişkin borcunu her türlü ihtar ve ikaza rağmen ödemediğini, tarafların ticari defter
kayıtlarının incelenmesi ile de davacının haklı alacağının tespit edilebileceğini, davanın kabulü ile kötü niyetli itirazın iptali ile takip işlemlerinin devamını, alacağın likit
olması, davalının itirazının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra
inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı taraf üzerinde
bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi,-------- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLEMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, 30.09.2022 tarih ve 35.995,17-TL bedelli olarak tanzim edilen fatura kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosya nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere mali müşavir bilirkişinin görevlendirildiği, bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı şirketin ticari defter
ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette
tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin
vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı -------- ŞTİ’ nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022-2023 yıllarında fiziki
ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda
tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari
defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin
kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı -------- ŞTİ.’ nin raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari
defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 10/01/2025 takip tarihi itibariyle 35.995,17 TL
tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı ---------
ŞTİ’ nin ise 31/10/2025 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine
katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden davalı şirketin defter ve kayıtları
üzerinde inceleme ve karşılaştırma yapılamamıştır.
Raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesine yapmış oldukları
BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin 2022 yılında
davacı --------ŞTİ.’ den 2 adet fatura karşılığı
KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde
Bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketinde davalı --------ŞTİ.’ ne 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı
açık hesap bakiyesini oluşturan faturadan ibaret olduğu görülmüştür.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine
Beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde; davacının -------- İcra Dairesinin
--------- E, sayılı takip dosyasındaki 35.995,17 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat
karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin
Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklı takip öncesi için 24.108,13 TL tutarında faiz talebinde bulunmuştur. Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı
temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da
takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin
icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap alacağı yönünde hüküm kurulması halinde,
defter kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca
ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren 23.151,30 TL
tutarında faiz hesaplanmıştır, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm
kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden
kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz
talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin
müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA
İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin 30.09.2022
tarih ve 35.995,17 TL bedelli olarak tanzim edilen fatura alacağının bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine ---------
İcra Dairesi’nin-------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının kendi kayıtlarında davalı açık hesabında 10/01/2025 takip tarihi itibariyle 35.995,17 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesine yapmış oldukları
BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin 2022 yılında
davacı ----------ŞTİ.’den 2 adet fatura karşılığı
KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde
bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketinde davalı --------- ŞTİ.’ ne 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BS
formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin
birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı
açık hesap bakiyesini oluşturan faturadan ibaret olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu kanaati ile asıl alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi, TTK 1530 maddesinin eldeki uyuşmazlıkta uygulanamayacağı gerekçesi ile davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi uygun bulunmamış, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davalının--------- İcra Dairesinin -------- Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 35.995,17 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup;
alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/349, K. 2026/23, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama