KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/528
- Karar No
- 2025/492
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/528 Esas
KARAR NO : 2025/492
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2017
KARAR TARİHİ : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil Davacı ile Davalıya ait olan -----------Bölge 1009 Adet Konut 3 Adet Ticaret Merkezi, Alt yapı ve Çevre Düzenleme İnşaatı işi bünyesindeki Tünel Kalıp Sistemiyle 1009 Adet Konut Grobetonu İnşaat işinde, müvekkile ait ----------- Plakalı, ----------- Model Mobil Vincin davalıya ait işlerin yapılması aşamasında,
Şantiye alanında davalının hatası nedeniyle devrilerek hasarlanması sonucu davacı yanın hasardan kaynaklanan maddi kaybının davalıdan tahsili için ---------- İcra Müdürlüğünün ------------- Es. dosyası ile icra takibi başlattıklarını davalını takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili Davalı şirket tarafından konut projesinde kullanmış olduğu kule vincin sökülmesi amacıyla davaya konu mobil vincin kiralandığını, Kiralanan Vincin Operatörünün ----------- Belge Numaralı, ---------- TC Kimlik Numaralı ----------- olduğunu, Davalı şirket tarafından mobil vincin çalışacağı alanda gerekli önemler alınmasına rağmen davacı tarafın çalışanı olan vinç operatörü ----------- dengesiz yüklemesi sonucu vincin devrildiğini, bunun üzerine davacı tarafın kendi çalışanının sebep olduğu kazanın faturasını müvekkil şirkete ödetme amacıyla müvekkil aleyhinde icra takibi başlattığını,
olayın vuku bulmasında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmaması sebebiyle dava konusu borcu kabul etmediklerini, yapılacak defter incelemesinde bu hususun ortaya çıkacağını, Dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan ibranamede, müvekkil şirketin bahsi geçen kule vinci sökümü ve yine kule vincinde kullanılan aparat niteliğinde elemanların kirasını ödeyeceğini beyan ettiğini ve taahhüdünü yerine getirdiğini, davacı tarafın hangi sebeple ibranameyi ek yaptığının taraflarınca anlaşılamadığını savunarak davanın reddine,
takibin iptali ile davaya konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi cevap dilekçesi,--------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosya aslı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin---------- Esas ve ---------Kararının 21/05/2025 tarihli ilamı ----------- sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemelerinin olmadığı, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, Mahkememiz esas defterinin ----------- Esas sırasına kaydı yapılmış olmakla görev hususu kamu üzeninden olup resen ele alınmıştır.
HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır.
Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
21/05/2025 tarihli ilamı ---------- sayılı kararı ile; " Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davalılar tacir ise de davacı ... dosyada mevcut ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 22.04.2019 tarihli yazı cevabına göre,"mükellef ... hakkında istenen bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde dairemizde mükellef kaydına rastlanılmadığı, ancak ---------- vergi numaralı ---------- ŞTİ.' nin ----------- Vergi Dairesi'nde şirket müdürü olduğu tespit edilmiştir." ayrıca davalı ... hakkında uyap sistemi üzerinden yapılan Gelir İdaresi Başkanlığı Sorgulama İşlemine göre potansiyel mükellef olduğu,
yani davacı gerçek kişinin tacir kaydının bulunmadığı ve bu nedenlede ticari işletmesinin olmadığı, limited şirket müdürü olması nedeniyle de tacir olarak dğerlendirilemeyeceği, davacı tarafın tacir sıfatı bulunmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı anlaşılmakla, bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sabittir.
Kabule göre de, vinç kiralama hizmetine yönelik sözleşmenin davalılar tarafından davacı gerçek kişi ile mi, yoksa davacının şirket müdürü olduğu tüzel kişi ile akdedildiğinin tespiti ile bu kapsamda davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının tartışılmasının ardından, aktif husumetin mevcut olduğunun tespiti halinde esasa ilişkin değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de isabetsizdir." Açıklanan nedenlerle,
eldeki davanın 21/05/2025 tarihli ilamı ----------- sayılı kararı vurgulandığı üzere eldeki davanın görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaati ile mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/528, K. 2025/492, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama